KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2022
- Esas no
- 2021/290 Esas
- Karar no
- 2022/433
- Dava
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 30/03/2021
- Kararın yazılma tarihi
- 23/06/2022
Karar Metni
1.526 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; müvekillerinin aracı ile trafikte iken önündeki aracın aniden durması sonucu takip mesafesini koruduğu için nizami şekilde durduğunu, davalı aracın ise takip mesafesini korumadığı için kendi aracına arkadan çarptığını bu nedenle müvekillerinin aracının savuralarak önündeki araca çarptığını, kazada davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu davalı sigortacısı olan 2 nolu davalıya başvuru yaptıklarını fakat sonuç alamadıklarını belirterek kaza sonucu oluşan 2.000,00 TL araç değer kaybı, 2.000,00 TL tamir masrafı,
1.000,00 TL çekici masrafı ve 500,00 TL ikame araç masrafının davalılardan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş olup dava sırasında araç değer kaybını 15.000,00 TL'ye tamir masraflarını 24.218,32 TL'ye ikame araç masrafı talebini ise 750,00 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; kazanın varlığı, kusur durumu ve diğer hesaplamaların yapılması gerektiğini, ayrıca taleplerin poliçeleri bakımındanda değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen rapor sonuç kısmında özetle ; davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, toplamda KDV Dahil 24.218.32-TL hasar onarımının serbest piyasa şartlarına göre yeterli olacağı, 15 günde hasarın onarılabileceği, dava konusu ........ plakalı aracın, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğine göre Toplam Değer Kaybının 6.390,00-TL olduğu.
YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ hükümlerine göre, kaza tarihi itibariyle dava konusu ........ plakalı aracın 02.02.2020 tarihinden önce hasar kaydının olmaması nedeniyle araçta 15.000,00-TL Ticari/Piyasa Değer Kaybı oluşacağı, dava konusu ........
Plakalı aracın, serbest piyasadaki pazarlık payı da dikkate alındığında 02.02.2020 tarihindeki günlük kira bedelinin KDV hariç 50,00-TL olabileceği, 15 günlük tamir süresince araçtan yoksun kalma bedelinin yaklaşık KDV hariç 413.00-TL olduğu,
davacının ........ plaka sayılı aracında meydana gelen ve tespit edilen maddi hasar değer kaybı çekici ücreti olmak üzere tespit edilen toplam tazminat 39.000,00-TL'ye kadar, davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihinde yürürlükte olan ........ numaralı ZMMS poliçesinin araç başına 39.000,00-TL teminat limitleri dahilinde karşılanabileceği, davacının davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebileceği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeni ile tazminat (hasar tazminatı, değer kaybı tazminatı, çekici bedeli ve ikame araç tazminatı) davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacıya ait ........ plakalı aracın 02/02/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucunda hasar görmesinde davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, davacının davalılardan hasar tazminatı, değer kaybı tazminatı, çekici bedeli ve ikame araç tazminatı taleplerinin yerinde olup olmadığı hususlarıdır.
Taraflarca dayanılan ve uyuşmazlığın uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek nitelikte bulunan trafik kayıtları, hasar dosyası ve poliçe, kaza tespit tutanağı, Kocaeli ........ Asliye Hukuk Mahkemesinin ....... D.İş sayılı tespit dosyası ve bu dosyada aldırılan bilirkişi raporu vs. tüm deliller toplanmış ve mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davacı tarafça bildirilen tanıkların beyanları alınmıştır.
Davalı sigorta vekili tarafından cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de; davanın haksız fiilden kaynaklandığı ve TBK hükümleri uyarınca haksız fiil nedeniyle açılacak tazminat davalarında geçerli olan 2 yıllık zamanaşımı süresi geçmeden işbu davanın açıldığı anlaşılmakla zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça sunulan 28/02/2020 tarihli faturadan, dava dışı ....... Otomotiv firması tarafından davacıya dava konusu ........ plakalı araç için araç taşıma hizmeti verildiğine ilişkin KDV dahil 1.003,00 TL bedelli fatura düzenlendiği görülmüştür.
Dosyada mevcut başvuru dilekçesinin incelenmesinde; davacı vekili tarafından dava konusu kaza nedeni ile davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulduğu ve başvuru dilekçesinin 02/03/2020 tarihinde teslim alındığına ilişkin sigortanın kaşesi bulunduğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 02/03/2020 tarihini takip eden 8 iş günü sonu olan 12/03/2020 tarihi olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce kusur ve tazminat hesaplanması açısından makine mühendisi bilirkişisinden 27/02/2022 tarihli bilirkişi raporu aldırılmış, raporda özetle; davalı sürücünün tam ve asli kusurlu olduğu, araçta KDV dahil 24.218,32 TL miktarlı hasar meydana geldiği, araçta piyasa şartlarına göre 15.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, aracın serviste 15 gün kalması ve ikame araç alınmaması nedeni ile günlük 29,00 TL'den ikame araç tazminatının 413,25 TL olarak hesaplandığı görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunun teknik yönden yeterli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporuna itibar edilerek rapor hükme esas alınmıştır.
Kusur durumunun son tahlilde mahkememizce değerlendirilmesi gerekmiş; kazada davalı sürücü .........'ın ........ plakalı aracı ile davacının ....... plakalı aracına arkadan çarptığı, bu çarpmanın etkisi ile davacının aracının da önündeki ...... plakalı araca çarptığı, davacı sürücünün aracına arkadan çarpan bir aracın söz konusu olmadığı, bu hususun gerek kaza tespit tutanağı ve gerekse alınan tanık beyanlarından açıkça anlaşıldığı görülmekle; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün takip mesafesini korumayarak KTK'nun 84.maddesinde yer alan asli kusurlu hallerden arkadan çarpma kuralını ihlal etmesinin etkili olduğu,
davacı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesine herhangi bir etkisi ve alması gerekirken almadığı bir özen yükümlülüğünün ve kurala aykırılığının bulunmaması nedeni ile atfı kabil kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu bulunduğu sonuç ve kanaatine varılarak bu konuda bilirkişi raporun mahkememizce itibar edilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan talep artırım dilekçesi ile; dava dilekçesinde talep edilen hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatı taleplerinin bilirkişi raporu doğrultusunda artırıldığı, değer kaybı tazminatı talebinin toplam 15.000 TL'ye, hasar tazminatı talebinin ise toplam 24.218,32 TL'ye yükseltildiği görülmüştür.
Davalı sigorta vekili tarafından, davacının talep artırım dilekçesi ile artırılan değer kaybı tazminatı ve hasar tazminatı kalemlerine karşı zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de; davanın HMK'nun 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davacı tarafın bu tazminat kalemlerinin miktarlarının ancak teknik yönden bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacak olması ve bu nedeni ile belirsiz alacak davası şeklinde talep edilebileceği, belirsiz alacak davalarında talep edilen tazminat kalemlerinin tamamı açısından dava açılmakla zamanaşımının kesileceği anlaşılmakla talep artırımına karşı ileri sürülen zamanaşımı definin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller muvacehesinde; davalı sürücünün tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza nedeni ile davacının zararlarından TBK ve KTK hükümleri uyarınca davalı ZMM sigortacısı şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu bulundukları (aşağıda belirtildiği üzere davalı sigortanın ikame araç yönünden sorumluluğu bulunmadığı), davacının tazminattan indirim gerektiren herhangi bir müterafik kusurunun bulunmadığı, davalı sigortanın sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı ise de talep edilen tazminat miktarları itibariyle poliçe limitleri içerisinde kaldığı anlaşılmıştır.
Bu kabul doğrultusunda; davacının aracının tamiri için gerekli miktarın bilirkişi tarafından saptanan ve mahkememizce de uygun bulunan 24.218,32 TL olduğu, yine araçta piyasa şartlarına göre 15.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, davacı tarafça sunulan ve yukarıda belirtilen fatura içeriğine göre kaza sonrasında davacının aracının çekilmesi için yapılan giderin taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL olarak talep edilmesinin uygun olduğu, işbu nedenle davacının araç hasar tazminatı , değer kaybı tazminatı ve araç çekici ücreti tazminatı taleplerinin tümden kabulünün gerektiği, ikame araç tazminatı yönünden ise;
davalı sigorta şirketinin ikame araç tazminatı yönünden bu tazminat kaleminin doğrudan zarar olarak değerlendirilemeyecek olması nedeni ile sorumluluğu bulunmadığı, bu tazminat kalemlerinin sigorta poliçesi ile de teminat altına alınmadığı,
dolayısıyla bu tazminat kalemi yönünden davalı sigorta şirketine açılan davanın reddi gerektiği, davalı sürücü yönünden ise alınan teknik bilirkişi raporuna göre davacının toplam 413,25 TL ikame araç tazminatı talep edebileceği anlaşılmakla davalı sürücü yönünden ise davanın kısmen kabulünün fazlaya ilişkin kısmın ise reddinin gerektiği, davalı sürücü yönünden tazminat hukukunun genel ilkeleri yönünden haksız fiil tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ....... Hakim ...... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/290, K. 2022/433, 23 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama