KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2023
- Esas no
- 2023/157 Esas
- Karar no
- 2023/452
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/02/2023
- Karar yazım tarihi
- 07/06/2023
Karar Metni
1.095 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında sigorta ilişkisi olduğunu, davalı sigorta şirketinin 3. Kişiye yaptığı ödemeyi rücuan müvekkilinden istediğini, müvekkilinin zorunlu nedenle olay yerini terk ettiğinin tespit edildiğini, sigorta şirketine borçlu olmadığını, öncelikle davalı şirketin müvekkili alacağı üzerine haciz koymuş olması da dikkate alınarak takibin teminatsız durdurulmasına ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasındaki müvekkil alacağının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına gönderilmesinin engellenmesine ve hacizlerin fekkine, haklı davanın kabulü ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ve dosyada belirtilen takiple kesinleşen miktar ve ferileri açısından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve bedelin tahsil edilmesi halinde davanın istirdat davasına dönüştürülmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedelinin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava konusu menfi tespit istemi müvekkil şirket nezdinde ... nolu poliçe ile 11/06/2015 ile 11/06/2016 tarihleri arasında Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı aracın karıştığı kazada hasarlanan ... plakalı aracın hasar bedelinin karşılanması amacıyla müvekkil şirketçe ödenen hasar tazminatının rücu istemine ilişkin olup, davacı yanca işbu rücu istemi ile başlatılan icra takibine ilişkin menfi tespit davasının açıldığı, mezkur dava davacı ... ile müvekkili ...
SİGORTA AŞ. Arasında bir tüketici işlemi olan sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (TKHK) 2. maddesinde Kanun’un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklandığı,
kanun’un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlandığı, 6502 sayılı TKHK’nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.
Bunun yanında Kanun’un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun’un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtildiği, davalı şirket ile davacı arasındaki ilişki, 6502 sayılı Kanunun 3/1 maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklanmakta olup, işbu davanın görülmesinde tüketici mahkemeleri yetkili olduğunu beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Sigorta şirketi nezdinde ... nolu poliçe ile 11/06/2015 ile 11/06/2016 tarihleri arasında Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı aracın karıştığı kazada hasarlanan ... plakalı aracın hasar bedelinin karşılanması amacıyla davalı şirketçe ödenen hasar tazminatının rücu istemine ilişkindir.
Söz konusu dava davacı ... ile ... Sigorta AŞ. arasında bir tüketici işlemi olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Kazaya karışan araçların da ticari nitelikte olmadığı tespit edilmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
6502 Sayılı Tüketicisinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 Sayılı yasanın 73. Maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkelemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukukî işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında sigorta sözleşmesi akdedilmekle ilgili işlemin tüketici işlemi olduğu, kaza sonucu davalının sigorta ettirene aralarındaki sigorta poliçesi kapsamında olay yerini terk nedeniyle rücu ettiği ve takip başlattığı, davacının buna karşı işbu menfi tespit davasını açtığı anlaşılmıştır. İBAM ... HD. ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; uyuşmazlığa ilişkin yargılamanın görevli Tüketici Mahkemesi tarafından yapılması gerektiği anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1-c ve 115/2. Maddeleri gereğince usulen reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/157, K. 2023/452, 30 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama