KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2024
- Esas no
- 2023/856
- Karar no
- 2024/139
- Dava
- Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 11/09/2023
- Karar yazım tarihi
- 15/02/2024
Karar Metni
847 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin 2000 m3 C35 M sınıfı beton almak üzere davalı şirket ile 02.07.2021 tarihli "Hazır Beton Satış Sözleşmesi" imzaladığını, davalı şirketin müvekkiline sadece 592 m3 beton teslim ettiğini ve teslim ettiği beton miktarına göre fatura düzenlediğini, müvekkilinin zarara uğradığını, Taraflar arasında akdedilen sözleşmede 19.07.2021 tarihine kadar ödemenin tamamının yapılacağı kararlaştırıldığını, müvekkilinin belirlenen tarihten bir hafta önce ödemenin tamamını yaptığını, davalı tarafın sözleşme gereği üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini,
müvekkil tarafından sözleşmeye konu edimlerin yerine getirilmesi amacıyla 22.07.2022 tarihinde Çatalca ....
Noterliğinin .... yevmiye nolu ihtarnamenin çekildiğini davalı taraftan edimleri gerçekleştirmek adına somut bir adım atılmadığını, davaya konu alacakları için arabuluculuk şartını yerine getirdiklerini, sözleşme gereği 2000 m3 C35 M sınıfı betonun bedeli ödendiği halde 1408 m3 C35 M sınıfı betonun davalı tarafından müvekkiline teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle.
Davalı tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi genel yetkili mahkemesi olduğunu, HMK'nın yetkiye ilişkin maddeleri gereğince yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, taraflar arasında 02.07.2021 tarihli, 100013 seri nolu "Hazır Beton Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşmesinin 3. maddesinde teslimi kararlaştırılan beton sınıflarının ve bu beton sınıflarına ait sözleşme tarihindeki beton fiyatlarının ne olacağının tanımlandığını, ancak her bir beton sınıfından kaç m3 beton satın alınacağının ve toplam ödeme tutarının ne olduğunun belirlenmediğini,
sözleşmenin 5.5 numaralı maddesinde "(...)Belirtilen fiyatlar sözleşmenin imzalanmış olduğu tarihteki cari fiyatlar olup Satıcının hazır beton maliyetine giren hammadde, işçili, akaryakıt vs. giderlerinde artış meydana gelmesi halinde, fiyat artışlarına paralel olarak düzenlenerek tespit edilen yeni hazır beton fiyatları, herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın işbu sözleşme tarafları açısından geçerli olacaktır" düzenlemesinin mevcut olduğunu, sözleşmelerin 6.3 numaralı maddesinde "Alıcı adına faturalama hazır beton teslim tarihindeki geçerli cari fiyatlar üzerinden yapılacaktır" düzenlemesi bulunduğunu,
maddenin devamındaki tarih kısmı boş bırakıldığını ve dolayısıyla herhangi bir fiyat ve tarih sabitlemesi yapılmadığını, sözleşme akdedildikten sonra davacı tarafın neredeyse 1 yıla yakın bir süre boyunca hiçbir beton alımı gerçekleştirmediğini, inşaat için gerekli izinlerin alınamadığını, inşaatın temelinin atılamadığı gibi çeşitli gerekçe ve bahanelerle müvekkilini aylarca oyalama yoluna gidildiğini, işbu durumun sözleşmeyle bağlılık ilkesine açıkça ters düştüğünü, davacı tarafa, sipariş üzerine beton sevkiyatlarının yapıldığı tarihler itibariyle,
o tarihlerdeki piyasa koşullarına ve hammadde fiyatlarındaki artışlara paralel ve uygun şekilde önceden tespit edilen beton fiyatları uygulandığını, yapılan bu işlemin sözleşme maddeleri gereğince yasal ve hukuka uygun olduğunu, davacı tarafça müvekkil şirkete yapılan tüm ödemeler avans niteliği taşımakta olup peşin satım niteliğinde olmadığını, sözleşme kapsamında sabitleme yapıldığı izlenimi uyandıran hiçbir somut verinin yer almadığını, tüm işlemler hukuka, sözleşmeye,
ticari teamüllere ve ekonomik ilkelere uygun olduğundan davacı tarafın "2000m3 C35 M sınıfı betonun bedeli ödendiği halde 1408m3 C35 M sınıfı betonun kendilerine teslim edilmediği" şeklindeki iddiası bütünüyle soyut nitelikte olup açık ve somut delil ve dayanaktan yoksun olduğundan bahisle davacı tarafın açmış olduğu haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Dava; ticari satımdan kaynaklanan tazminat davasıdır. Taraflar arasında düzenlenen Hazır Beton Sözleşmesi incelendiğinde taraflar arasında doğacak uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili kılındığı anlaşılmıştır. HMK'nun 17. maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/591 esas, 2019/6623 karar sayılı ilamındaki; "taraflarca aksi kararlaştırılmamışsa, dava, yalnızca yetki sözleşmesi ile belirlenen (yetkili) mahkemede açılır.
Bu durumda, yetki sözleşmesi, kanunen yetkili kılınan genel veya özel mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırmaktadır." şeklindeki kararından yola çıkarak tarafların aralarında çıkacak olan uyuşmazlıklarda sözleşme ile yetkili olacak mahkemeyi kararlaştırdığı, yetkili olacak olan mahkemenin İstanbul(Şişli) mahkemelerinin olduğunun anlaşıldığı, her iki tarafın tacir olması sebebiyle bu durumun yetki sözleşmesi olarak kabul edilmesi gerektiği, yetki sözleşmesinin kanunen yetkili kılınan genel veya özel mahkemelerin yetkisini ortadan kaldırdığı,
davalı vekilinin cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş olduğu da göz önüne alınarak yetkili mahkemenin İstanbul(Şişli) Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılarak HMK.nun 17. Maddesi uyarınca mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/856, K. 2024/139, 1 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama