KÜNYE
T.C. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/30
- Karar No
- 2024/735
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Esas no
- 2018/720 Esas
- Karar no
- 2024/734
Karar Metni
1.017 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
...
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/08/2018
KARAR TARİHİ : 15/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : "Müvekkilim ...'den hiç bir surette avalist olarak sadır olmayan 30.5.2015 tanzim tarihli, 30.1.2016 vade tarihli 50.000-TL tutarlı, keşidecisi ..., lehdarı ... olan senedin müvekkil aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından yasal takibe konu edilmesi üzerine söz konusu senede dair müvekkilimin borçlu olmadığına dair menfi tespit davası açılması zarureti hasıl olmuştur.
Söz konusu senette aval olmadığı halde müvekkilim avalist olarak borçlu sayılmıştır. Bir diğer tabirle, ön yüzünde müvekkil tarafından avalist olarak herhangi bir imza atılmadığı halde, mezkur icra takibinde Kambiyo Hukukuna aykırı olarak avalist olarak müteselsil borçlu sıfatıyla aleyhinde yasal takibe geçilmiştir.
Bu husus müstakilen Kambiyo Hukukuna aykırı bir durumun ötesinde bir de borçlu olmadığı halde, adli makamlar kullanılarak müvekkilim yasal takip marifetiyle borçlu gösterilmesi lehdar-davalı için nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmaktadır.
Davalı lehdar ... senette şeklen dahi avalist olmayan müvekkilimi kambiyo ilişkisi bağlamında avalist sıfatıyla alacaktan sorumlu sorumlu tutarak aleyhinde yasal takibe geçmiştir. Bu yönüyle şeklen dahi aval olmayan bir senet sebebiyle müvekkilimi kambiyo ilşkisine hukuka aykırı bir şekilde dahil ederek müvekkilim aleyhinde nitelikli dolandırıcılık fiiline teşebbüs suçunu da irtikap etmiştir.
Dolayısıyla senet lehdarı davalının kötü niyetli olduğu aşikardır ve takip çıkışının en az %20'si oranında kötü niyet tazminatı ödemesi zarureti hasıl olmuştur. Müvekkilimin aval vermediği keza senette şeklen avalist dahi bulunmadığı halde, kambiyo ilişkisine gerçeğe aykırı olarak avalist olarak gösterilerek aleyhinde ikame edilen ... 33. İcra Müdürlüğünün ...
Esas dosyasındaki takibin müvekkilim yönüyle teminatsız olarak ya da gösterilecek uygun teminat mukabilinde İİK madde 72/3 anlamında tedbiren durdurulmasına;
Keşidecisi ..., lehdarı ... olan 30.05.2015 tanzim tarihli, vadesi 30.1.2016 tarihli ve 50.000-TL tutarlı olup ... 33. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasıyla müvekkil aleyhine yasal takibe konu edilen senetten dolayı müvekkilimin borçlu olmadığının tespitine; kötü niyetli olan davalı - lehdarın takip çıkışının en az %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine keza yargılama masrafı ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, imza inkarı nedeni ile İİK 72. Maddesine göre açılmış menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce ... 33.İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... borçlular ... ve ... aleyhine 50.000,00TL asıl alacak, 2.862,33 TL işlemiş reeskont faizi 150 TL %0,3 komisyon, 114,09 TL protesto gideri olmak üzere toplam 53.126,42 TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %10,50 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf imza inkarında bulunmakla, davacıya ait emsal imza örnekleri toplanmış ve senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti açısından, dosya grafoloji uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş ve 23.05.2024 tarihli raporda özetle; " İnceleme konusu 30.05.2015 düzenleme tarihli 30.01.2016 ödeme günlü alacaklısı ... borçlusu ... kefili ... olarak görünen 50.000TL'lık senet aslındaki imzaların ...'in eli ürünü olmadığı."dair rapor tanzim edilmiştir.
Senede karşı mutlak defiler senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın bütün ya da bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Bu defilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı nispi (kişisel) defi niteliğindedir. Hangisinin mutlak, hangisinin nisbi defi sayılacağı, ‘görünüşe itimat (güven)’, ‘iyiniyet’ ilkesiyle, ‘kambiyo senetlerine ilişkin işlemlerdeki emniyetin korunması’ ilkelerinden hangisine öncelik tanınacağı sorunuyla ilgilidir. Bu iki çıkarın karşılıklı olarak çatıştığı bazı durumları yasa yapıcı özel olarak ele alıp hangi çıkarın korunacağını kendisi (örneğin; TTK. mad. 659/II, 592, TBK. mad. 19/II, 605/II olduğu gibi) düzenlemiştir.
Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay HGK... esas ,... karar sayılı 4.3.2015 tarihli ilamı )
Kambiyo senetlerinde imzada sahtecilik mutlak defilerden olup, borçlu olunmadığı iddiası çeki elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça takibe konu senette davacı adına atılan imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla iş bu menfi tespit davasının açılmış olduğu, imza definın kişisel defi niteliğinde değil, mutlak defi niteliğinde olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği, senette imzanın davacıya ait olduğunu ispat yükünün alacaklıya ait olduğu, dava konusu senette davacının kefil olarak isminin yer aldığı ve davacıya ait olduğu belirtilen imzanın davacının el ürünü olmadığının grafoloji uzmanı bilirkişinin 23.05.2024 tarihli raporu ile tespit edildiği,
ilgili raporlarda senedin tanzim tarihinden önceki tarihlerde davacının imzalarının bulunduğu evraklardaki imzaların usule uygun şekilde incelenerek rapor tanzim edildiği, bilirkişi raporunun denetime ve hükme elverişli nitelikte olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının davalı yana borçlu olmadığının tespitine ve davalı yanın senette lehtar olarak yer alması ve senedin düzenlenmesi aşamasında senetteki imzanın davacı tarafça atılmadığı bilecek durumda olması nedeniyle alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair taşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/30, K. 2024/735, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama