KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/180 Esas
- Karar no
- 2024/1217
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/02/2024
- Karar yazım tarihi
- 17/12/2024
Karar Metni
1.002 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacının vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin iplik ithalat ve ihracatçısı olduğunu, davalı yana iplik sattığını ve fatura kestiğini, hizmet bedeli faturaları davalıya tebliğ edildiğini, yasal süresi içinde buna itiraz etmeyen davalının borcunu ödemediğini, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... esas sayılı dosyası ile kanuni İcra takibi başlatıldığını davalı tarafından itiraz edildiğini, itirazın iptali ile davalı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini beyan etmiştir. Sonuç ve talep olarak: itirazın iptalini, %20 ’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmili yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin şahıs işletmesi olduğunu, tüm ticari faaliyetleri tek elden kendisi tarafından yürütülmekte oluğunu, davacının mal ve ürünlerini sattığını iddia ettiği tarihler itibari ile yurt dışında bulunduğunu, davacı arasında herhangi bir ticari faaliyet gerçekleşemediğini, davacıya yapılan ödemelerin "Alaadin doruk fatura bedeli" açıklaması ile dava dışı üçüncü kişi tarafından gerçekleştirildiğini beyan etmiştir. Sonuç ve talep olarak: Davanın reddini, davacının %20 ‘den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, dava masraf ve karşı vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 93.927,21-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için 08/07/2024 tarihli celsede verilen ara karar uyarınca davalı şirketin inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı görülmüştür.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;''Davalının yasal defterlerini incelemeye sunmamış olması, buna mukabil davacı yasal defter kayıtları temel alınarak, şayet Bakırköy .....
İcra Dairesinin ..... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın, davacının talebine istinaden 93.927,21.TL tutarındaki asıl alacak yönünden iptali halinde; davacının takip öncesi faiz talebiyle alakalı, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 117.maddesi7 hükmü dikkate alındığında, davalıya herhangi bir ihtarname gönderilmemesi sebebiyle takip öncesi faizin hesaplanamayacağı, davacının takip talebi sonrası faiz talebine ilişkin;
takip talebi tarihinden (23.05.2023) dava tarihine (22.02.2024) kadarki reeskont avans faiz tutarının 20.642,76.TL olabileceği, davacının talep ettiği icra inkâr tazminatının kabulü halinde, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu 68.maddesine8 göre. 18.785,44.TL tutarında (93.927,21.TL X %20) olabileceği...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporu ile de belirtildiği üzere davalı tarafın inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini sunmadığı davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerine göre toplam alacağın 93.927,21 TL olduğu, davalı tarafın fatura tarihinde yurtdışında bulunması husususun taraflar arasında ticari ilişkiye veya fatura düzenlenmesine engel bir durum olmadığı,
inceleme gününde de defterlerini sunmadığı ve borçlu olmadığına ilişkin başkaca bir delil de bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafın defterlerine itibar edilerek gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne ilişkin belge olmadığı anlaşılmakla fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/180, K. 2024/1217, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama