KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2023
- Esas no
- 2022/1039 Esas
- Karar no
- 2023/1099
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/11/2022
- Karar yazım tarihi
- 13/12/2023
Karar Metni
1.133 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı tarafın, davalı tarafın talebi doğrultusunda 14.03.2022 tarih ... seri numaralı 25.156,13-TL meblağlı, 31.03.2022 tarih ve ... seri numaralı 4.832,10TL meblağlı faturalara konu emtiaları (baskılı etiket) hizmetini yerine getirerek davalıya teslimini gerçekleştirdiğini, İmzalı sevk ve teslim irsaliyelerinin de ekte sunulduğunu, İş bu hizmet karşılığında davalı tarafından müvekkile 10.000,00 TL ödeme yapıldığını ancak bakiye 19.988,22 TL cari borcun ise ödenmediğini, davalının aleyhine başlatılan icra takibine de haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edilerek takibin durmasına sebebiyet verdiğini,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; davalı borçlunun Silivri icra müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine vaki itirazlarının iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile yapılan şifahi anlaşma kapsamında da üretiminde kullanmak üzere ıslak mendil etiketi sipariş ettiklerini, davacı tarafça teslim edildiği iddia olunan işbu ıslak mendil etiketlerinin sipariş verilen niteliklere haiz olmadığını, hiçbir ıslak mendil üreticisinin kullanabileceği nitelikte olmadığını, bu hususun malların tesliminden hemen sonra davacı tarafa bildirildiğini, bu süreçte defalarca kez ürünleri geri vermeye hazır olduğun bildirildiğini, ayıpsız misli ile değiştirilmesinin talep edildiğini ancak davacı tarafça bu durumun sürüncemede bırakıldığını ve kötü niyetli olduğunu, haksız ve kötü niyetli açılmış davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi
kanaatte ise esastan reddine, davalı tarafın %20'de az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Silivri İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 19.988,22 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının cari hesap alacağının bulunduğu, alacak miktarının 19.988,23 TL asıl alacak olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafın defterlerinin incelenmesinin süresinde olduğu, davalı tarafça defter ibraz edilmediği görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda davalının kendisine verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı defterleri hükme esas alınmıştır.
Ayıp, aynı cins ve kategoriye giren eşyaya nispetle satılan maldaki değer ve elverişliliği kaldıran veya azaltan noksanlıktır (TBK.m.219). TTK.m.23/c hükmünde ticari satışta maldaki ayıpla ilgili ayıbı ihbar süresi düzenlenmiştir. Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise (aşikar ayıp), alıcı 2 gün içinde ayıbı satıcıya bildirmelidir.
Maldaki ayıp açıkça belli değilse (açık ayıp), alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde malı incelemeli veya incelettirmeli ve bu inceleme sonunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, bu sürede satıcıya bildirmelidir. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. TBK m. 223’e göre, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.
Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde (gizli ayıp), bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Maddede belirtilen “hemen” ifadesi dürüstlük kuralı ve halin icapları göz önünde bulundurularak yorumlanmalıdır. Herhalde ayıp ortaya çıkınca fazla vakit geçirmeden ihbar yapılmalıdır.
Ayıp ihbarının ayıba karşı sorumluluktan doğan dava için öngörülmüş olan zamanaşımı süresi geçmeden önce yapılmış olması gerekir. TBK m. 231’e göre, “Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Somut olayda; davalı tarafından ayıp ve ayıp ihbarında bulunulduğunun ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Davalı şirketin BA/BS formlarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 19.988,22 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1039, K. 2023/1099, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama