KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2024
- Esas no
- 2024/287 Esas
- Karar no
- 2024/338
- Dava
- Tazminat (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/03/2024
- Karar yazım tarihi
- 25/03/2024
Karar Metni
800 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ait taşınmazın 05/05/2023 tarihinde davalı şirket tarafından kiralandığını, davalı şirketin taşınmazı işçilerin konaklaması için kiraladığını, kiraladıktan sonra işçileri tarafından kullanıldığını, müvekkil ile davalı şirket 1 yıllık kira sözleşmesi imzalandığını, davalı şirket müvekkile hiçbir bilgi vermeden dava konusu taşınmazı terk etmiş bu nedenle son dönem kiralarını ödemeyerek kiracının en temel borcu olan kira ödeme borcunu ihlal ettiğini,
ayrıca müvekkil konutunun durumunu kontrol etmeye gittiğinde davalı şirketin söz konusu taşınmazı özenle kullanmadığı müvekkilimiz tarafından eşyalı olarak kiralanan taşınmazın dolaplarını kırdığı koltukların üzerinde sigara söndürdüğü bu nedenle bu borcunu da ihlal ettiğini, müvekkil taşınmazda meydana gelen zararın tespiti için Büyükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesi ....
D.iş sayılı dosyasında tespit davası açtığını, taşınmazın zararının 46.700,00-TL olduğunu, belirterek davalı tarafından maddi olarak verilen 46.700,00 TL'nin tahsili ile müvekkile verilmesini talep ve dava etmiştir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerekmektedir.
Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunun 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir.
Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla, mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle görev noktasında incelenmiştir. Nitekim HMK'nın 4/1-a maddesine göre.
"Kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda..." Sulh Hukuk Mahkemeleri görevlidir.
Mülga 1086 sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak Sulh Hukuk Mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Somut uyuşmazlık taşınmaz kiralanması sonucu taşınmazda meydana gelen zararların tazmini istemine ilişkin olup ihtilafın kira sözleşmesine dayalı olduğu, bu hâli ile işbu dava kapsamında Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmakla (aynı yönde İBAM 36. HD. 2023/1964 Esas, 2023/1903) HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine dâir aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
(Emsal karar: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/658 esas, 2022/2216 karar sayılı kararı.)
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/287, K. 2024/338, 25 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama