KÜNYE
T.C. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/799 Esas
- Karar no
- 2024/960
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/10/2019
- Karar yazım tarihi
- 11/10/2024
Karar Metni
1.598 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 16.06.2018 tarihinde saat 03.00'da .... Mahallesi .....
Caddesi A Blok Sokak No: 15 adresinde elektrik panosundan kaynaklı yangın meydana geldiği, ekspertiz raporunda (EK-1) Genel ve Sınai Yangın Uzmanı Bilirkişi ....' nun belirttiği üzere, taşınmazdaki elektrik panosunun çok eski model olması nedeniyle kablolarda oluşabilecek izolasyon zayıflığına bağlı aşırı ısınma nedeniyle izolasyonun tutuşmasının yangına sebebiyet verdiği, söz konusu bu yangın ve yangın söndürme çalışmaları sebebiyle giriş kapı cam, ölçüm cihazları, duvarlar, pano, aydınlatma armatürleri, ofis demirbaşları vb. eşyaların hasara uğradığı,
bu hasarlara sebep olan elektrik panosu, yangın hadisesinin yaşandığı binanın ayrılmaz bir parçası olan laboratuvarda bulunmakta olup, laboratuvar binası ve yangına sebebiyet veren elektrik panosu .... A.Ş.'ne ait olduğu, müvekkil şirketin hasar sebebiyle ödeme yaptığı sigortalısı ..... ve Ortakları Kollektif Şirketinin davalının kiracısı olup, kira sözleşmesinin (EK-1) olarak sunulduğu, yangına ilişkin olarak tutulan ....
Daire Başkanlığının Yangın Raporunun da (EK-2) olduğunu, müvekkil sigorta şirketi, zarar gören sigortalı .... ve Ortakları Kollektif Şirketine söz konusu yangından kaynaklanan hasar nedeniyle 10.159,33 EUR tazminat ödediği, yapılan ödemeye ilişkin ödeme dekontu (EK-3) ile dosyaya sunulduğu, sigortalının karşılaşmış olduğu hasar ve zararın nedeni, binanın ayrılmaz bir parçası olan laboratuvara ait elektrik panosundan kaynaklandığı, söz konusu elektrik panosunun taşınmaz mâlikinin denetim ve gözetim yükümlülüğü altında bulunduğu, bina sahibinin meydana gelen olayda kusursuz sorumluluğu olduğu,
müvekkil sigorta şirketi, sigorta poliçesi kapsamında ödeme yaptığı tarih itibariyle, bina maliki olan ... A.Ş.’ne karşı Türk Ticaret Kanunu 1472. Maddesi uyarınca; ‘Sigortacı, sigorta tazminatı ödediğinde hukuken sigorta ettirenin yerine geçer Sigorta ettirenin gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder.
Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmü gereği rücu hakkı doğduğu, sigortalı .... ve Ortakları Kollektif Şirketi tarafından bina maliki olan ...'ye hitaben Bakırköy ....
Noterliğinin 16.09.2018 Tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiği, söz konusu ihtarnamenin muhataba 19.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği (EK--4), söz konusu bu ihtarname ile, bina maliki olan ...’ye müvekkil sigorta şirketi ......
Sigortanın rücu hakkının bulunduğunu, bina maliki olarak sorumluluğunun bulunduğu ihtar edildiği, bu ihtarnameye rağmen müvekkil ile hiçbir şekilde iletişime geçilmediği, bu durum karşısında müvekkil sigorta şirketi, huzurdaki davaya konu Bakırköy .....
İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile bina maliki ... aleyhine rücu hakkına dayanarak icra takibine başlandığı, davalı taraf ise zaman kazanmak ve icra takibini durdurmak amacıyla haksız şekilde borca itiraz ettiği, miktarı belirli ve likit olan alacağa karşı haksız şekilde itiraz eden borçlu aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ve %10 oranında para cezasına hükmedilmesi gerektiği, borçlu şirketin haksız itirazları üzerine tarafımızca arabuluculuğa başvurulduğu, İstanbul Bakırköy ....
İcra Müdürlüğü’nün .... dosyası bakımından tanzim edilen T.C. İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun 25.09.2019 tarih, ... Arabuluculuk Dosya No ve ... Arabuluculuk Büro Dosya Numaralı son tutanak (EK-5) İle anlaşamama şeklinde sonuçlandığı işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğu, sonuç olarak Sayın Mahkemenize sunmuş olduğumuz belgeler ile de desteklenen iddiaların mahkemece kabulü ile davalı tarafça huzurdaki davaya konu Bakırköy ....
İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptalinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Tekstil üretim sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirketin, davacı şirketle arasındaki fason üretim sözleşmesi kapsamında davacıdan fason üretim hizmeti aldığını, davacı tarafın bahse konu ürünler bakımından üretimi ve teslimi, sözleşme ve sipariş formlarında belirlenen teslim tarihlerine aykırı şekilde gerçekleştirdiğini, gecikme nedeniyle müvekkili şirket tarafından fason üretim sözleşmesi hükümlerine istinaden 25.09.2017 tarih, ... nolu reklamasyon faturasının düzenlendiğini, davacının kötü niyetli şekilde faturanın iadesi yoluna gittiğini,
faturaya dayalı alacaklarının taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiye ve hukuka uygun olduğunu, sonrasında düzenlenen faturaların da davacı tarafından iadesi üzerine tarafların biraraya gelerek müvekkili şirketin davacıya 68.686,00 TL tutarında ödeme yapması ve bu ödeme sonucu alacak kaydının reklamasyon faturası ile kapatılması konusunda anlaşma sağladıklarını, 13.08.2018 tarihinde 68.686,00 TL tutarında EFT işlemi gerçekleştirildiğini, ancak davacının mutabakata aykırı olarak icra takibi başlattığını, haklı gerekçe ile icra takibine itiraz edildiğini, ticari ilişki kapsamında gecikmeli teslim nedeniyle müvekkili şirketin zararının,
davacının alacak iddiasından çok daha fazla olduğunu, davacının reklamasyon faturalarını haksız şekilde iade ederek, müvekkili şirketin iyi niyetine dayalı olarak sağladığı mutabakata aykırı olarak kötü niyetle hareket ettiğini beyan ile davanın reddine, takip tutarının %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; davalının kiracısı olan dava dışı sigortalının işyerinde meydana gelen yangın nedeniyle, sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dava dışı sigortalısı .... ve Ortakları Kolektif şirketinin kiracı olarak bulunduğu ... Havalimanı Serbest Bölgesi içinde yer alan iş yeri, ... sayılı poliçe ile kobi paket sigortası ile teminat altına alınmıştır.
Sigortalının davalıdan kiraladığı işyeri, davalının T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü ile akdettiği 01.07.1996 tarihli sözleşme ile kurucusu ve işleticisi olduğu .... Havalimanı Serbest Bölgesi içindedir.
Mahkememizce davanın kabulüne dair verilen karar İBAM ..... HD. ..... Esas ve .... Karar sayılı ilamıyla Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olması nedeniyle kaldırılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138. maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 30/01/2017 tarihli .... E. ..... K. sayılı ilamında; "...Davanın açıldığı Ankara ..... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; davacının sigortalısının halefi olarak davalıdan rücuen tazminat isteminde bulunduğu, davacının sigortalısı olan şirket ile davalı arasında kira ilişkisi bulunduğu ve kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkta HMK'nun 4/a maddesi gereği Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş; davacı vekilinin başvurusu ile dosya, temyize konu kararı veren mahkemeye gelmiştir.
Mahkemece, davacının sigortalısının halefi olarak açtığı davada, BK'nun 58. maddesindeki (yeni TBK'nun 69. Md.) yapı malikinin sorumluluğu gereği dava açıldığı ve uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davanın genel hükümlere göre ilk açıldığı Ankara ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22/03/1944 Tarih E. ...., K. ..., RG. 03/07/1944 sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticarî dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun “Sulh hukuk mahkemelerinin görevi” başlığı altındaki 4. maddesinde de “(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda,
sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmüne yer verilmiştir.
(1086 Sayılı HUMK'nun 8/II-1 maddesinde de dava konusu şeyin değerine bakılmaksızın, kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinde görüleceği” şeklinde benzer düzenlemeye yer verilmişti).
Somut olayda, davacı sigorta şirketinin, sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu açıktır." denilerek, sigortalı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olması halinde, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna işaret edilmiştir. Yine sigorta şirketi tarafından, sigortalının halefi olarak açılan davada da, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. ...., K. ...., RG. 03/07/1944 sayılı kararı ve TTK'nın 1472.maddesi uyarınca görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki temel ilişki kira ilişkisi olduğundan, görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir ve halefiyet gereğince dava açan sigorta şirketi yönünden de aynı mahkeme görevlidir.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/799, K. 2024/960, 11 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama