KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- Esas no
- 2023/1143 Esas
- Karar no
- 2024/382
- Dava
- Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/01/2019
- Karar yazım tarihi
- 05/04/2024
Karar Metni
914 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafından müvekkil aleyhine 19 tanesi 20.000,00-TL, 1 tanesi ise 17.000,00-TL bedelli ve tamamı, 08/08/2018 tanzim, 09/08/2018 vade tarihli olan toplam 20 adet senet dolayısıyla, borçlu olduğundan bahisle yapılan talebe ilişkin olarak tesis edilen, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D.İş, .... K. Sayılı ve 15/08/2018 tarihli ihtiyati haciz kararına (Ek-1) istinaden, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını belirterek öncelikle kötü niyetli olarak açılan takibin durdurulmasına, akabinde iptaline, Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ...
E sayılı dosyası ile dosyasına konu 19 tanesi 20.000,00-TL, 1tanesi ise 17.000,00-TL bedelli ve tamamı, 08/08/2018 tanzim, 09/08/2018 vade tarihli olan toplam 20 adet senetin iptali ve bu senetlerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetli hareket ederek müvekkilin ticari hayatına onarılmaz zararlar veren davalının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ....
E.sayılı dosyası müvekkilinin menkul ve gayrimenkul üzerine konulan hacizlerin fekkine, haciz tehdidi altında davalıya ödenen 35.000,00-TL bedelin istirdatına, davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;6102 sayılı TTK m 4/a' da yer alan ''bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.'' denildiğini, TTK m.776 ve devamında bono ve emre yazılı senetler düzenlendiğini, böylece huzurdaki davanın da ticari dava olduğunu, bu sebeple göreve ilişkin itirazlarını sunarak görevsizlik kararı verilmesini, davacının süresi içinde borca ve imzaya itiraz etmediği, 03/10/2018 tarihli haciz tutanağında borçlunun borcunu kabul ettiği ve bir kısmını ödediği, buna göre davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır.
Davalı tarafından 20 adet senet ile ilgili kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı bu senetlerin ticari ilişki kapsamında verilip verilmediği, senetlerin usulsüz olarak doldurulup doldurulmadığı, söz konusu senetler nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; "... 24/06/2021 tarihli protokolün senet ve takip tarihlerinden sonra düzenlendiği, takip tarihi itibariyle senetlerin kambiyo vasfında olduğuna dair tereddüt bulunmadığı, davacının sahibi olduğu .... Sanatları Ltd. Şti. adına şahsen hareket etmesinin ve protokolde şahsi alacak olmadığının belirtilmesinin senette borçlu olarak görünen davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı değerlendirilmekle davanın reddine, davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin de reddine" karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen bu karar İBAM ... HD'nin .... esas .... karar sayılı ilamıyla "Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 16.09.2021 tarihli dilekçe ile, "Davaya ve takibe konu alacağın İstanbul ... Noterliği'nin 08.06.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı temliknamesi ile .... 'a temlik edildiği" bildirilerek, ilgili noter belgesi sureti de ibraz edilmiştir. Mahkemece HMK'nın dava konusunun devri başlıklı 125. maddesinde sayılan seçimlik haklarından hangisini kullanacağı konusunda kesin süre verilerek, davacının temlik alana karşı davaya devam etmek istemesi halinde temlik alanın davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, temlik sözleşmesi dikkate alınmadan yargılama yapılması usule aykırı olduğu" gerekçesiyle kaldırılmıştır.
Bunun üzerine davacı vekiline süre verilmiş olup sunduğu beyan dilekçesinde davaya devredene karşı tazminat davası olarak devam edilmesini talep etmiştir.
Yapılan bilirkişi incelemesinde; davalı tarafından sunulan 2019-2020 döneminde alacak-borç olmadığı, davacı tarafından ticari defter sunulmadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından taraflar arasında düzenlenen protokol sunulmuştur. Söz konusu protokolde senetlerin avans ve teminat amaçlı olarak ... adına düzenlendiğinin belirtildiği görülmüştür. Protokol dikkate alındığında; senetlerin teminat senedi olduğu ve senetlerin fatura borç hesabından tahsil edilerek düşüldüğünün belirtildiği ancak bu protokolün 24/06/2021 tarihine ait olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın protokoldeki imzaya ilişkin itiraz yönünden protokol tarihi itibariyle protokol hükme esas alınmadığından imza incelemesi yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
Ayrıca, davacının icra dosyasındaki haciz tutanağında borcu kabul ettiği, haciz tutanağının aksinin ancak yazılı belge ile ispat edilebileceği, davacının yazılı belge sunmadığı görülmüştür. Zira, İİK.nun 8/son maddesi gereğince icra tutanakları, kapsadıkları husus hakkında aksi ispat edilebilen karine teşkil ederler. İcra tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. İcra tutanağının aksini ispat etmek kural olarak özel bir şekle bağlı değildir. Fakat icra tutanağı bir hukuki işlemi belgelendiriyor ise (örneğin borçlu icra tutanağında borcu ve senetteki imzayı kabul etmiş ve tutanağı imzalamış ise ) o zaman tutanağın aksini ispat etmek ancak yazılı delil ile mümkündür.
Davacı taraf haciz tutanağında borcu kabul ettiği gibi senetteki tarihlerin usule aykırı doldurulduğu, 1 gün sonra ödeme tarihi olmasının olağana aykırı olduğu iddiasına ilişkin herhangi bir delil sunamadığı, senetlerin sebepten mücerret olduğu, teminat senedi olduğunun kabul edilmesi durumunda dahi davacı tarafından sunulan 24/06/2021 tarihli protokole göre borcun olmadığının anlaşıldığı, bu protokolün senet ve takip tarihlerinden sonra düzenlendiği, takip tarihi itibariyle senetlerin kambiyo vasfında olduğuna dair tereddüt bulunmadığı, davacının sahibi olduğu ....
Sanatları Ltd. Şti. adına şahsen hareket etmesinin ve protokolde şahsi alacak olmadığının belirtilmesinin senette borçlu olarak görünen davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı değerlendirilmekle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1143, K. 2024/382, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama