KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/437 Esas
- Karar no
- 2024/154
- Dava
- Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/03/2018
- Karar tarihi
- 07/02/2024
- Kararın yazıldığı tarih
- 08/02/2024
Karar Metni
1.105 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 08/03/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 11/11/2015 tarihli eser sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereğince müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından davalı tarafa teminat amaçlı 450.000-TL'lik çek teslim edileceğinin belirtildiği,
ancak tarafların mutabık kalması sonucunda teminat olarak verilecek senedin niteliği çek yerine bono olarak değiştirildiğini, bu bağlamda davalı tarafa verilen bononun teminat amaçlı verildiğinin bononun fotokopisi üzerinde ıslak imza ile yazılan yazı ile sabit olduğunu, imza ve yazının davalıya ait olduğunu, teminat bonosu kapsamında davalı tarafından müvekkili aleyhine Küçükçekmece ....
İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, takibe konu bononun teminat bonosu olması nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, davacı tarafın dayandığı sözleşmenin tarafının davacı olmadığı, sözleşmenin müvekkili ile dava dışı ... AŞ arasında düzenlendiğini, sözleşmede teminat olarak çek verileceğinin açıkça düzenlendiğini, dava konusu yapılan bononun ise müvekkili ile davacı arasında şahsi borç alacak ilişkisi kapsamında düzenlendiğini, dolayısıyla bononun teminat amaçlı verildiği hususunun gerçek olmadığını, bu bağlamda yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasının tetkikinde davalı tarafından davacı aleyhine dava konusu bono ile ilgili kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından dosyaya sunulan 07/01/2016 düzenleme tarihli 450.000-TL'lik bononun fotokopisinin üzerine "iş bu senedin aslı teminat olarak alınmıştır. 07/01/2016, Turgut Karadere (imza)" ibaresinin ıslak yazı ile yazıldığı ve imzalandığı, davalı vekilinin son oturumda söz konusu yazı ve imzanın müvekkiline ait olduğunu beyan ve ifade etmiştir.
Dava konusu bono fotokopisinin üzerine senedin teminat senedi olarak yazıldığı, bu bağlamda kambiyo senedinin aslının dışında bonoya atıf yapılmak suretiyle teminat senedi olduğu yönünde davalı tarafın yazılı beyanının bulunduğu, bu hususta taraflar arasında ihtilaf olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın bu nitelikteki bonodan dolayı davalı tarafın alacaklı olup olmadığı hususuna münhasır olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre bu nitelikteki bono bakımından teminat fonksiyonun devam edip etmediği, dolayısıyla teminat kapsamında alacağının bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılması gerekli ise de; davalı taraf açıkça dava konusu bononun teminat amaçlı düzenlenmediğini, müvekkilinin şahsi alacağı kapsamında bononun düzenlendiğini iddia ettiği, davacı tarafın teminata yönelik iddiasının ise dava konusu bono ile ilgisi olmayıp müvekkili ile dava dışı .... AŞ arasında düzenlenen sözleşmenin 6.maddesinde belirtilen çek olduğunu ifade etmesi karşısında mahkememizce belirtilen sözleşmede davacı tarafın taraf olmadığı da dikkate alınarak bu yönde herhangi bir araştırma yapılmamıştır.
Davalı tarafın aynı zamanda yemin deliline dayanmış olması nedeniyle davacı tarafa yemin teklif edip etmeyeceği hususu hatırlatılmış, davalı vekili katıldığı 06/11/2019 tarihli oturumda davacı tarafa yemin teklif etmeyeceklerini imzalı beyanı ile ifade etmiştir.
Yapılan yargılama sonunda; dava konusu yapılan 07/01/2016 düzenleme, 15/08/2016 ödeme tarihli 450.000-TL'lik bononun teminat amaçlı verildiğinin yazılı belge ile ispatlandığı, teminat amaçlı düzenlenen bonoyla ilgili davalı alacaklının teminat vasfının devam ettiği ve bu bağlamda müvekkilinin alacaklı olduğu yönünde dosyaya herhangi bir delil sunmadığı, davalı tarafın dava konusu bononun kambiyo senedi olması ve bu nedenlerle illetten mücerretlik kavramı kapsamında alacaklı olduklarını beyan etmekle birlikte imzası inkar edilmeyen ve dava konusu bononun teminat amacıyla verildiğine ilişkin davalı tarafın beyanının kendisini bağladığı,
bu bağlamda davalı tarafın teminat amaçlı düzenlenen bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine (Yargıtay 11.HD 2016/941-6242 EK sayılı ilamında da belirtildiği üzere), davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin ise koşulları oluşmamış olması nedeniyle reddine karar verilmiş, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine İBAM ....HD ... esas ... karar sayılı ilamıyla;
"Mahkemece, dava konusu bononun fotokopisi üzerinde yazılı olduğu üzere davalıya teminat amaçlı olarak verildiği, ancak teminat amaçlı düzenlenen bonoyla ilgili davalı tarafın bononun teminat vasfının devam ettiği ve bu bağlamda davalının alacaklı olduğu yönünde dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davalı tarafın bononun kambiyo senedi olması ve illetten mücerret olması nedeniyle davacıdan alacaklı olduklarını beyan etmekle birlikte, imzası inkar edilmeyen ve bononun teminat amacıyla verildiğine ilişkin davalı taraf beyanının kendisini bağladığı gerekçesi ile,
ispat yükünü davalıya yükleyerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacının davaya dayanak olarak gösterdiği sözleşmede taraf olmaması, bunun yanında davalının bononun dava dışı şirket ile yapılan 11.11.2015 tarihli sözleşme kapsamında alınmadığı, davacı ile şahsi alacak ilişkisi kapsamında alınığına yönelik beyanları göz önüne alındığında, öncelikle bononun hangi hukuki ilişki kapsamında alındığının davalı tarafa açıklattırılması, buna ilişkin delillerinin ibrazının istenmesi; davacıdan söz konusu bononun hangi hukuki ilişkinin teminatı olduğu hususunda delillerinin sorulması,
gerektiğinde bu hususta davacıya davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, davalının bononun teminat olarak alındığına ilişkin ikrar niteliğindeki imzalı beyanı da dikkate alınıp tüm bu hususlar tartışılmak suretiyle, sonucuna göre, bononun 11/11/2015 tarihli sözleşme kapsamında teminat olarak verilip verilmediği hususu açıklığa kavuşturulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur" gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kaldırmıştır.
İBAM kaldırma kararı kapsamında davalı tarafa bononun hangi hukuki ilişki kapsamında alındığına ilişkin beyanda bulunması için süre verildiği, davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 06/12/2023 tarihli beyan dilekçesinde "davalı tarafa elden verilen borca karşılık" bononun alındığı yönünde beyanda bulunduğu, ancak davacı tarafa elden para verildiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre. İBAM kaldırma kararı kapsamında davalı tarafın beyanına başvurulmuş, davalı taraf dava konusu bononun elden verilen borca karşılık alındığına ilişkin beyanda bulunduğu, ancak davacı tarafa bono bedeli kadar elden borç verildiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı,
davalı tarafın 06/11/2019 tarihli oturumda hatırlatılmasına rağmen yemin teklifinde de bulunmadıkları, bu kapsamda daha önce verilen kararda belirtilen gerekçeye göre dava konusu bononun teminat amaçlı verildiği hususunun yazılı belge ile ispatlandığı ve bu nedenlerle davacının menfi tespit davasının kabulüne, davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin ise koşulları oluşmaması nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/437, K. 2024/154, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama