KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/502 Esas
- Karar no
- 2024/883
- Dava
- Anonim Şirket Hisselerinin Aidiyetinin Tespiti ve Teslimi
- Dava tarihi
- 17/05/2023
- Karar yazım tarihi
- 26/09/2024
Karar Metni
944 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Anonim Şirket Hisselerinin Aidiyetinin Tespiti ve Teslimi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 17/05/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; ..... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin sicile 23/03/2021 tarihinde tescil edildiğini, bilhare genel kurul kararı ile şirketin türü değiştirilerek şirket unvanının ....
Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğunu, şirkete ait hisselerin tamamının müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşı olduğunu, 2020 yılında dünyayı etkisi altına alan Covid19 Pandemisi nedeniyle müvekkilinin ülkeden ayrılamadığını, bu dönemde şirketin maden sahası ruhsatı alması ve diğer işlemlerin yürütülmesi amacıyla Türkiye'ye gelemeyen müvekkilinin o dönemde Limited Şirketi olan şirket paylarının tamamını Bakırköy .....
Noterliği'nin 02/04/2020 tarih, ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile davalı tarafa inançlı işlem kapsamında devrettiğini, inançlı işlemin dayanağı olarak şirket hisselerinin istenildiği anda müvekkiline iade edileceği hususunda 02/04/2020 tarihli sözleşme düzenlendiğini, sözleşmeye rağmen talep edildiği halde hisselerin müvekkiline devredilmediğini, bu nedenlerle dava konusu şirkete ait hisselerin tamamını davacıya ait olduğunun tespiti ile mahkeme kasasına teslim edilen hamiline hisse senetlerinin müvekkiline teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, inançlı işleme dayanak yapılan 02/04/2020 tarihli sözleşmenin ikinci sayfasında yer alan imzanın müvekkiline ait olduğunu, ancak sözleşmenin birinci sayfasının müvekkili tarafından imzalanmadığını, dolayısıyla sözleşmenin birinci sayfasının imzalanmamış olması nedeniyle geçerli kabul edilemeyeceğini, bu bağlamda yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; şirket merkezinin mahkememiz yargı sınırları içinde bulunduğu, bu bağlamda davaya bakmakla görev ve yetkisinin mahkememize ait olduğu; dava konusu şirketin tür değiştirerek Anonim Şirket statüsünü kazandığı, tür değişikliğinden önce Limited Şirketteki davacıya ait tüm hisselerini davalıya Bakırköy ..... Noterliği'nin 02/04/2020 tarih-.... Yevmiye devir sözleşmesi ile devredildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafın dayandığı inanç sözleşmesinin iki sayfadan ibaret olduğu, ilk sayfasında davalı tarafın imzasının bulunmadığı, sözleşmenin ilk sayfası ile ikinci sayfasının bir bütünlük arz edip etmediği hususunda dosya bilirkişi ....a tevdii edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 22/08/2024 tarihli raporunda özetle; 02/04/2020 tarihli "sözleşmedir" başlıklı belgenin her iki sayfasında kağıt cinsi, baskı tipi, dizayn ve düzenleme özellikleri bakımından fark bulunmadığını teknik kanaati olarak belirtmiş, mahkememizce de düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır.
Her ne kadar davalı taraf, davacı tarafın inanç sözleşmesi olarak dayandığı 02/04/2020 tarihli sözleşmenin birinci sayfasında müvekkilinin imzasının bulunmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, iddia etmiş ise de; dosyaya sunulan 22/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, satır girintilerinin, satır/sayfa sonu mesafelerinin aynı ölçülerde olması aynı yazı tipi ile yazılmış olmaları iki ayrı sayfada benzer sözcüklerin olduğu kısımlar üst üste bindirildiğinde puntoları ve satır aralıklarının birebir eşleşmesi,
kağıt dokusu, ışık geçirgenliği, toner tespit sistemi ve toner yoğunluğu yönünden aralarında fiziksel herhangi bir fark bulunmaması, UV ışık altında benzer tepkime vermeleri dikkate alındığında her iki sayfadaki kağıt cinsi, baskı tipi, dizayn ve düzenleme özellikleri bakımından fark bulunmadığının bilimsel olarak tespit edilmesi, sözleşmenin ikinci sayfasındaki davalı imzasının inkar edilmediği, bu bağlamda ikinci sayfada yer alan sözleşmenin bir nüsha olarak ve 4 madde şeklinde düzenlendiğini belirtildiği, gerçekte de birinci sayfanın 4 maddeden ibaret olduğu;
bu bağlamda sözleşme metninin birden çok sayfadan oluşması halinde her sayfanın imzalanmasının zorunlu olmadığı, metin içerik anlam ve devam eden maddeler ile başlıklar bakımından mantıksal sıralama ve bir bütünlük arz etmiş olması nedeniyle sözleşmenin davalı yönünden bir bütün olarak geçerli kabul edilmesi gerektiği(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/273 - 12613 E.K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere) mahkememizce değerlendirilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre. İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasına kayıtlı ....
Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait hisselerin tamamının inançlı işleme dayalı olarak davalı tarafa devredildiği, davalı tarafından imzası inkar edilmeyen 02/04/2020 tarihli 2 sayfadan ibaret sözleşmenin bir bütün olduğu ve sözleşmenin birinci maddesine göre davalının devraldığı hisseleri istem halinde bilabedel davacıya devredeceğini kabul ettiği, söz konusu sözleşmenin inançlı işlemi ispatlamaya yeterli yazılı belge niteliğinde bulunduğu,
bu nedenlerle davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kabulü ile dava konusu şirkete ait hisselerin davacıya ait olduğunun tespitine ve mahkememize teslim edilen hamiline düzenlenmiş hisse senetlerinin karar kesinleştiğinde davacı tarafa iade edilmek suretiyle teslimine, yargılama aşamasında mahkememizce atanan yönetim kayyımının görevine denetim kayyımı olarak devam etmesine, davacı tarafın da yönetim kayyımı olarak atanmasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/502, K. 2024/883, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama