KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2019
- Esas no
- 2018/918 Esas
- Karar no
- 2019/1044
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 24/09/2018
- Kararın yazılma tarihi
- 15/11/2019
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan 24/09/2018 tarihli dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili ile davalı şirket arasında süre gelen ticari ilişki bulunduğunu, bunun neticesinde müvekkilinin cari hesap ve faturalardan kaynaklı olarak davalıdan alacaklı olduğunu, borçlunun ödemeden kaçınması sebebiyle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile icra takibine giriştiklerini, takibe itirazla durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmilie karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin kat edilmemiş olduğunu, müvekkilinin cari hesap ilişkisinden kaynaklı muaccel hale geldiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı taraf davasını ıslah ederek alacak davasına dönüştürdüğü görüldü.
Dosyada ön inceleme aşaması tamamlanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, Küçükçekmece ... İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyasının bir sureti UYAP üzerinden dosyamız arasına celp edilerek incelenmiştir.
Davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne miktarda alacaklı olduğu hususlarında tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda ÖZETLE; Davacı şirketin, davalıdan 26.980,17.-TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı taraf dava dilekçesi ile, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, cari hesap kapsamında faturadan kaynaklı alacaklarının olduğunu, icra takibi yaptıklarını, itirazla durduğunu belirterek itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir. ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Davacı taraf davasını ıslah ederek alacak davasına dönüştürdüğü görülmüştür.
Davalı taraf cevap dilekçesi ile, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiklerini, davacıya borçlarının bulunmadığını, öncelikle icra takibindeki icra dairesine yönelik itirazda bulunduklarını, bunun öncelikle değerlendirilmesi gerektiğini, davanın reddini talep ettikleri görülmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ve davalı arasında ticari ilişki kapsamında alacak borç ilişkisinin bulunup bulunmadığı, varsa miktarının belirlenmesi olduğu, davacının ıslah dilekçesi kapsamında alacak davası itibariyle davanın dönüştürülmüş olduğu, bu hususlarda değerlendirme yapılması gerektiği görülmektedir.
Dava cari hesaptan kaynaklanan alacak davasıdır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup sunulan 22.07.2019 tarihli rapor denetime elverişli bulunmuştur.
Toplanan delillere göre;
Davanın cari hesap alacağından kaynaklandığı, davacının Kanuni defterlerini açılış ve kapanış tasdiklerini usulüne uygun olarak yaptırdığından HMK'nun 222. maddesine göre defter kayıtlarının lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiği, davanın 19.06.2019 tarihli celsesinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, aynı celsede HMK'nun 220/3 maddesine göre ticari defter ve belgelerin verilen sürede ibraz edilmemesi halinde ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz edilmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmez ise duruma göre belge konusunda diğer tarafın beyanın kabul edileceğinin ihtar edildiği,
duruşmada olan davalıya da bu yönde ihtarda bulunulduğu ancak buna rağmen davalının defter ve belgelerini ibraz etmediği, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği (Yargıtay 15. HD 2016/4087 esas, 2017/261 karar), incelenen davacı defterlerine göre,
tarafların cari hesapta mutabık oldukları, davacı tarafından dosyaya sunulan BA/BS mutabakatına göre raporda belirtilen belge adet ve tutarlarının karşılıklı olarak vergi beyannamelerine yansıtıldığı, bu durumda davacı tarafından düzenlenen fatura adet ve tutarında da tarafların mutabık kaldıklarının kabulü gerektiği, davacının bu faturaları defterlerine işlediği, sonuç olarak davacı alacaklının davalı borçludan 26.980,17 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Diğer yandan davacı her ne kadar ıslah dilekçesi ile ticari faiz talebinde bulunulmuş ise de, faiz başlangıç tarihinin belirtilmemiş olması nedeniyle dava tarihi faiz başlangıç tarihi olarak esas alınmıştır.
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/918, K. 2019/1044, 13 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama