KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/208 Esas
- Karar no
- 2024/905
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/02/2022
- Karar yazım tarihi
- 07/10/2024
Karar Metni
981 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’ın 25.07.2018 tarihinde .... Mah. ... Sok.üzerinde kenarda durduğu sırada davalı .... adına kayıtlı olan ..... plakalı araçla geri geri giderken davacı ...’a çarptığını, bu kaza nedeniyle müvekkilinin kusursuz olduğunu, müvekkili ...’ın bu kaza nedeniyle ciddi şekilde yaralandığını iş göremediğini, ....
Hastanesi 08.06.2021 tarihli almış olduğu maluliyet raporuna göre mevcut kaza nedeniyle % 37 malul kaldığını, davalı ..... hakkında Bakırköy ....
Asliye Ceza Mahkemesinde .... esas ile dava açıldığını ve .... ’nın ceza aldığını,bu cezanın kesinleştiğini, mevcut kazada müvekkilinin hiç kusuru olmadığını, kazaya karışan aracın Zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı .... tarafından yapıldığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak olumsuz cevap aldıklarını ,müvekkilinin bu olay nedeniyle maddi manevi mağdur olduğunu fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla ve dosya içerisinde düzenlenecek bilirkişi raporuna göre arttırmak üzere;
müvekkilinin uğramış olduğu cismani zarardan kaynaklı olarak şimdilik 1.000TL (belirsiz alacak davası) maddi tazminat ve 50.000TL manevi tazminatın her ikisi yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin ..... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenlediğini, öncelikle kusur açısından dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesine gönderilmesini, maluliyet için Adli Tıp Kurumuna gönderilerek Erişkinler İçin Engellik Değerlendirme Hakkındaki Yönetmeliğe göre rapor aldırılmasına, SGK’ya yazı yazılarak davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına,
yapılacak olan hesaplamada TRH-2010 yaşam tablosu, 1,8 teknik faiz uygulanarak hesap yapılması gerektiği, bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faizin yasal faiz olması ve dava tarihinden itibaren olması gerektiğini, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ...'nın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Söz konusu trafik kazasında; davacının yaya konumunda olduğu, davalı ...'nın .... plakalı araç sürücüsü olduğu, davalı ...'nın malik, sigorta şirketinin de bu aracın ZMSS kapsamında sigorta şirketi olduğu anlaşılmıştır.
25/07/2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle kusur durumunun incelenmesinde; ceza dosya içeriği ve kaza tespit tutanağı da dikkate alındığında KTK'nun 67. ve 47/1c maddeleri gereğince araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
ATK'dan maluliyete ilişkin rapor alınmış olup maluliyet oranının %16 olduğu, iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği, bakım ihtiyacının 2 ay olduğu belirtilmiştir.
Kusur ve maluliyet durumuna göre maddi zarar toplam 335.247,86 TL olarak tespit edilmiştir ve davacı vekili tarafından bedel artırım dilekçesi sunulmuştur.
Davacı tarafından maddi tazminata yönelik talep nedeniyle davadan feragat edilmiştir. Bu nedenle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Manevi tazminat miktarının nasıl belirleneceği konusu Yargıtay HGK.'nun 24.12.2014 tarih ve ... E., .... K. sayılı kararında belirtilmiştir. Gerçekten de söz konusu karara göre; “...Manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı, fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir.
Öte yandan, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, taktir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda taktir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Yine BK 47 (TBK 56). maddesi hükmüne göre; hâkimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır.
Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nisbetinde iadesini amaçladığından hâkim, M.K.nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.
Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir.” Somut olayda davacının söz konusu olay nedeniyle maluliyetinin oluşması, kusur oranı, beden gücü kaybı ve işgörmezlik süresi, kaza nedeniyle duyduğu elem gibi hususlar dikkate alındığında manevi tazminat talebinde haklı olduğu görülmüş ve tarafların sosyal ekonomik durumu, paranın alım gücü, maluliyet oranı kapsamında hakkaniyete göre 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/208, K. 2024/905, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama