KÜNYE
T.C. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2023
- Esas no
- 2022/748 Esas
- Karar no
- 2023/492
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/12/2013
- Yazım tarihi
- 23/06/2023
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalının Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü .... esas sayılı dosyası ile 12 adet bonoya dayanarak icra takibi başlattığını, müvekkilinin bu senetlerden dolayı borcu bulunmadığını, davalının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde de davacının böyle bir borcunun bulunmadığının anlaşılacağını, borçlu olmadığı senet bedellerinin kötü niyetle davacıdan tahsilinin amaçlandığını iddia ederek, takipten dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalı kötü niyetli olduğundan takip miktarının %20’ sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında ticari münasebet sebebiyle davalının cari hesap alacağının devam ettiğini, davacı aleyhine başlatılan icra takibine herhangi bir itiraz olmadığını, takibin kesinleştiğini, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, bu yönüyle davacının davasını yazılı delille ispat edemediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce, yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre; dava konusu bonoda nakden kaydı bulunduğu, davacının bu bono karşılığında nakit alacağı yolunda karinenin olduğu bu durumda bonodaki kaydın aksini iddia eden davacının, borcu bulunmadığı yolundaki iddiasını yazılı delille kanıtlanması gerektiği, davacı bu hususta yazılı delil sunmadığı gibi davalının ticari defter ve kayıtlarına dayanmış ancak davalının ticari defter ve kayıtların da ise bonoların kayıtlı bulunmadığının saptandığı, diğer yandan davacı vekiline iddiasının ispatı için yemin deliline dayanıp dayanmadığının sorulduğu, davacı vekilinin dayanmadığını bildirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
T.C. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememiz kararının bozulması üzerine, Yargıtay bozma kararına uyulmasına karar verilmiş ve yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, davacının Küçükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına dayanak bonolardan dolayı borçlu olunmadığının saptanması ile davacının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Davacı icra takibine dayanak 12 adet her biri 5.000,00-TL bedelli bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadığını iddia etmektedir. Her ne kadar davacı davalının defter kayıtlarına dayanmışsa da, bonolar yapıları gereği nedenden soyut olmakla ticari defterlere kayıtları zorunlu olmamakla birlikte, duruma göre ilgili tarafça kaydı da yapılabilir.
Davacı bonolardan dolayı borçlu bulunmadığının saptanmasını istemekle, bunun aksini ancak yazılı kanıtlarla ispatlayabilecektir.
Bonolara bakıldığında, her birinin veriliş nedeninde nakten verildikleri, yani ihdas nedenlerinde nakten ibaresi bulunmaktadır.
Davalı davaya vermiş olduğu yanıtta, davacı ile davalı arasında ticari münasebet dolayısıyla, davalının cari alacağı devam etmekte olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay bozma ilamında işaret edildiği üzere, davalı taraftan davacı ile aralarındaki ilişkiye ilişkin beyanda bulunması istenilmiş, davalı taraf aradaki ticari ilişkiyi ilişkin davacının şahıs şirketi .... isimli firmaya 62 adet fatura sunulmuştur. Davalı tarafça aradaki ticari ilişkiye ilişkin fatura sunulmakla, bonoların ihdas nedenlerinin, yani bedel kaydının aksi beyan edilmekle talil edilerek ispat yükü yer değiştirmiştir.
Sunulan faturalara bakıldığında 2005 yılına ait oldukları görülmektedir. Davacı incelenen defter kayıtlarının birçoğunda bulunması gereken açılış veya kapanış onayları bulunmadığından lehine kanıt niteliği söz konusu olmamakla birlikte, defter kayıtlarının 2006 yılından itibaren başladığı, bu kayıtlara göre 2005 yılından gelen herhangi bir parasal tutar, alacak kaydına yer verilmemiştir. Bu durumda davalının sunmuş olduğu faturalara göre, davalının defter kayıtlarının yöntemine uygun tutulduğundan da söz edilemeyecektir.
Davalı her ne kadar aradaki ticari ilişkiyi 2005 yılı faturalarına dayandırmışsa da, fatura tek başına alacağın varlığını göstermeyecektir. Söz konusu faturalara konu emtiaların davacıya teslim edildiğini gösterir bir kayda dosyada rastlanılmamıştır. Davacı tarafından bu yönde bir kabulü söz konusu değildir.
Buna göre, davalı taraf bonoların ihdas nedenini değiştirerek, sunmuş olduğu faturalardan dolayı alacaklı olduğunu savunmuşsa da, söz konusu faturalardaki emtiaların davacıya teslim edildiğini ve dolayısıyla alacağa hak kazandığını yöntemine uygun kanıtlarla ispatlayamamıştır.
Bu durumda davacının söz konusu bonolardan dolayı davalıya borçlu bulunmadığını sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin, davalının icra takibi başlatmasında kötü niyetli olduğu gösterir dosyaya yansımış bir kanıt bulunmadığından davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/748, K. 2023/492, 1 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama