KÜNYE
T.C. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/50 Esas
- Karar no
- 2024/12
- Dava
- Tespit
- Dava tarihi
- 16/01/2023
- K.yazım tarihi
- 13/02/2024
Karar Metni
1.406 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket .... Sist. Dış. Tic. A.Ş, faaliyetlerini gerçekleştirmek maksadıyla 01/08/2021 tarihinde, ...'de bulunan taşınmazı kiraladığını, kiralanan yerin, ... ...
Blok 2. Katta bulunmakta, 3000 metre kareden oluştuğunu, müvekkili şirketin, faaliyetlerini yasal sınırlar çerçevesinde, kanuna ve yönetmeliğe uygun olarak gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket 9207 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına ilişkin Yönetmeliğin "İşyerinde Aranacak Genel Şartlar" başlıklı 5. maddesinin a) bendindeki "İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak mevzuatta öngörülen tedbirlerin alınmış olması" hükmü ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümleri gereğince müvekkilinin söz konusu işyerinde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak mevzuatta öngörülen tedbirleri ve diğer şartları
sağlayarak ...
OSB Yönetimine ilgili iş yeri için iş yeri açma ve çalışma ruhsat başvurunda bulunduğunu, müvekkili şirketin yurt içi ve yurt dışı pazarda yer edinen, bir çok sektörde üretim faaliyetlerini gerçekleştiren köklü bir şirket olduğunu, çalışmadığı her bir günün, büyük maliyetlere neden olup, müşterilerin taleplerini karşılayamadığını, bu sebeple söz konusu taşınmazda, en kısa sürede faaliyetlerine başlayabilmek için OSB yönetimine iş yeri açma ve çalışma ruhsatı için başvurduktan sonra,
bir çok kez görüşmeler gerçekleştirmiş ve sürecin takipçisi olduğunu, ancak buna rağmen OSB yönetiminin cevap vermediğini, OSB yönetiminin müvekkili şirketin ruhsat başvurusunu uzunca bir süre sürüncemede bırakarak müvekkilini zarara uğrattığı gibi müvekkiline ret veya kabule ilişkin bir cevap vermediğini, müvekkili şirket.
Organize Sanayi Bölgesinde bulunan, fiziksel koşulları itibariyle müvekkilinin faaliyetlerine uygun olan ve müvekkilince kira sözleşmesi çerçevesinde gerçekleştirilecek faaliyetleri için beklenen faydayı sağlayabilecek olan söz konusu taşınmazda faaliyetlerini yürütemediğini, OSB yönetiminin ise müvekkilinin ruhsat başvurusuna geri dönüş sağlamadığını, ... Sanayi Bölgesi Yönetimi.
Faaliyetten Men konulu, 02/11/2022 tarihli ... sayılı kararı ile müvekkili şirketi, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadığından bahisle, faaliyetten men edilmesine karar verdiğini, İş bu karar doğrultusunda müvekkilinin iş yeri 27/12/2022 tarihinde mühürlenerek faaliyetten men edildiğini, mühürleme işlemi esnasında herhangi bir şirket yetkilisi bulunmadığından müvekkilinin mühürleme işleminden haberdar olamadığını, bununla birlikte faaliyetten men kararının müvekkiline tebliğ edilmemiş, müvekkilince 06/01/2023 tarihinde haricen öğrenildiğini, bunun öncesinde müvekkiline herhangi bir bilgilendirme yapılmamış,
müvekkilinin ruhsat başvurusunun sürüncemede bırakıldığını, iş bu hususla ilgili herhangi bir süre verilmdiğini, usulüne uygun herhangi bir tebligat yapılmadığını, doğrudan müvekkilinin iş yerinin mühürlendiğini, müvekkili şirket kanunlarda ve yönetmeliklerde belirtilen usullere uygun olarak, kira sözleşmesi çerçevesinde faaliyet göstermek üzere söz konusu taşınmazı kiraladığını, bu kapsamda ...
Yönetimine işyeri açma ve çalışma için ruhsat başvurusunda bulunduğunu, ancak OSB Yönetimi süreçle ilgili yeterli bilgilendirme yapmamış, ruhsat başvurusu için olumlu veya olumsuz bir geri dönüş yapmamış, müvekkilinin ruhsat başvurusunu sürüncemede bıraktığı gibi müvekkili şirkete uzun süre boyunca herhangi bir bildirimde bulunmadığını, müvekkilinin kanunda ve yönetmeliklerde belirtilen usullere uygun olarak söz konusu taşınmazı kiraladığını,, taşınmaz kira sözleşmesinde belirtildiği şekilde, sözleşmeye herhangi bir aykırılık bulunmadan kullanılacakken, OSB haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinin iş yerinin mühürlendiğini,
OSB Yönetimi tarafından yapılan mühürleme işleminin esas sebebinin; mülk sahibi tarafından haksız kira arttırım bedelinin, müvekkili tarafından kabul edilmemesi üzerine, mülk sahibi tarafından OSB Yönetimine yapılan şikayet olduğunu, oysa mülk sahibinin kendisinin de aynı bina içerisinde kullanmakta olduğu taşınmazın bulunmadığını, haricen edinilen bilgilere göre iş bu taşınmazda OSB ve sair mevzuata aykırı faaliyetlerde bulunduğunu, ancak OSB yönetimi tarafından kendisine karşı herhangi bir işlem yapılmadığını, faaliyetten men kararının bulunmadığını, halen faaliyetlerine devam ettiğini,
iş bu hususun bilirkişi incelemesi ve keşif neticesinde ortaya çıkacağını, netice itibariyle müvekkili şirketin mağduriyetinin her geçen gün daha da arttığını, fiziksel koşulları itibariyle ve kira sözleşmesi çerçevesinde müvekkili şirketin faaliyetlerine uygun olan söz konusu taşınmazdan beklenen faydanın sağlanabilmesi için, OSB yönetimi tarafından verilen iş bu faaliyetten men ve mühürleme işlemlerinin iptalini talep etme, tüm bu süreç içerisinde müvekkilinin daha fazla zarara uğramaması için iş bu faaliyetten men ve mühürleme işleminin tedbiren durdurulmasını talep etme zaruretinin hasıl olduğunu,
bilindiği üzere Organize Sanayi Bölgelerinin kendi tüzel kişilikleri olup özel hukuk tüzel kişilerince tesis edilen işlemlerin yargısal denetiminin adli yargı yerlerince yapıldığını, yukarıda arz ve izah edilen ve mahkemenizde resen dikkate alınacak diğer nedenlerle; öncelikle müvekkili şirket hakkında usule aykırı olarak verilen faaliyetten men kararı ve mühürleme işleminin tedbiren durdurulmasını, müvekkili şirket hakkında usule aykırı olarak verilen faaliyetten men kararının iptalini, OSB yönetimince mühürlenen ...
OSB'de ... Blok ..... Katta bulunan taşınmazın mühürünün fekkini, işlemin iptal edilmesini, yargılama gideri ve karşı vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkilinin ... Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği ile kurulduğunu ve bünyesinde bulunan 35.000 işletmeye hizmet veren özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, işyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin işlemler 4562 sayılı OSB Kanunu ve Yönetmeliği ile İşyeri Açma ve Çalışma mevzuatı uyarınca uygulandığını, yapılan denetimlerde ... Bölgesi ...
Blok No:... adresinde faaliyette bulunan davacının ruhsatsız bir şekilde faaliyette bulunduğu tespit edildiğini, 27.12.2022 tarihinde davacının işyerinin mühürleneceği ve gerekli önlemlerin alınması gereği tebliğ edildiğini, ruhsat ve denetim müdürlüğü arşiv dosyasında yapılan incelemede davacı tarafın işyerlerine 10.06.2022 tarihinde İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı müracaatı yapıldığını, 13.06.2022 tarihli denetimde eksik evraklarının bulunduğu ve İskana esas mimari projede ofis ve koridor alan olarak tahsis edilen alanda imalat yaptığı tespit edildiğini ve ruhsatlandırılmasının uygun olmadığının tespit edildiğini, sonuç olarak,
Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü personellerince yapılan denetimde çekilen resimlerde görüldüğü üzere koridor alanı kapatılarak imalata çevrildiğini, müvekkili tarafından uygulanan işlem İmar Kanunu, 4562 sayılı OSB Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatına ilişkin yasal düzenlemeye uygun olarak icra edildiğini, davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Huzurda görülen dava faaliyetten men kararının iptali istemine ilişkindir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/4599, K. 2023/3797 sayılı kararına göre;
"4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır."
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili tarafından müvekkiline ait işyerinin hukuka aykırı olarak faaliyetten men edildiği; faaliyetten men kararının iptali ile mührün fek edilmesi istemli olarak huzurda görülen dava açılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yukarıda belirtilen karardan organize sanayi bölgelerinin tacir olmadığı; bu nedenle de OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hallerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği yönünde karar verilmiştir.
Huzurda görülen davanın mutlak ticari davalardan olmaması nedeni ile her ne kadar davacı tacir ise de uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu kanaati ile (aynı yönde karar için bknz: İstanbul BAM 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2023/3491, K. 2023/3650) kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlenmesi, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/50, K. 2024/12, 9 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama