KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/385 Esas
- Karar no
- 2024/92
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 16/04/2010
- Kararın yazıldığı tarih
- 25/01/2024
Karar Metni
1.316 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinden parasının istenilen her an geri ödeneceği ve karşılığında yüksek faiz verileceği garantisiyle toplam 384 DM ( 29851EURO) karşılığı 59.953,27TL nin fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen en yüksek avans faizi ile birlikte tahsili gerektiğini, zira davalılar tarafından yürütülen faaliyetin kanuna aykırı olması sebebiyle tahsil edilen paraların iadesi gerektiğini davalılar tarafından yapılan işlemin SPK ya aykırı bir şekilde izinsiz aracılık faaliyetin bulunduğunu, dolayısıyla toplanan bu paraların müvekkiline iadesine talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili vermiş oldukları cevap dilekçesinde özetle : Davacının müvekkil şirkete para vermediğini ve şirketin ortağı olmadığını ve şirket çalışanılarının her hangi bir taahhütü olmadığını dosyaya sunulan tahsilat fişleri altındaki imzanın müvekkil şirketi temsili yetkili olanlara ait olmadığını ve SPK aykırı bir şekilde izinsiz aracılık faaliyetinde bulunmadığını, ... ve müvekkili şirket yetkilileri hakkında açılmış bir ceza davası bulunmadığı bahisle davanın reddine talep etmiştir.
Mahkememizce davalı şirkete ait ticaret sicil dosyası , tarafların sunmuş oldukları tahsilat fişi ve deliller ile tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda talimatla bilirkişi incelemesi yapılmış ,bilirkişi heyeti 22 Ekim 2012 tarihli raporunu dosyamıza sunmuş , benzer dosyalardaki bilirkişi raporları mahkeme kararları ve yargıtay ilamları da dosyamız arasına alınmıştır.
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının iddiasında geçen 24/04/2000 ve 29/05/2001 tarihli ...
Holding A.Ş 'nin Tahsil Fişi başlığına taşıyan belgelerdeki paranın davalı şirket hesaplarına geçip geçmediği, bu fişlerde tahsil edilen olarak gözüken ... in davalı şirketteki bağlantısı ve temsil ilişkisinin ne olduğu ve davalı ... ün yönetim kurulu başkanı sıfatıyla ... ile doğrudan bir hukuki muameleye girip girişmediği, ödendiği iddia edilen bedellerden kimin ne şekilde ne miktarda sorumlu olacağı hususlarında dır.
Tarafların iddia ve savunmaları değerlendirmek amacıyla talimat mahkemesi kanalı ile davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde Prof .Dr. ....,Yar.Doç ..., ve ... den oluşan bilirkişi heyetince 22 Ekim 2012 tarihli rapor dosyamıza sunulmuş raporda özetle : " ...LI 20/04/2000 - 29/05/2001 tarihli ....
Holding AŞ'nin tahsil fişi başlığını taşına belgeler le para ödendiğini iddia ettiği ... in davalı şirketteki bağlantısı ve temsil ilişkisinin ne olduğu hususunda davacı tarafından belge sunulmadığını, temsil yetkisinin bulunduğu yönünde delillerin sunulması halinde davalı şirketin sorumluluğuna gidilebileceğini yine ... ün yönetim kurulu başkanı olarak davacı ile hukuki muameleye giriştiği onun talimatıyla hareket edildiğine yönelik iddiaların ispatlanamadığını ve paranın bu kişi tarafından alındığına yönelik bir belgenin olmadığını, şirket kayıtlarına göre ,
makbuzla yapılan ödemeleri ilişkin kayıtlarında bir belgenin bulunmadığını ve borç alacak kaydının yapılmadığını, belirtmişlerdir.
Bilirkişi rapor içeriği ve benzer dosyadaki yargıtay bozma ilamı göz önünde bulundurulduğunda davacı tarafa paraları tahsil eden , .... e yönelik rapor içeriğinde belirtilen belgeleri sunmak veya yargıtay ilamı doğrultusunda bu kişiye karşı işlem yapılmak üzere 26/03/2013 tarihli oturumda mehil verilmiş , davacı tarafından 09/05/2013 tarihli oturumda bu kişiye yönelik her hangi bir dava açılmadığını, bu kişinin şirkete temsil yetkisinin olup olmamasının müvekkili yönünden önemi bulunmadığını, bu nedenle açılan davanın kabulüne karar verilmesine talep etmiştir.
Dosyaya sunulan Yargıtay .... Hukuk dairesinin 10/03/2011 tarihli ... - ... K Sayılı kararındaki bozma gerekçeleri talimatla alınan bilirkişi rapor içeriği de nazara alındığında davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş iş bu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... HD .... Esas ... Karar sayılı ilamı ile '' mahkemece dosyada mevcut ...
Holding Tahsil Fişi başlıklı belgenin davalı şirket tarafından tanzim edilip edilmediği , bu ve benzeri belgelerin şirket tarafından kullanılıp kullanılmadığı, bu şekilde düzenlenen tahsil fişlerinin başka kişilere de verilip verilmediği , tahsil fişinde ismi geçen ...' in şirket temsilcisi gibi hareket eden eleman olup olmadığı hususları araştırılarak karar verilmesi gerektiği '' gerekçesi ile eksik soruşturmadan yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Mahkememizce bozma ilamına uyularak toplanan deliller kapsamında dosya bilirkişi heyeti .... ile arkadaşlarına tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş oldukları 11.03.2016 tarihli raporlarında ...' in davalı şirkette çalıştığına ilişkin SGK kayıtları bulunmasa da farklı kişilere aynı tip makbuzlar düzenlenmek sureti ile tahsilat yapıldığı, söz konusu tahsilatın şirketin iradesi dahilinde düzenlendiği bu bağlamda ilgili şahsın davalı şirketi temsil ettiği , taraflar arasında kurulan bir ortaklığın söz konusu olmadığı,
ortaklık görünümü altında davacı taraftan para tahsil edildiği ve netice itibari ile davacı tarafın talep etmiş olduğu paranın davalılardan tahsil edilmesi gerektiğini teknik kanaatleri olarak belirtmişler, mahkememizce de düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda dosya kapsamı ve Yargıtay bozma ilamı kapsamında yapılan araştırma düzenlenen bilirkişi heyeti raporuna göre ; davalı şirket adına hareket eden ve makbuzda imzası bulunan ...' in şirket çalışanı ve temsilcisi gibi hareket ettiği, bu bağlamda davacının dava konusu yapmış olduğu paranın ortaklık görünümü altında ödünç olarak alındığı, davalı şirketi temsilen hareket eden ...' in farklı kişilerden aynı tip makbuzla para tahsil ettiği bu meyanda ...' in davalı şirket adına hareket etmediğinin kabulünün hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı bu nedenlerle dava konusu yapılan alacağın davalılardan tahsiline karar verilmiş, iş bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ....HD ... esas ... karar sayılı ilamıyla;
"Bu durumda mahkemece, anılan raporlar, belge ve taraf delilleri celp edilip tarafların iddia ve savunmalarının buna göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bozma ilamında belirtilen SPK raporları tam olarak getirtilip incelenmeden, 11.07.2003 tarihli SPK raporunun sadece bazı kısımları dosya arasına alınıp, davalı şirketle ilgili kısımları celp edilip incelenmeden, yine davacı tarafça bildirilen ve bozma ilamında işaret edilen TBMM raporları dosya arasına alınıp değerlendirilmeden,
14.02.2000 tarihli SPK raporunun sonuç bölümünde şirket yönetim kurulu başkanı ... ve yönetim kurulu üyesi ... hakkında suç duyurusunda bulunulmasının uygun olacağı belirtilmiş olması nedeniyle şirket yöneticileri hakkında ceza soruşturması ya da kovuşturması bulunup bulunmadığı araştırılmadan, davalı şirket tarafından izinsiz halka arz faaliyeti yürütülüp yürütülmediği konusunda MASAK raporu bulunup bulunmadığı araştırılmadan,
davalı şirketin davacının dayandığı 20.04.2000 ve 29.05.2001 tarihli “tahsil fişleri”nin ilgili olduğu dönem ve daha sonraki yıllara ait yasal defter ve kayıtlarının defterlerin ibraz ve ispat yükümlülüğü ile ilgili kurallar da gözetilerek getirtilip incelenmeden bozma sonrası sadece tahsil fişinde ismi bulunan ...’in SGK kaydı celp edilip dosya üzerinden bilirkişi raporu alınmak suretiyle eksik inceleme sonucu bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması" gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Yargıtay bozma ilamından sonra; bozma ilamı kapsamında yapılan araştırmada SPK denetim raporu ve meclis araştırma raporlarında davalı şirketinden unvanının yer aldığı, davalı şirket yönünden de Sermaye Piyasası Kanununa aykırı işlemler ile usulsüz para topladığının belirlendiği, bu kapsamda ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu alacağın dayanağını teşkil eden tahsilat makbuzlarının davalı şirketin antetli ünvanını taşıdığı, tahsil eden kişinin ... olduğu, davalı vekilinin 13/12/2023 tarihli oturumdaki beyanına göre davalı şirketin amblem ve unvanını kullanıp tahsilat fişini düzenleyen ...'e yönelik olarak herhangi bir dava açmadıkları gibi şikayette de bulunmadıkları, Yargıtay bozma ilamından sonra yapılan araştırma ve incelemede, gerek SPK denetim ve gerekse meclis araştırma raporlarında davalı şirketin, Sermaye Piyasası Kanununa aykırı işlemler nedeniyle raporlarda yer aldığı,
ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, ancak suç duyurusuyla ilgili herhangi bir dava açılmadığı, belirtilen koşullarda davalı şirketin unvanını kullanarak tahsilat fişi düzenleyen ...'in davalı şirket adına hareket edip para topladığının kabulünün hayatın olağan akışına uygun olduğu,
davalı şirketin basiretli tacir gibi kendi unvanını kullanan ve tahsilat fişi düzenleyen ... ile ilgili herhangi bir dava açmaması ve şikayette bulunmamasının da ticari hayatın gereklerine uygun olmadığı değerlendirilerek davacının davasının kabulüne, belirlenen alacağın davalılardan tahsiline karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/385, K. 2024/92, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama