KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2023
- Esas no
- 2023/575 Esas
- Karar no
- 2023/969
- Dava
- Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/06/2023
- Karar yazım tarihi
- 22/11/2023
Karar Metni
756 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurt dışında ticaretle iştigal ettiğini, işyerinde satışını yapmak için davalı şirket yetkilileri ile ... sitesi ... adresinde bulunan işyerinde görüşmüş ve ekte sunulan proforma fatura üzerinde anlaşılacağını, müvekkilinin davalı şirket yetkilisine imzalı makbuz mukabilinde 37.240,00TL ödemede bulunduğunu, davalı taraflar arasında mutabık kalınan ürünleri gümrükleyip göndermediği gibi müvekkilinin Türkiye'de teslim talebini dahi yerine getirmediğini, bunun üzerine müvekkilinin ödenen bedelin iadesini talep ettiğini, davalının buna da yanaşmadığından Büyükçekmece ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, bu defa arabuluculuğa müracaat edildiğini, ancak orada da anlaşmaya varılamadığını, davalının yükümlülüğünü yerine getirmediği, almış olduğu ön ödemeyi de iade etmemekte ısrar ettiği anlaşılmakla itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı müvekkili davada taraf olmadığından taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmaksızın kurulan hukuki ilişki ticari nitelikte olmadığını, bu nedenle davanın görevli mahkemede açılması gerektiğini, davalı müvekkili şirketin adresi Çanakkale olup davanın yetkili mahkemede açılması gerektiğini, davacının alacağının bulunmadığını belirterek hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, alacağın tahsili istemine ilişkindir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
HMK Madde 2’ye göre, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk mahkemesidir.”
Dava dilekçesinde davacının ticaretle uğraştığı belirtilmiş ise de buna ilişkin bir kayıt olmadığı, Vergi Dairesinden alınan müzekkere cevabında davacının tacir olmadığının belirtildiği, davacı vekilinin de duruşmadaki beyanında müvekkilinin tacir olmadığını, Almanya'daki şirkette çalışan olduğunu, mal alım satımları ile ilgilendiği ve Türkiye'de bulunduğu için ödemeyi kendisi yaptığı için davayı onun adına açtıklarını belirttiği görülmüştür.
Dava konusu uyuşmazlıkta her ne kadar davalı taraf tacir sıfatını haiz ise de yapılan araştırmada davacı tarafın tacir sıfatının bulunmadığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olmadığından işbu dava açısından ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan bahsedilemeyeceği, bu durumda HMK'nın 2.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla; davanın görev şartı yokluğundan reddi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/575, K. 2023/969, 14 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama