KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- Esas no
- 2023/982 Esas
- Karar no
- 2024/645
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/10/2023
- Karar yazım tarihi
- 08/07/2024
Karar Metni
1.373 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil, davalıya 11.04.2023 tarih ve 03 sayılı fatura içeriğinde belirtilen işleri yapıp teslim etmiş, faturaya davalı tarafından yasal sürede itiraz edilmemiş ancak, fatura tutarı olan 168.488,96.-TL davacıya ödenmemiş ve temerrüde düşülmüştür. Anılan bedelin 14.04.2023 temerrüt tarihinden itibaren işlemiş 9.951-TL faizi ile birlikte 178.439,96-TL için icra takibi Yapıldığını davalının takibe haksız ve hukuksuz olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-Karşı Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, işbu davaya konu ettiği 168.488,96-TL alacağının, davacının borcundan düşülmek suretiyle ödenmiş olduğunu, müvekkilin müşterisi olan ...... Tekstil tarafından ...... işleminde davacının, dikim fason yaptığı ......
No'lu üründen bir kısmına ilişkin A bölgesinde kumaş kaçığı ve hare, yaka vesi bozukluğu, yakada büzgü, yırtmaç eşitsizliği, ütü bozukluğu, kol yaka ve etek hataları, bir kısmının da 2. Kalite ürün olarak ayrılması sebebiyle müşteri ...... Tekstil tarafından sipariş iptal edilmiş olup işbu denetim ve iptal işlemine ilişkin belge dilekçemiz ekinde sunulmaktadır.
Sayılan hatalar davacının dikim işleminden kaynaklanmış olup davacının hatalı ürün dikimi sebebiyle müvekkilin uğramış olduğu zarar 18.963,07-Euro'dur. İşbu bedel, ekte sunmakta olduğumuz ..... numaralı reklamasyon faturası ile davacıya yansıtılmıştır. Tarafımızca davacıya gönderilen Bakırköy ......
Noterliği 16.06.2023 tarihli ..... yevmiye numaralı ihtarname ile davacının müvekkile 346.253,97 TL cari hesap borcu bulunduğu, işbu bedelin ihtarnamede bilgileri yer alan banka hesabına 3 iş günü içerisinde gönderilmesi gerektiği ihtar edilmiştir. Müvekkilin cari hesap alacağı belirlenirken davacının alacağının da hesaba katılarak müvekkilin alacak miktarından düşüldüğü belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı Karşı Davalı Cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin, ayıplı, kusurlu, defolu mal teslimi söz konusu olmadığını, karşı davacı taraf, sahte fason sözleşmelerine ve olmayan cari hesap sözleşmesine dayanarak talepte bulunduğunu, karşı davanın reddine, karşı dava tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 178.439,96-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Karşı Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü’nün ...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 351.836,72-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;'' davacı ........’ ün işletme defteri kayıtlarına göre (davalının ticari defter kayıtlarındaki ödemelerin düşülmesi sonucunda), davalı ...... Tekstil Gıda Tur. İnş. İth. İhrc. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ nden 140.082,40-TL tutarında alacaklı olduğu, davalı ........ Tekstil Gıda Tur. İnş. İth. İhrc. San. ve Tic. Ltd.
Şti.’ nin ticari defter kayıtlarına göre, davalı ........’ ten 346.253,97-TL tutarında alacaklı olduğu, Tarafların arasındaki farkın, davacı ........’ ün ticari defterinde kayıtlı olmayan, davalı ........ Tekstil Gıda Tur. İnş. İth. İhrc. San. ve Tic. Ltd.
Şti. tarafından, davacı ........’ e düzenlenen 16.06.2023 tarih ve ...... nolu “reklamasyon” açıklamalı 486.336,57-TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, Makamınızca verilen yetki dahilinde dosya eki belge/bilgi kapsamı ile sınırlı olmak üzere, Davalı vekilince dosya ekine sunulu sözleşmelerin, 10.04.2023 tarihli fason sözleşmesinin ...... kodlu, 15.05.2023 tarihli fason sözleşmesi ...... kodlu, 18.05.2023 tarihli fason sözleşmesi ...... kodlu siparişlere ait olduğu, Fason sözleşmesine konu, ayıplı olduğu bellirtilen ..... kodlu siparişin siyah ve kahverengi olmak üzere 2 renk olması,
inspection raporunda incelenen eşyaların ...... kodlu 3 renk olması, sipariş teslim adeti 4.120 olmasına rağmen inspection raporunda 1.700 adet ürün üzerinden inceleme yapılmasının çelişki barındırması ve tarafımızca ayıplı olduğu beyan edilen eşyaların incelenememiş olması nedeniyle, davaya konu eşyalarda ayıp olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı...''şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden ek ve kök raporu alındığı bilirkişi ek ve kök raporunda belirtildiği üzere asıl dava yönünden davacının talep edebileceği toplam alacağın 140.082,40 TL olduğu anlaşılmıştır.
Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Reddedilen bu kısım yönünden davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
Karşı dava yönünden, ürünler üzerinde inceleme yapılamadığından ayıp iddiasına ilişkin tespit yapılamamıştır. Davalının iddiasını ispatlar nitelikte başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davalı karşı davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir.
HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur.
Buna göre; ayıp iddiasının davalı karşı davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca, davalı karşı davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/982, K. 2024/645, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama