KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/852
- Karar no
- 2024/138
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/09/2023
- Karar yazım tarihi
- 15/02/2024
Karar Metni
825 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin 28.03.2023 tarihinde .... plakalı aracı kendi sevk ve idaresindeyken meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile zarara uğradığını, kaza sonrası olay yerine trafik polisi geldiğini, aracı güvenli bir yere çekip tarafların kendi arasında tutanak tutmasını tavsiye ederek olay yerinden ayrıldığını, müvekkilinin aracını yediemin otoparkına çektirerek,
taraflar arasında kaza tutanağı tuttuğunu, müvekkilinin davalı şirketten .... poliçe nolu sözleşme ile sigortalı olduğunu, müvekkili tarafından sigorta şirketine zararın tazmini için başvuru yapılmış ise de bu başvuru davalı sigorta şirketi tarafından “sürücü değişikliği yapıldığı” gerekçesi ile reddedildiğini, söz konusu iddia delillendirilmemiş olup olayın oluş şekli ve sigortaya başvuru hususunda usulsüzlük bulunmadığını, sürücü değişikliği yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalı sigorta şirketine tekrar başvurulmuş ise de sigorta şirketinden yasal süre içinde herhangi bir yazı cevabı gelmediğini,
Rizikonun teminat dışında kaldığını sigortacının ispatlaması gerekmekte olduğunu, araç sürücüsünün davacı müvekkili olduğu tüm somut delillerle ortada olduğunu, davaya konu hasarın teminat dışı olduğunu ispat yükü altında olan davalı sigortacının bu ispatı sağlayacak somut delil ortaya koyamadığı ve zararın teminat kapsamında olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, araçta meydana gelen maddi zararın bilirkişi marifetiyle inceleme yapıldıktan sonra gerçek zararın tespiti ile ıslah / talep arttırım yapılacağını,
maddi zararın kaza tarihi olan 28.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen 28/03/2023 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ....
plakalı araç, müvekkilince 12/08/2022-12/08/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere kasko poliçesi ile sigorta olduğunu, müvekkiline ibraz edilen belgeler ve yapılan tahkikat sonucunda sürücü değişikliği yapıldığı tespit edildiğini, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılmasının teminat dışında kaldığını, müvekkiline ibraz edilen anlaşmalı KTT nin sonradan tanzim edilmiş olduğu, Kaza yerinde farklı anlaşmalı KTT düzenlenmiş olduğu,
Sigortalı aracın sürücüsü olarak farklı bir kişinin gösterilmek istenmiş olduğu temini sağlanan diğer anlaşmalı KTT den anlaşıldığını davacı yanın değer kaybı talep hakkı olmadığını, kasko poliçesinde değer kaybı teminatı olmadığını, yine pert total araçlarda değer kaybı oluşmadığını, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açması mümkün olmadığını, huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Dava; Özel Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 28/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan hasar bedelini davalıdan talep edip edemeyeceği konularında olduğu anlaşılmıştır. Kazaya karışan aracın tescil kayıtlarında ve poliçede yapılan kontrolde aracın kullanım amacının hususi olduğu anlaşılmıştır.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun “Kapsam” kenar başlıklı 2. maddesinde, “(1) Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.”, “Tanımlar” kenar başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının; (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (l) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi;
mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
Anılan Kanun'un 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilâflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir, şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır.
Somut olayda; kazaya karışan davacı aracının hususi araç olduğu, davacının hasar bedelini kendi sigortacısı olan davalıdan talep ettiği, yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve düzenlemeler ışığında, somut uyuşmazlıkta davacı ve davalı arasındaki işlem tüketici işlemi olması sebebiyle tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir.
Aracın hususi araç olması, taraflar arasındaki ilişkinin mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde olmadığı ve taraflar arasındaki ilişkinin yukarıda açıklanan nedenlerle tüketici ilişkisi olduğu anlaşılmış olup, 6102 sayılı TTK’nın 6335 sayılı Kanunla değişik 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile Tüketici Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden görevli mahkemenin Bakırköy Tüketici Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/852, K. 2024/138, 1 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama