KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2024
- Esas no
- 2019/534 Esas
- Karar no
- 2024/233
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 28/12/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 01/04/2024
Karar Metni
1.922 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ....... 7.05.2017 tarihinde, saat 22:30 sıralarında, ...... Mah. ..... Cad. takiben yolun solunda bulunan kaldırımda ilerlediği sırada davalılardan, .......
Turizm Otomotiv A.Ş. adına kayıtlı ...... sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracın yağmurlu havada aşırı süratle ilerlediği güzergahtan, kendilerini geçtikten sonra dönerek kendisine çarpması ve bu çarpmanın etkisiyle önce ön cama savrulduktan sonra kaput üzerinden yuvarlanıp yere düşeceği esnada, davalı sürücünün fren yerine gaza basması nedeniyle 2. Kez çarpması sonucunda yaralanarak hastanece düzenlenen sağlık raporunda kırık tespiti ile 966 oranında sürekli vücut fonksiyon kaybına uğradığını, kaza anında davalı sürücünün davacıyı hastaneye götürmesi nedeniyle olay yeri incelemesi yapılamadığı ve tutanak tutulamadığını,
akabinde karakol tarafından yapılan olay yeri incelemesinde tek taraflı olarak 8.05.2017 tarihinde olayın oluş şekline aykırı olarak beyanda bulunarak tutanak tutulmasını sağladığını, kaza sonucu ameliyat geçiren, kendinde olmadığı sırada müvekkile sürücü hakkında şikayetten vazgeçtiği ancak daha aranıp sorulmadığını, müvekkilinin meslekte kazanma gücünü kaybederek maddi zarara uğradığı ve kalıcı sakatlık nedeniyle manen ve ruhen yıprandığını, davanın kabulü ile manevi tazminat talebinin ......
Sigorta A.Ş dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen 07.05.2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle ,maddi tazminatla ilgili talebinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen 07.05.2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ikame ettiği davadaki kazanın oluş biçimi iddiası ve istemlerini mutlak veya üstün kusur ile müvekkilimin sebebiyet vermemesi, davacının kendisini tehlikeye atacak şekilde eylemde kendi kusurunun olması nedeniyle itiraz ettiklerini, Şöyle ki.
Kaza 07.05.2017 tarihinde havanın yağmur yağışlı ve karanlık olduğu gece saat 22.30 civarında meydana geldiğini, Müvekkil yanındaki arkadaşı ........ ile birlikte araç içinde, havanın yoğun yağmurlu ve karanlık olmasından ötürü yavaş ve kontrollü biçimde seyir halinde olduğunu, Davacı ise koyu renk kıyafetler ile kaldırım kullanmak yerine sokak ışıklarının yetersiz olduğu; gidiş dönüş her iki trafik yönü olarak motorlu taşıtların kullandığını bildiği yolda yürüyüşe çıkarak,
yaya olarak üzerine düşen yaya güvenlik önlemlerini almadan ne yazık ki söz konusu kazanın olmasına asli olarak kendisinin neden olduğunu, aracın hızlı olduğuna ilişkin iddia başta fizik kuralları olmak üzer, bilimsel verilere ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Olayın gerçekleştiği konum, aracın hasar gören kısmı ve diğer delillerle de ortada olduğu üzere, davacı ......., müvekkilimin karşısına aniden çıkmış, müvekkilimin ise aniden fren yapmış olmasına rağmen zeminin kaygan olması sebebiyle fren yaptıktan sonra kazanın meydana geldiğini,
Yargılama sürecinde toplanan delillerle birlikte davacının kazanın oluşumuna kendisinin kusuruyla neden olması, müvekkilimin tüm önlemleri almış olması hususlarının göz önüne alınması suretiyle değerlendirilme yapılmasını, bu kapsamda itiraz ve beyanlarımızın kabulü ile davacı taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....... Sig.
A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan tarafların kusur oranları netleşmeden ödeme yapılabilmesinin mümkün olmadığını, Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu tazminat “ancak dava tarihinden itibaren” işleyecek “yasal faiz” ile birlikte talep edilebileceğini, Davacının ancak dava tarihinden itibaren işleyecek olan faizi talep edebilmesi mümkün olduğunu, Zira davacı tarafından müvekkil sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapıldığından ve müvekkil şirket müdebbir bir tacir olarak genel kanunların,
poliçe genel ve özel şartlarının kendisine yüklediği tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğundan herhangi bir temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, Davacı yan dava dilekçesinde maddi tazminat talebini açıkça ifade etmediğinden talebin açıklattırılmasına karar verilmesi halinde karşı beyanda bulunma hakkımızı saklı tuttuğunu beyan etmiştir.
Davalı .....
Turizm Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin maliki olduğu ....... plakalı aracın 07.05.2017 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle ikame edilmiş olup Karayolları Kanunu m.85'e göre davacının talep ettiği zararlarından araç işleteni sorumlu olduğunu, Dolayısıyla müvekkil şirket, kazanın meydana geldiği tarih itibariyle araç işleteni sıfatını taşımadığından müvekkil şirket hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, Dava konusu ...... plakalı araç, araç kiralama faaliyetiyle iştigal eden müvekkil şirket .....
TUR. OTOM. SAN. VE TİC, A.Ş. adına kayıtlı olmakla birlikte; kazanın gerçekleştiği 07.05.2017 tarihinde müvekkil şirket tarafından ...... LABORATUAR SİST. VE SAĞLIK ÜRÜN SAN. TİC. LTD.
ŞTİ.'ye 24 aylığına kiralanmış bulunduğunu, İşbu kiralama sözleşmesine istinaden dava konusu ...... plakalı araç, müvekkil şirket tarafından dava dışı kiracı şirket yetkilisi ......' e 13.08.2015 tarihinde teslim edilmiş; böylelikle kiracı şirket, kira ilişkisi süresince kullanmak üzere aracın zilyetliğini devralarak "aracın işleteni" haline geldiğini, Dava tarihinde aracı işleten, müvekkil değil; aracı kiralamış olan ...... SİST. VE SAĞLIK ÜRÜN SAN. TİC. LTD.
ŞTİ. olduğundan müvekkil şirket hakkında husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...... esas, ...... karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya Mahkememize gelmekle, Mahkememiz işbu esasına kaydı yapılmıştır. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Bakırköy CBS'nin ...... sor. Sayılı dosyası, ....... Sigorta hasar dosyası, İstanbul ...... Üniversitesi hastane kayıtları, ..... Hastanesi kayıtları, ...... Hastanesi kayıtları, İstanbul Ticaret sicil Müdürlüğü kayıtları, Esenler İlçe emniyet Müdürlüğü cevabi yazısı, Esenler SGK Müdürlüğü kayıtları, Araç tescil kayıtları celbedilerek dosya kapsamına alınmıştır.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ..... ifadesinde " Davalılardan ........ kardeşim olur, davacı .......'i de kaza günü gördüm, 2017 yılı Mart ayı civarında akşam kardeşim beni aradı, bir kaza yaptığını, bir kızı çarptığı ve ...... Hastanesinde olduğunu söyledi, o gün çok yağmur yağmıştı, ben hemen hastaneye gittim, kardeşimi de hastanede idi, davacı ....... içeride bağırıyordu, babası hastaneye gelmişti, kardeşimin yanında duruyordu, ....... i daha sonra......
Eğitim Hastanesine sevk ettiler, davacının babası ..... siz burada durmayın gidin sizi görünce morelleri bozulur dedi, kardeşim karakola ifade vermeye gitti, ben de bütün gece hastanede bekledim, bilahare hastaneden sonrada ben devamlı kendileriyle ilgilendim, yaklaşık 10 ay boyunca annem ile birlikte ....... i doktora kontrollerine götürdüm, hastane bizden ücret talep etmedi, ancak kendisinin şahsi ufak tefek ihtiyaçlarını karşıladık, toplam 200-300 TL de annesine elden para verdik,
kaza yeri ile hastane arası 100 - 150 metre civarında olduğundan kazadan sonra kardeşim ...... arabadaki arkadaşı ile birlikte ....... i arabası ile hastaneye götürmüş, ...... hastanesinde davacının çekilen röntgeninde sağ dizinde büyük bir kırık olduğunu, omuzunda ise hafif bir çıkık olduğunu davacının babası ile birlikte gördük, davacının diz kapağında 8 tane vida takıldı, davacıyı 10 ay boyunca muayene götürdüm, her seferinde davacı ile birlikte doktorun yanına ben girdim, en son muayenede doktor davacıya yürü göreyim dedi, davacı yürünce tamam sen iyileştin dedi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ........ ifadesinde " Davalı ........ benim arkadaşımdır, kendisini tanırım, 2017 yılı ayını tam olarak hatırlamıyorum, davalı ...... sevk ve idaresindeki araç ile gündüz vakti gezmiş idik, akşam eve dönerken şiddetli bir yağmur yağıyordu, tahminime göre saat 21:00 den sonra idi, yatsı okunmuş idi, ben cep telefonum ile oynarken birden ..... fren yaptı, yolun karşısında iki kişinin gelmekte olduğunu gördüm, ....... direksiyonu kırınca aracın sağ farından iki kişiden birine çarptı, diğer kişi kenara çekildi, arabayı durdurup beraber indik, bir kızın yolda yattığını gördük, iyimisin diye sorduk, iyiyim dedi,
...... ile birlikte kızı arabaya bindirip 200-300 metre ileride bulunan ...... hastanesine götürdük, ..... abisi ...... ı aradı, ..... da hastaneye geldi, çarptığımız kişinin hastanede tanıdığı varmış ailesine haber verdi, babası ve aile tarafından bir kaç kişi hastaneye geldi, ...... kızın babasının yanında kaldı biz de karakola ifade vermeye gittik, bilahare polisler ile kaza yerine gidip tutanak tuttuk " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce 07.02.2022 tarihinde keşif yapılarak öncelikle kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi dosyaya sunduğu 27.04.2022 tarihli raporunda "mevcut verilerin değerlendirilmesi sonucu, 07.05.2017 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazasında, kazaya karışan taraflardan; Davacı yaya .......'in 9625 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu, Davalı sürücü ........'nın *475 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu" görüşü bildirilmiştir.
Kusur bilirkişi incelemesine yapılan itirazlar sonucunda yeniden kusur incelemesi yapılması için Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış ve alınan 22.05.2023 tarihli talimat raporunda" Meydana gelen kazada; ...... plakalı araç sürücüsü davalı ........” nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/b ve Karayolları Trafik Yönetmeliği 101/b maddelerini ihlal etmesinden dolayı % 50 oranında kusurlu olduğu, Meydana gelen kazada; davacı yaya .......” in ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 68/a ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 138/a maddelerini ihlal etmesinden dolayı % 50 oranında kusurlu olduğu." görüşü bildirilmiştir.
Davalı ....... Sigorta A.Ş.'nin 25.01.2023 tarihli dilekçesi ile tarafların arasında sulh protokolü imzalandığını ve kendilerinin ibra edildiğini beyan etmiştir.
Davacı vekili 01.02.2023 tarihli dilekçesi ile sulh protokolü imzalandığını ve tüm davalılara karşı maddi tazminat davasının konusuz kaldığını, davaya manevi tazminat davası yönünden sigorta şirketi dışındaki davalılara karşı devam ettiklerini beyan etmiş ve 20.02.2024 tarihli duruşmada bu beyanını tekrar etmiştir.
Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan maddi tazminat davası yönünden tarafların kendi aralarında sulh anlaşması yapmaları ve Davacı tarafın tüm davalılara karşı maddi tazminat davasının konusuz kaldığını beyan etmiş olması dikkate alınarak bu dava yönünden konusuz kaldığından hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği ve tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmamasının gözetilerek hüküm oluşturulması gerektiğine karar verilmiştir.
Manevi tazminat davası yönünden ise Davalı sigorta şirketi dışındaki davalılara karşı yargılamaya devam edildiği, 07.05.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluş şekli, yapılan keşif, fotoğraflar, 22.05.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda belirlenen kusur durumuna göre davacı ve davalı sürücünün eşit oranda kusurlu oldukları, getirtilen hastane kayıtları ve dinlenen tanık beyanlarına göre kaza anında çekilen acı ve ızdırap, kaza sonrasında 10 ay gibi bir süreçte sürekli hastanelere gidilerek tedavi olunması ve bakıma muhtaç durumda kalınması,
tekrar yürüyebilme ihtimaline karşı duyulan endişe göz önüne alındığında davacının meydana gelen trafik kazası ve yaralanmaya bağlı olarak kişilik haklarının ihlal edildiği ve manevi yönden zararın oluştuğu anlaşılmaktadır. Manevi tazminat miktarı belirlenirken tarafların sosyo-ekonomik durumları ve taraflar arasında zenginleşme ve fakirleşme oluşturmayacak şekilde tutarın belirlenmesi ve kusur durumlarının da dikkate alınması gerekmektedir.
Buna göre öncelikle Davalı sürücü ........'nın sorumluluğu tartışmasızdır. Davalı araç maliki olan ...... Turizm Otomotiv Sanayi Ve Ticaret A.Ş. her ne kadar aracın işleteni olmadığını, aracın kiraya verildiğini ve ihbar olunan dava dışı ...... Labaratuvar Sistemleri Ve Sağlık Ürünleri San. Tic. Ltd.
Şti. 'nin işleten olduğunu iddia etmekte ise de Karayolları Trafik Kanunu hükümleri ve yüksek yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde araç sürücüsü, dava dışı kiracı ve araç işleteni ve araç maliki meydene gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Açıklanan gerekçeler doğrultusunda takdir olunan 30.000 TL.
Manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve fazlaya ilişkin istemin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. .
Katip ...... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ...... · ☪ e-imzalıdır. ☪
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/534, K. 2024/233, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama