KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/56 Esas
- Karar no
- 2024/156
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 23/02/2016
- Kararın yazıldığı tarih
- 08/02/2024
Karar Metni
1.792 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 23/02/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalıların sorumluluğunda bulunan ... plaka sayılı çekicinin Hadımköy bağlantı yolunda müvekkillerinin murisi olan ...'ün sevk ve iradesinde bulunan ... plaka sayılı araca çarpması sonucunda genç yaşta vefat etmesine sebebiyet verdiği, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü olan ...'ın tamamen kusurlu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla her bir müvekkili için şimdilik 1.000'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile her bir müvekkili için ayrı ayrı 30.000-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; kaza nedeniyle davacı tarafa 27/06/2014 tarihinde 86.617,12-TL ödemede bulunduklarını, yapılan ödeme kapsamında müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, poliçe kapsamına göre müvekkili sigorta şirketinden manevi tazminat talep edilemeyeceğini, bu nedenlerle müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ikametgahının Hatay olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesini, ayrıca talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... NAKLİYAT LTD ŞTİ vekili dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesinde alacağın zaman aşımına uğradığının, ayrıca müvekkili şirkete atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
14/10/2020 tarihli oturumda davalılardan ...'ın yetki itirazının HMK 16.md gereğince; davalı ... LTD ŞTİ'nin zaman aşımı itirazının ise 2918 Sayılı Kanunun 109/2 md gereğince reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranının belirlenmesi için farklı mahkemelerde aldırılan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için en son mahkememizce Karayolları Bölge Müdürlüğünden temin edilen 3 kişilik bilirkişi heyeti oluşturulmuş, bilirkişi heyeti .... ve arkadaşları düzenlemiş oldukları 07/07/2020 tarihli raporlarında özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde davalı ...'ın %90 oranında; davacıların murisi olan müteveffa ...'ün ise %10 oranında kusurlu olduğunu teknik kanaatleri olarak belirtmişler, mahkememizce de düzenlenen işbu bilirkişi heyeti raporu dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
Belirlenen kusur raporuna göre davacıların talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının belirlenmesi için muhtelif tarihlerde muhtelif bilirkişilerden rapor alınmış, en son bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/04/2019 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda özetle;
davacıların murisinin vefatı nedeniyle davacılara yapılan ödemelerin mahsubundan sonra davacı ... ...'ün talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 45.921,37-TL, davacı ...'ün talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 42.995,55-TL, davacı ...'ün talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 32.254,69-TL olduğunu, davacı ... ...'ün talep edebileceği tazminat miktarının fazlasıyla ödendiğinden herhangi bir istem de bulunamayacağını, davacılardan ... ...'ün ise kaza tarihi itibariyle 22 yaşında olması ve bir işte çalıştığından dolayı destek ihtiyacı içinde bulunmadığını teknik kanaati olarak belirtmiş,
mahkememizce de düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır.
Davacılar vekili düzenlenen bilirkişi raporları kapsamında talebini 27/11/2019 tarihli dilekçesiyle arttırmış, arttırım dilekçesinde davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması gereken miktarı da belirtmiş, söz konusu dilekçe kapsamında sigorta şirketinin sorumluluk miktarı yönünden taleple bağlı kalınarak değerlendirme yapılmıştır.
Dava konusu trafik kazasıyla ilgili davacı tarafa davalı sigorta şirketi tarafından 27/06/2014 tarihinde 88.617,12-TL ödeme yapıldığı; ayrıca SGK İl Müdürlüğünün cevabi yazısına göre davacılara rücuya tabi peşin değer ödemesi yapıldığı, söz konusu ödemeler güncellenerek toplam destekten yoksun kalma tazminatından mahsup edildiği, ancak yapılan ödemelerin davacılar ..., ... ve ... yönünden tüm tazminatı kapsamadığından bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/04/2019 tarihli rapordaki değerlendirme mahkememizce kabul edilmiştir.
Her ne kadar davacı taraf murisin asgari ücretin üzerinde gelire sahip olduğu ve bu kapsamda hesaplama yapılmasını talep etmiş ise de; bu hususun kanıtlanamadığı, nitekim Büyükçekmece Vergi Dairesinin 12/02/2020 tarihli cevabi yazısına göre murisin ölüm tarihine göre 2013 yılına ait vergi beyannamesinde kazanç olarak zarar gösterdiği, dolayısıyla murisin geliri asgari ücret olarak kabul edilip, bu kapsamda yapılan hesaplamaya göre hüküm tesis edilmiştir.
Her ne kadar davacı taraf manevi tazminatın davalı sigorta dışındaki davalılardan talep edildiğine ilişkin dosyaya beyan dilekçesi sunmuş ise de; dava dilekçesinin tetkikinde konu kısmında ayrı ayrı 30.000-TL manevi tazminatın yasal FAİZİYLE BİRLİKTE DAVALILARDAN TAHSİLİNE ibaresinin yer aldığı, dolayısıyla davalı sigorta şirketinden de manevi tazminat talep edildiği mahkememizce değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda davalı tarafın sorumluluğunda bulunan araç sürücüsü davalı ...'ın kazanın oluşumunda %90 oranında kusurlu olduğu, celp edilen kayıt ve belgeler, davacılara gerek sigorta şirketi, gerekse SGK tarafından yapılan rücuya tabi ödemelerin güncellenen karşılığının mahsubundan sonra davacılar ..., ... ve ... için bilirkişi ... tarafından düzenlenen 03/04/2019 tarihli rapordaki destekten yoksun kalma tazminatlarının davalılardan tahsiliyle işbu davacılara verilmesine, davacılar ... ve ...'un talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı bulunmadığından bu davacılar yönünden maddi tazminat isteminin reddine;
sigorta poliçe kapsamında davalı sigorta şirketinin manevi tazminat yönünden sorumluluğu bulunmadığından sigorta şirketi aleyhine açılan manevi tazminat isteminin tümden reddine; davacılar tarafından davalı .... ile ...
LTD ŞTİ aleyhine açılan manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın %90 oranında kusurlu olması, murisin ölüm tarihi itibariyle 47 yaşında olduğu hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davacılardan ... ...'ün genç yaşta eşini, davacılar ..., ... ve ...'ün genç yaşta babalarını, davacı ...'ün yine genç yaşta oğlunu kaybetmiş olmaları nedeniyle duymuş oldukları elem ve ızdırabı bir nebze olsun gidermek amacıyla davacılar eş ve çocuklara ayrı ayrı 20.000-TL;
davacı anneye ise 15.000-TL olmak üzere toplam 95.000-TL manevi tazminata hükmedilmiş, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine İBAM ... HD ... esas ... karar sayılı ilamıyla;
"Somut olayda, desteğin emlakçılık işiyle uğraştığı ve asgari ücret üzerinde gelir elde ettiğini iddia etmiştir. Dosyada bulunan müteveffaya ait vergi kayıtlarından ölümünden yaklaşık 2 ay evvel işe başladığı, gelirin gözükmediği ancak daha evvel de işyeri kaydı bulunduğu yine SGK kayıtlarına göre de hak sahiplerine bağlanan ölüm aylığı bulunduğu anlaşılmaktadır. Müteveffanın ölümünden kısa süre evvel yaptığı iş için henüz geliri net olarak belirlemeyeceğinden ölümden evvel ki son bir yılda ki vergi ve SGK kayıtları getirtilmesi, gelen yazı cevabına göre varsa çalıştığı iş yerine yan ödemelerde dahil ücretinin sorulması, esnaf kaydı varsa ücretinin araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/2401 Esas ve 2021/613 Karar sayılı ilamında belirttiği gibi " Dairemizin içtihatları gereği; evlenme ihtimali oranları belirlenirken, destek gören eşin rapor tarihindeki yaşına göre, (HGK'nın 1.10.2019 tarihli, 2017/17-2038 E, 2019/979 K sayılı kararı bu yöndedir.) AYİM Evlenme İhtimali Tablosu'ndaki belirlemelerin esas alınması gerekmektedir. ... çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise 25 yaşının doldurulmasına kadar;
yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir." şeklindedir.
Somut uyuşmazlıkta üniversitede öğrencisi olan davacı ... için 25 yaşa kadar hesaplama yapıldığından istinaf talebi yerinde değildir. Ancak davacı ..., kaza tarihinde 13 yaşındadır. Ağabeyi olan diğer davacı ... üniversitede öğrencidir. Bilirkişi raporunda davacı ... yönünden destek süresi 22 yaş olarak belirlenmiştir.İlk Derece Mahkemesince davacı ...'nın yaşı, okuldaki eğitim durumu, içinde yaşadığı sosyal ve ekonomik koşulları değerlendirilerek evlenme ihtimali ve destek süresinin belirlememiş olması yine davacılar vekilinin müteveffa kaza tarihinde henüz 47 yaşına girmediğini, müteveffanın 47 yaşında kabul edilse dahi PMF yaşam tablosuna göre bakiye ömrünün 24.12 olarak dikkate alınması gerektiğine ilişkin itirazının da değerlendirilmemiş olması eksik incelemeye dayalı olmuştur.
İlk Derece Mahkemesince davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verildiği halde sadece bilirkişi raporunda anlatıma yer verildiği ancak hangi gerekçe ile davanın reddine karar verildiğinin gerekçeli kararda açıklanmamış olması ile dava dilekçesinde maddi tazminat için avans faiz talep edildiği ve ... plakalı aracın trafik kaydında kullanım amacının ticari ve kullanım şekli yük nakli olduğu halde yasal faize hükmedilmesi de doğru olmadığı" gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kaldırmıştır.
İBAM kaldırma kararı kapsamında dosya bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi düzenlemiş olduğu 27/11/2023 tarihli raporunda özetle; güncel asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacı ... ...'ün nihai ve gerçek maddi zararının 60.004,92-TL, davacı ...'ün nihai ve gerçek zararının 54.847,59-TL, davacı ...'ün nihai ve gerçek maddi zararının 32.254,69-TL olduğunu teknik kanaati olarak belirtmiş, mahkememizce düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; İBAM kaldırma kararı kapsamında yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere müteveffanın geliri, asgari ücret baz alınmak suretiyle yapılan hesaplamaya göre davacı ... ...'ün nihai ve gerçek maddi zararının 60.004,92-TL, davacı ...'ün nihai ve gerçek zararının 54.847,59-TL, davacı ...'ün nihai ve gerçek maddi zararının 32.254,69-TL olduğu, bu miktarlar üzerinden maddi tazminatın kabulüne, ayrıca kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ticari araç olması nedeniyle hükmedilen alacağın avans faiziyle birlikte tahsiline karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/56, K. 2024/156, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama