KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2019
- Esas no
- 2018/722 Esas
- Karar no
- 2019/1050
- Dava
- Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin
- Dava tarihi
- 20/07/2018
- Kararın yazıldığı tarih
- 03/10/2019
Karar Metni
660 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 20/07/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu ..... SAN. LTD ŞTİ'nin %40 ortağı olduğunu, şirketin %60 oranında hissedarı olan davalı ...'in aynı zamanda şirketi temsile münferit yetkili yöneticisi olduğunu, davalının usulsüz ve haksız işlemler ile şirketi borçlandırıp zarara uğrattığını, söz konusu zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine İstanbul..... ATM .... esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, yargılamanın halen devam ettiğini, davalının şirketi temsile yetkili olması nedeniyle şirketi daha fazla zarara uğratmaması adına temsil yetkisinin şirketi temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, şirketin herhangi bir faaliyetinin de bulunmadığını, davacının da aynı zamanda şirketi temsile yetkili kişi olduğunu, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yargılama aşamasında davalı şirkete tedbiren kayyım olarak ....'ın atandığı, kayyım tarafından düzenlenen son rapora göre şirkete ait ticari defterlerin istemine rağmen ibraz edilmediğini, şirkette çalışan herhangi bir personel bulunmadığını, şirketin kiralayıp işletmek üzere bulunan ticari faaliyetinin sonlandırıldığına ilişkin tespitlerini rapor halinde dosyaya ibraz etmiştir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya bilirkişi heyeti ..... ve arkadaşlarına tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 31/05/2019 tarihli raporlarında dava dışı ..... ile .....namına düzenlenen şirket kayıtlarında ... adına borç kaydı yapılmakla birlikte söz konusu şahısların şirket ile herhangi bir ticari ilişkileri bulunduğu hususunun tespit edilemediğini, söz konusu senetlerle ilgili ilgililer tarafından icra takibi yapıldığını, şirkete ait ticari defterlerin ibraz edilmediğini, şirketin herhangi bir ticari faaliyetlerinin bulunmadığını teknik kanaatleri olarak belirtmişlerdir.
Davalıya ait tekmil aile nüfus kaydının UYAP ortamında çıkartılıp incelenmesinde bilirkişi raporunda yer alan ve şirketten alacaklı olduğu belirtilen .... ve .....'in davalının kardeşleri olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı vekili dosyaya sunmuş olduğu 03/07/2019 tarihli beyan dilekçesinde ... ve .....adına düzenlenen 05/09/2018 vadeli 172.000-TL ve 05/10/2018 vadeli 72.000-TL tutarındaki senetlerin dava konusu şirketle ilişkisini söz konusu şahısların şirkete banka havalesiyle gönderdiğini borç paranın karşılığı olarak düzenlendiğini iddia etmiş ise de, havale makbuzlarında söz konusu paranın borç olarak gönderildiğine ilişkin herhangi bir açıklamanın yer almadığı, bu bağlamda havalenin var olan bir borcu ödemek amacıyla gönderildiğinin karine olarak kabul edilmesi gerektiği, söz konusu karinenin aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı,
bu nedenlerle davalı tarafın şirketle ilişkisi olmayan ancak şirketi borçlandırıcı nitelikte bulunan bonolara yönelik beyanına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalının ortağı olduğu dava konusu şirketin münferiden temsil ve ilzam yetkisinin davalı tarafa ait olduğu, davalı tarafın kardeşleri olan ..... ve .....'i alacaklı göstermek suretiyle şirketi borçlandırıcı eylemlerde bulunduğu, şirketin ticari defter ve kayıtları davalı tarafın uhdesinde bulunduğu halde söz konusu kayıtları gerek mahkememize gerekse bilirkişi incelemesine sunmadığı, bu bağlamda davacı tarafından davalı aleyhine TTK 630/2 md gereğince açmış olduğu davanın kabulüyle davalının şirketi temsil ve ilzam yetkisinin kaldırılmasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/722, K. 2019/1050, 2 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama