KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/712 Esas
- Karar no
- 2024/569
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/07/2023
- Karar yazım tarihi
- 12/06/2024
Karar Metni
924 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil tarafından davalı firmaya Muğla ili Menteşe ilçesi ... Mahallesinde Giresun iline kereste taşıma işi yapıldığını, buna ilişkin takibe dayanak fatura düzenlendiğini, ancak davalı şirket tarafından fatura bedeli ödenmemekle, icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile, davalı borçlunun haksız itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı borçlulara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyadan ilamsız takiplerde ödeme emri düzenlenmiş ve tarafımızca borca itiraz edilmiştir. Karşı taraf esnaf olup Dava yetkisiz mahkemede açılmıştır. Yetkili mahkeme Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, yetkisiz ve görevsiz mahkemede açılan davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 23.984,47-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için 18/12/2023 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca davalı şirketin inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Davacı ...’nün davalı ...’nden KDV Dahil 23.355,90 TL’lık Nakliye İşi’nden kaynaklı Alacağının ödenmediği ve Davacı ...’nün Yasal Defterleri ilgili yasal mevzuat gereğince Sahibi Lehine delil olma niteliğine sahip olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.
Tarafların BA/BS formlarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 23.355,90 TL tutarındaki faturanın davalı tarafından BA FORMU ile de beyan edildiği, davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafın talep edebileceği asıl alacağın 23.355,90-TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/712, K. 2024/569, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama