KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/1098 Esas
- Karar no
- 2024/172
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 12/02/2022
- Karar yazım tarihi
- 21/02/2024
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin, davalı şirketin çeşitli marangozluk işlerini yapmış olmasına rağmen, alacakları kendisine ödenmediğini, bu sebeple davalı borçlu şirket aleyhinde Bakırköy ....
İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından, davalı borçlu şirket için yapılmış olan marangozluk işlemleri sebebiyle hak kazanmış olduğu ödemelerin kendisine yapılmadığını, müvekkilinin tüm iyi niyetiyle davalı taraf ile görüşmeye devam etmiş ancak kendisine ödeneceği belirtilen tutarların hiçbir şekilde ödenmediğini, bunun üzerine Bakırköy ....İcra Müdürlüğü ...Esas numaralı dosyası ile davalı borçlu şirket aleyhinde icra takibi başlatıldığını,
davalı borçlu şirketin anılan icra takibine itirazı neticesinde takibin durduğunu belirterek davalının ve haksız ve soyut itirazlarının iptali ile takibin devamına, işbu takip ve dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun olmaması nedeniyle icra takibine itiraz edildiğini, davacı ile müvekkil arasında iş yerindeki marangozluk işleri için görüşme yapıldığını bunun üzerine davacı tarafından müvekkili şirket yetkilisi ...'ya ....
A.Ş adlı şirketten malzeme alması gerektiğinin belirtildiğini ve müvekkili şirket yetkilisi tarafından bu şirketten malzemeler satın alındığını, malzemeler alındıktan sonra davalı tarafından iş tamamlanmadan bırakılmak suretiyle aradaki iş akdine uyulmadığını ve yapılmayan işin .... adlı marangoz ustasına yaptırıldığını, fakat müvekkili tarafından her ne kadar işi tamamlamasa da yapılan iş kadarı ödeme yine de davalıya yapıldığını, dava konusu olarak gösterilen marangozluk işi eser sözleşmesi kapsamında olduğunu, dava konusu olayda eseri tamamladığını ispatın davacı tarafta olduğunu,
sadece fatura düzenlenmesi de eserin tamamlandığını ispat etmeye yeterli olmadığını, davacı eser sözleşmesine aykırı davranarak eseri tamamlamamasına ve müvekkili şirketi, restaurant işletmesi için gerekli malzemeleri yapmayarak açık olarak zarara uğratmasına ve tamamlamadığı iş başka bir ustaya yaptırılmasına karşın müvekkili tarafından yine de davacıya ödeme yapıldığını, davacının, dava dilekçesinde her ne kadar dava konusu edilen miktardan,
likit alacak olarak bahsedilmiş ise de ortada neye göre belirlendiği ve taraflar arasında bir sözleşmeye bağlanmadığını ve dayanağı olmayan 8.262,00-TL ve ferileri gibi bir değer müvekkili şirketten istendiğini, bu alacak miktarı gerçek dahi olsaydı böyle bir alacak likit alacak niteliğinde olmadığını, Yargıtay bir çok içtihadında likit alacağı;
borçlu tarafından kendisi tarafından kendi hesaplamasıyla belirlenebilen, mahkeme tarafından belirlenmeye gerek olmayan alacaklar olarak tanımlandığını ve alacağın likit alacak şeklinde olmaması durumunda icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini açıkça belirtildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında davacı alacağının bulunup bulunmadığı, davacı tarafından edimin yerine getirilip getirilmediğine ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 8.262,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılamada bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği ve takibe konu ettiği, 1 adet, 14.08.2020 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 8.262,00 TL tutarlı faturanın olduğu, faturanın açıklama kısmına “.... Masa Led Aynalık Ahşap Çiçeklik Montaj İşçiliği” diye yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e-arşiv fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, iş bu faturanın davacı tarafın ve davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin ticari defterlerin sunulmaması nedeniyle tespit edilemediği, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği, 1 adet, 27.08.2020 tarihli, ....
numaralı, KDV dahil 8.262,00 TL tutarlı iade faturasının olduğu anlaşılmıştır.
Dosya muhteviyatına sunulan 23.06.2020 tarihli dekonta göre ... isimli kişinin .... AŞ’ye 5.700,00 TL ödediği, işbu dekontun açıklama kısmına, .... Gıda Ltd. Şti. Malzeme Alımı diye yazıldığı, davalı tarafın iddiasına göre davacı tarafından davalı şirket yetkilisi ...'ya ...
A.Ş. adlı şirketten malzeme alması gerektiği belirtildiğini ve davalı şirket yetkilisi tarafından bu şirketten malzemelerin satın alındığını beyan ettiği, tarafların dosya muhteviyatına ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, taraflar arasındaki borç alacak durumunun tespit edilemediği, davacı tarafın alacağı olduğunu ticari defter ve kayıtlarıyla ispat etmesi gerektiği, dava dosyasında eksik yada ayıplı mobilyalara ait tespit raporu, ürün fotoğrafı olmadığı, işyerinin bulunduğu bina yıkıldığı için mobilya konusunda inceleme ve tesbit de yapılamadığı görülmüştür.
Davacı taraf, ceza dosyasında davalı şirket yetkilisinin ikrarı olduğundan bahsetse de incelenen ceza dosyasındaki ifadenin ikrar kapsamında kalmadığı anlaşılmıştır. Dinlenen tanık beyanlarının da ispata yeterli olmadığı değerlendirilmiştir. HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1098, K. 2024/172, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama