KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2022
- Esas no
- 2022/194 Esas
- Karar no
- 2022/969
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 23/02/2022
- Karar yazım tarihi
- 08/11/2022
Karar Metni
863 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirketin, turizm hizmeti veren, müşterilerine turizm hizmeti sağlayan bir şirket olduğunu, müvekkil şirket, davalı şirketin bildirdiği kişiler adına uçak bileti alınması ve turizm hizmeti sunulması hususlarında davalı şirkete hizmet ifa etmiş iş bu sebeple müvekkilin alacağının uçak biletinden kaynaklanmakta olduğunu, müvekkilin alacağı, davalı şirkete fatura edildiğini, davalı tarafından borç ödenmediğini, bunun üzerine müvekkilin, davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla Bakırköy ....
İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalının takibe itirazda bulunmuş olduğunu, itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;28.03.2020 tarihli hisse devir sözleşmesi imzalanarak ... Şirketi'ne ait hisselerin, davalı şirket ortakları olan .... ve ...'e geçmiş olduğunu, ancak hisse devredilirken bildirilmesi gereken borçlar arasında dava konusu borcun bulunmamakta olduğunu, yine şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde de ..... .Şirketi'nin alacaklısı olduğu borcun tespit edilememiş olduğunu, açıklandığı üzere devredilen ve bildirilen borçlar arasında böyle bir borcun yer almamakta olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 24.840,05-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için 23/05/2022 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca davalı şirketin inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 31/12/2021 tarihi itibariyle, davacı yanın davalı yandan 24.840,05 TL alacaklı olduğu, 2018 yılı için davalı tarafından 6 adet fatura karşılığı KDV Hariç 23.414,65 TL alımın BA bildirimlerinde bildirilmemiş olduğu, 2019 yılında davalı tarafından 1 adet fatura karşılığı KDV Hariç 249,76 TL alımın BA Bildirimlerinde bildirilmemiş olduğu,
davacı yan tarafından davalı yana düzenlenmiş faturaların 2018 ve 2019 yıllarında E-Arşiv Fatura olarak düzenlenmiş olduğu, bu nedenle, Fatura sistemi üzerinden mail ile davalı yana gönderilmiş olduğunun davacı tarafından inceleme sırasında beyan edilmiş olduğu, 2020 yılında Temel E-Fatura olarak düzenlenmiş olduğu, temel e-fatura olduğu için sistem üzerinden davalı tarafından otomatik olarak kabul edilmiş olduğu, işlemiş faiz tutarı olan 5.570,13 TL dahil davacı alacak tutarının (24.840,05 TL+5.570,13 TL) 30.410,18 TL hesaplanmış olduğu....'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; alınan bilirkişi raporu ile de alacak ispatlanmıştır. Toplam alacağın 24.840,05 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/194, K. 2022/969, 17 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama