KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2021
- Esas no
- 2020/547 Esas
- Karar no
- 2021/79
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/08/2020
- Karar yazım tarihi
- 15/02/2021
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gerçekleşen trafik kazasında davalı sürücünün alkollü araç kullanması nedeniyle kazanın olduğu ve davalıların hasar bedelinden sorumlu oldukları, davalıların Bakırköy ........ İcra Müdürlüğünün ........ ve ........ esas ve ......... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takiplerin kaldığı yerden devamı ile toplam alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava ZMMS poliçe ödemesine dayanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı ZMSS sigortacısı, poliçe kapsamında zarar gören araç için hasar bedelini ödemiş, kaza teminat dışı haller içerisinde gerçekleştiğinden ödediği bedelin tahsili amacı ile davalı sigorta ettiren aleyhine icra takibi başlatmış, ödeme emrine itiraz üzerine de eldeki itirazın iptali davasını açmıştır.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3.maddesinin l bendinde tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda, davacı sigorta şirketinin dava dışı 3. şahıs için ödediği hasar tazminatının alkol nedeniyle davalı sigortalıdan tazmini istenmekte olup, dava 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlüğe girdikten sonra açılmıştır. Sigortalamaya konu araç hususi araç olduğundan sigorta şirketinin dava dışı 3. şahıslar için ödediği hasar tazminatının alkol nedeniyle davalı sigortalıdan tazminine yönelik açtığı davada görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/18198 Esas 2018/3955 Karar sayılı ilamı, İBAM 9. HD. 2018/678 Esas ve 2020/203 Karar sayılı ilamı)
Bu nedenle, somut uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemeleri görevli olduğu anlaşılmakla davanın görev şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/547, K. 2021/79, 2 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama