KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2020
- Esas no
- 2018/1210
- Karar no
- 2020/93
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/12/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 04/02/2020
Karar Metni
749 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya kimyevi maddeler sattığını ve bu şekilde taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalının cari hesap bakiyesini oluşturan ve ayrıntıları dava dilekçesinde bulunan faturaların bedelini ödemediğini, bunun üzerine davalı hakkında Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyası ile takip yaptığını, davalının takibe itiraz ettiğini, daha sonra davacının icra dosyası borcuna ilişkin bir adet çek ile orderler verdiğini, çekin sahte çıktığını, orderlerinde geçersiz olması nedeniyle davalıya iade edildiğini, davalının icra dosyasına istinaden 31/05/2019 vadeli ve 25.000,00 TL bedelli çek verdiğini,itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, cari hesap mutabakatı yapılmadan başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, hesap mutabakatlarının uyumsuz olduğunu, TTK 94. maddesindeki koşulların gerçekleşmediğini, davacının muaccel olmuş bir alacağının bulunmadığını, davacıya teslim edilen çek ve kredi kartı ile yapılan ödemelerin borcu karşıladığını, müvekkilinin order ödemesinin davacının kabulünde bulunduğunu ve bu ödeme düşülmeden icra takibi yapıldığını, davacıya cevap dilekçesinde ayrıntıları bildirilen ödemelerin yapıldığını savunarak davanın reddi ile %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Dava, tacirler arasında satım sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve sağlanan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere;
Davacının davalı hakkında Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyası ile bir kısım faturalara dayalı olarak bakiye cari hesap alacağı açıklaması ile 92.432,43 TL alacak için icra takibi yaptığı, davalının süresinde itirazı üzerine iş bu davanın süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı, taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğunu savunmuş ise de yazılı bir cari hesap sözleşmesi sunulmadığından bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiştir. Diğer yandan davalı, taraflar arasındaki ilişki kapsamında davacıya olan borçların davacıya teslim edilen çek, kredi kartı ve order ödemeleri ile ödendiğini savunmuştur.
Tarafların delilleri toplanmış; iddia ve savunmalarının irdelenip değerlendirilmesi bakımından bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi Kurulu raporlarında özetle:" Tarafların ticari defterlerinin lehlerine delil vasfının bulunduğunu, taraf defterlerinin takip tarihi itibariyle davacının 92.432,43 TL alacaklı olduğunu gösterdiği, 29/03/2019 tarihi itibariyle borç bakiyesinin 3.090,83 TL olduğu" bildirilmiştir. İtiraz üzerine alınan ek raporda ise bilirkişi" Dava tarihinde taraf ticari defterleri arasındaki farkın davacı tarafından alınan çeklerin, teslim alındığı tarihte değil vade günlerinde; davalı tarafından da çeklerin verildiği tarihte ticari defterlerine kaydedilmiş olmasından kaynaklandığı" bildirilmiştir.
Bilahare taraf vekilleri son duruşmada taraflar arasındaki alacağın ödenmek suretiyle son bulduğunu bildirmişlerdir.
Gerek bilirkişi raporunda gerekse ek rapor kapsamından davacının, davalıdan vadeli olarak aldığı çeklerin vadelerinde ödenip ödenmediğini beklemeksizin mevcut borç için icra takibi yaptığı, bilahare takipten önce davalının borcunu ödeme amaçlı olarak davacıya sonradan verdiği çeklerin vadelerinde ödendiği ve davacının bir alacağının kalmadığı, taraf vekillerinin bu hususta uyuşma içinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır. Ne var ki davanın konusuz kalması nedeniyle dava tarihinde haklılık durumunun da incelenmesi gerekir.
Bilindiği üzere bir alacaklının borçludan sonradan ödeme amaçlı vadeli senet veya çek almış olması borcun yenilendiği anlamına gelmez. Sonradan verilen ve alınan çeklerin vadelerinde ödenip ödenmeyeceği de şüpheli olduğundan davacının alacağını dava konusu yapma hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle davanın açılmasında davacının haklı bulunduğu sonucuna varılmıştır. Davacı dava açmakta haklı ise de davalı da takipten önce davacıya verdiği ve davacı tarafından kabul edilen çekleri iade etmeden alacağını takibe koyması üzerine davalının bu yönden ödeme itirazında bulunmasında da haklılık vardır. Bu nedenle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.
Hal böyle olunca aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
YARGILAMA MASRAFLARI
DAVACI
10 Tebligat - 121,90 TL · Bilirkişi Ücreti - 700,00 TL · Toplam = 821,90 TL
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1210, K. 2020/93, 28 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama