KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Esas no
- 2019/843 Esas
- Karar no
- 2024/727
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/11/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/10/2024
Karar Metni
1.375 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil tarafından davalı şirket adına 5 adet irsaliyeli fatura kesildiğini, ancak işbu faturaların bir kısım tutarlarının davalı tarafından ödenmediğini, başlatılan icra takibine davalı/borçlu tarafından itiraz edilmiş olup, takibin durdurulduğunu, kanundan kaynaklanan zorunlu arabuluculuk'a başvurulmuş olup, arabuluculuk görüşmeleri sonucu anlaşma sağlanamadığını belirterek, icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkil şirket ile davacı firma arasında 3 ayrı eser sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmeler gereği ticari faaliyetlerin devamı sırasında ve sonunda davacı firmaya toplam 694.192,95 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında imzalanmış olan eser sözleşmelerinin 6. Maddesi ile taraflar “işveren fatura bedelinin %90 oranını taşerona ödeyecektir.
Fatura bedelinin bakiye %10 oranını (teminat olarak bloke edilecek kısım) işin kesin kabulünün ve kesin hesabının yapılmasının ardından taşeronun tüm yükümlülüklerinin (SSK, ceza vs.) yerine getirdiğini belgelemesi karşılığında taşerona ödenecektir” şekli ile aynen imza altına aldıklarını, davacı firma tarafından yapılmış olan işler sonucunda dönemine uygun olarak fatura karşılığı ödemeler yapılarak toplam 60.681,21 TL nakit teminat hak edişinden bloke edilmiş olup, davacı firmanın hak edişi olan 633.511,98 TL'nin davacı tarafa ödendiğini belirterek,
takibe itirazın kabulü ile davanın reddine, davacı hakkında %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.
Dava, İİK 67.kd.ye dayalı davalının hakkındaki icra takibine vaki itirazının iptale istemine ilişkindir. Davacı taraf,Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı takip dosyasında takibin 61.681,21 TL asıl alacak ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 9 oranında yasal faizi ile birlikte tahsili istemli ilamsız icra takibi yaptığı ve fakat davalının İİK 68 md. Uyarınca itiraz ederek takibi durdurduğu saptanmıştır. Ayrıca itirazın iptali davasında İİK 67.maddede belirtilen ve hak düşürücü nitelikte olan 1 yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İSKİ Genel Müdürlüğü ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı DLH Marmaray (İstanbul) Bölge Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevap yazıları ve ihale dosyaları, kayıt ve tutanaklar celbedilmiş ve defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi 07.04.2021 tarihli raporunda "*Tarafların ticari defter kayıtlarının mutabık olduğu, iki tarafın ticari defterlerinde de davacı şirketin davalı şirketten 60.681,21 TL alacaklı olduğu, davacı şirketin bu alacağının davalı şirketin Alınan Depozito Ve Teminatlar hesabında kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davacı şirketin davalı şirketten 60.681,21 TL alacağını talep edebileceği" görüşü bildirilmiştir.
Yapılan itirazlar ve İhale evraklarının dosya kapsamına alınmasından sonra dosya İnşaat Mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyeti 28.05.2024 tarihli raporunda " Her ne kadar davacı tarafından 61.681,21-TL tutarında icra takibi başlatılmış ise de davacı tarafında kabulünde olduğu üzere sehven yazıldığı gerekçesiyle iddia edilen alacağın esası 60.681,21-TL olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla davacının işi gereği gibi yapıp teslim etmesine rağmen ödenmeyen 60.681,21-TL'nin tahsilini talep etmekte iken; davalı bahse konu bedeli sözleşme uyarınca teminat olarak tuttuğunu ve alacağın muaccel olabilmesi için davacının, sözleşmede öngörülen yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiği iddiasında olduğu,
davacının sözleşme gereği taahhüt ederek tamamladığı ve davalının da tamamlanmadığı veya eksikleri olduğuna dair delil sunmadığı işin kurumlar arası protokoller ile birbirine devir edilse de söz konusu işin tam olarak yeri ve tamamlanma durumuna ilişkin kesin net bilginin Sayın Mahkemeye arz edilmediği ifade edildiği, bu yönü ile davacının dava konusu edimini yerine getirip getirmediği noktasında bir sonuca ulaşılamadığı,
davacının sözleşme konusu edim yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğu kanaatinde olunması ihtimaline binaen davacının alacağının muaccel olup olmadığına dair açıklamalarla devam edildiğinde, sözleşmenin teminata ilişkin 10.madde hükmüne göre hakedilen teminatın iadesi için davacı tarafından İŞ'in gereği gibi yerine getirilmesini müteakip (a) kesin kabulün yapılması ve ardından (b) davacı/ taşeronun SSK ve ceza (hangi cezaların kastedildiği anlaşılamamaktadır) yükümlülüklerini yerine getirmesi koşulunun arandığı,Kabul işlemlerinin düzenlendiği 23. madde hükmünde, %10 oranındaki teminatın kademeli olarak,
bir başka ifade ile geçici kabulü müteakip %5, kesin kabulü müteakip %5 olmak üzere iki aşamada ödeneceğinin kararlaştırıldığı, Sözleşmenin 23-1 hükmü uyarınca davacının geçici kabul yönünden *45'lik kısmın iadesinin talep edilebilmesi için: a. .Davacı/taşeron tarafından sözleşmeye konu işlerin tamamlanması neticesinde talepte bulunulması, b.
Geçici kabulün yapılması, c. Geçici kabulü müteakip davacının SSK ve vergi borçları ödendiği belgelemesinin gerektiği, Dava konusu inşaatın tamamlandığı ve kullanıma açıldığı dikkate alındığında geçici kabul işlemlerinin tamamlandığı mütalaa edildiği ancak dosyaya mübrez belgelerden davacının SSK ve Vergi Dairesi gibi kurumlardan borçsuzluk yazısı aldığına dair bir evraka rastlanılamadığı gibi davacının, hakediş tarihinde borcunun bulunup bulunmadığına dair SSK ve ilgili vergi dairesine yazılmış herhangi bir müzekkereye de rastlanılamadığı,
hâl böyle olunca davacının üstlendiği yükümlülüğü (İŞ'i) gereği gibi yerine getirdiği ihtimalinde de alacağın muaccel olabilmesi için geçici kabulü müteakip SSK ve vergi borçları ödendiği belgelemesinin gerekeceği, dolayısıyla sözleşme nazara alındığında bu koşulların sağlanması koşulu ile davacının davalı uhdesindeki teminatın %5'lik kısmını iade edebileceği, Sözleşmenin 23-2 hükmü uyarınca davacının kesin kabul yönünden bakiye %5'lik kısmın iadesinin talep edilebilmesi içinse: a.
Geçici kabulün yapılmış, b.
Geçici kabul üzerinden 2 aylık süre geçmiş, c. Eksik ifada bulunulmamış olması gerekti Dava konusu inşaatın metro inşaatı olması ve kullanım öncesi bir çok test ve kontrollerden geçmesi ve geçici kabul yapılmayan bir şantiyenin kullanıma açılamayacağından, davacının sözleşme kapsamında edinimlerini eksik veya hatalı yaptığına dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığından davalının kesin kabulü bekletmesinin yerinde olmadığından kesin kabulün yapılması gerektiği." görüşü .bildirilmiştir.
Tüm doya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava itirazın iptali davası olup davacı taraf eser sözleşmesi kapsamında kestiği 5 adet faturadan ödenmeyen bakiye bedeli talep etmekte iken davalı işveren taraflar arasındaki sözleşmeyi ve faturalardan kalan bakiye bedeli kabul etmekle birlikte hakediş ödemesinden yapılan kesintinin sözleşme hükmü gereği teminat olarak bloke edildiğini ve ödenmediğini, işin tamamlanmadığı, geçici ve kesin kabulün yapılmadığını iddia etmektedir.
Tarafların Ticari defter ve kayıtları birbiri ile örtüşmekte olup 694.192,95 TL tutarında 5 adet fatura kesildiği, karşılığında 633.511,74 TL ödeme yapıldığı, davacı şirketin 60.681,21 TL alacaklı olduğu hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Davaya konu uyuşmazlık hakediş ödemesinden kesinti yapılarak bloke konulmasının sözleşme hükmü gereği haklı olup olmadığı ve işin gereği gibi ve tam olarak yapılıp geçici ve kesin kabullerin yapılıp yapılmadığı konularında toplanmaktadır.
Taraflar arasında ..... ihale edilen İkitelli-Ataköy Metro Hattı ile Bakırköy-Bahçelievler-Kirazlı Metro Hattı İnşaat ve Elektromekanik İşlerine ilişkin akdedilen sözleşme hükümleri incelendiğinde sözleşme 6.maddesine göre; "... işveren fatura bedelinin %90 oranını taşerona ödeyecektir. fatura bedelinin bakiye %10 oranını işin kesin kabulünün ve kesin hesabının yapılmasının ardından taşeronun tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini belgelemesi karşılığında taşerona ödenecektir. " sözleşmenin teminata ilişkin 10.madde hükmüne göre hakedilen teminatın iadesi için davacı tarafından işin gereği gibi yerine getirilmesini müteakip kesin kabulün
yapılması ve ardından yükümlülüklerini yerine getirmesi koşulunun arandığı,Yine Kabul işlerine yönelik sözleşmenin 23.maddesinde. Geçici Kabulün Yapılabilmesi İçin: "...İşin tamamlanması ve teslimi, Geçici kabul müracaatının yapılması, SSK, Vergi ve borçların ödendiğinin belgelenmesi" gerektiği anlaşılmaktadır. Sözleşme hükümleri uyarınca davalı taraf faturalara konu hakediş ödemesinin %10'luk kısmına teminat amacıyla bloke koymaya yetkilidir.
Takibe konu teminat bedelinin ödenebilmesi sözleşme gereği bazı şartlara bağlanmıştır. Davacı tarafın sadece faturalarını ticari defterlerine kaydetmesi başlı başına yeterli olmayıp işi gereği gibi ve tam olarak yapıp teslim ettiğini de ispat etmesi gerekmektedir. Getirtilen ihale evraklarına göre Davacı tarafın işi teslim ve geçici kabulün yapılmasına yönelik bir başvurusu olmadığı gibi işin tamamlandığı veya borçsuzluk belgelerinin alındığı da ispat edilememiştir.
Netice itibariyle Davacı taraf teminat bedelinin ödenmesi için gerekli şartları oluşturduğunu ispat edemediğinden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve ayrıca kötüniyet tazminatı talebi yönünden davacı tarafın kötüniyetle hareket ettiği kanıtlanamadığından koşulları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ....... ☪ e-imzalıdır. ☪ Hakim ...... · ☪ e-imzalıdır. ☪
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/843, K. 2024/727, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama