İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/281 K.2024/247

Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/281Karar2024/247Tarih29 Şubat 2024Okuma10 dk · 2.012 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
29 Şubat 2024
Esas no
2023/281 Esas
Karar no
2024/247
Dava
Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması
Dava tarihi
26/03/2023
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
15/03/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.012 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE. Taraflardan ... ve ...’in muris ... 'in mirasçıları olduğunu, muris .... ’in ölümünden önce .... İnşaat Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 1/2 hissesine sahip ortağı olduğunu, murisin 10.12.2022 tarihinde vefat ettiğini, mirasen intikalle mirasçılarının şirket ortağı ve hissedarı konumunda olduğunu, küçük ... için Büyükçekmece ....

Sulh Hukuk Mahkemesince bu şirketle ilgili olmak üzere temsil kayyımı atandığını, murisin ölümünden sonra, mirasçılara şirketteki ortaklıklarının kabul edilmediği belirtilerek diğer ortak tarafından hisseleri için değer takdir ve teklif edildiğini, ancak bu teklif tüm mirasçılar tarafından reddedilerek, usulsüzlükler yapıldığı ileri sürülerek bu konuda yasal hakların kullanılacağı beyanıyla cevap verildiğini, bu defa şirkete ait ...

Plaka sayılı ... marka ve tip araç, kasko değeri 2.894.612TL iken, çok daha düşük bedel ile 13.01.2023 tarihinde 2.425.743,00 TL’ye şirket ortağı ...'e satılarak ... plaka numarasını aldığını, keza yine aynı şirkete ait ... plakalı.... marka ve tip araç, kasko değeri 798.779.00 TL iken, değerinden çok ucuz gösterilerek 13.01.2023 tarihinde 110.743.00 TL’ye ....’e satılarak .... plaka numarasını aldığını, keza yine aynı şirkete ait ... plakalı .... marka ve tip araç, kasko değeri 419.500,00 TL iken, değerinden çok ucuz gösterilerek 13.01.2023 tarihinde 309.674.00 TL’ye .... ’ye satılarak ... plaka numarasını aldığını, Bodrum ....

Noterliğince düzenlenen satış sözleşmelerinde Şirket adına satışa temsile yetkili olarak ...’in imza attığını, araçlardan birini alanın bizzat ...'in eşi ... olduğunu, hatta ......’in, şirketçe eşi tarafından eşine satılan araca alıcı vekili olarak imza koyduğunu, satışların tümünün muvazaalı ve hileli satış olduğunu, satış sonrası şirket kasasına giren tek bir kuruş olmadığını, şirket yetkilisi ve müdürü ...’in yetkisini kötüye kullandığını, bu suç ve konuya ilişkin CBS ve şikâyet haklarının kullanılacağını, ayrıca yapılan intikal ve satışların iptali için arabuluculuğa tabi olması nedeniyle ayrı bir dava ikame edileceğini,

şirket ortağı ...’in diğer ortak mirasçıların hakkını gasp ettiğini, şirket genel kurulundan araç satışına dair bir yetki verilmediğini, bu konuda alınmış bir karar olmadığını, TTK’nın 549-561 maddeleri gereği şirket müdürünün sorumluluğu yerine getirilmeyerek şirkete ait mal varlığının zararına ve muvazaalı olarak elden çıkarılarak zarara uğratılması nedeniyle ...

Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne kayyım atanmasına, gecikmesinde telafisi imkânsız zararların oluşma ihtimali nazara alınarak, tedbiren şirketin tüm mal varlığına tedbir konulmasına, şirketin UYAP sisteminden tespit edilecek taşınır taşınmaz mal varlığına, banka hesaplarına ve kredi kartlarına, varsa deniz ve hava taşıtlarına tedbir konulmasına, şirket müdürünün görevden alınarak acilen ve tedbiren kayyım atanmasına, davalı tarafça satılan ve yeni plaka no alan araçların (... plakalı araçların) üzerine tedbir konulmasına,

işbu dava dilekçesinin ihbar edilen olarak .... ’a tebliğine, harç, masraf ve vekâlet ücretinin davalı şirket müdürüne yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE.

Davacıların hiçbirinin iş bu davayı açmakta hukuki menfaati olmadığı gibi aktif veya pasif husumet ehliyeti - taraf sıfatı olmadığını, usulen davanın reddi gerektiğini, olayların izahatı bölümünde anlatıldığı üzere davalı şirketin TTK m. 596 hükmü uyarınca tek taraflı olarak davalıların miras geçişini reddetme hakkı olduğunu, bu hak için herhangi bir nedene dayanılmasının zorunlu olmadığını ve reddin ne şekilde yapılacağının yasada açıkça işaret olunduğunu, TTK m. 596 kapsamında davalı şirket tarafından usulüne uygun olarak işbu davanın davacısı olan mirasçılara miras suretiyle oluşan pay geçişinin onaylanmadığını,

miras payı itibari ile paylarına düşen bedel bildirilerek ortak ... tarafından devralınması talebinin bildirildiğini, talebin mirasçılardan .... tarafından şahsen, ... ve ... vekili Av. ... tarafından vekâleten reddedildiğini, bunun üzerine aynı maddenin devamı niteliğinde olan TTK m. 597 uyarınca taraflar bedel üzerinde anlaşamadığından Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...

E. sayılı dosyası ile dava ikame edilmiş olup esas sermaye değerinin belirlenmesinin talep edildiğini, söz konusu davanın derdest olduğunu, neticelenmesi ve kesinleşmesi akabinde mahkemece belirlenen bedelin mirasçılara tevdii mahalli tayin edilmek sureti ile ödeneceğini, ticaret sicil müdürlüğünden gelen sicil dosyası incelendiğinde de yine iş bu davanın davacılarının şirkette hiçbir sıfatı olmadığının, ortak olmadığının, müvekkili davalı ...'in tek başına şirketi temsil etme ve karar alma yetkisine sahip olduğunun da görüldüğünü,

yasa açık ve net bir biçimde tek taraflı olarak davalı şirkete miras geçişini red hakkı tanımakta olup bu hak kullanılarak miras geçişinin reddolunduğunu, ticaret sicil müdürlüğünden gelen sicil dosyası incelendiğinde davacıların müvekkili şirkette hiçbir sıfatının olmadığının, hissedar dahi gözükmediğinin ortada olduğunu, davacı yanın iş bu davada aktif veya pasif husumet ehliyeti - taraf sıfatı olmadığı gibi kesinlikle hukuki menfaati de olmadığını, davanın hem usulen hem de esasen tüm bu nedenlerle reddi gerektiğini, fazlaya ilişkin beyan, dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla,

davacı yanın iş bu davada aktif veya pasif husumet ehliyeti – taraf sıfatı olmadığı gibi kesinlikle hukuki menfaati de olmadığından davanın usulden reddini, en nihayetinde davanın tüm talepler yönünden esastan reddine, tüm tedbir taleplerinin ve temsilci kayyım atanması taleplerinin reddine, tensip zaptındaki 13,14,15 ve 16 numaralı ara karardan rücu ile denetçi kayyım atanması ara kararından dönülmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Davalı şirketin İstanbul Ticaret Müdürlüğünden celp edilen şirket kayıtları, 16/05/2023 tarihli kayyum raporu, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası, bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İş bu dava, davalı .... İnşaat Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin şirket müdürü olan davalı ...' in TTK 630/2 md gereğince haklı nedenle yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması talebine ilişkindir.

Somut olayda davacıların .... 'in mirasçısı oldukları, İTSM kayıtları uyarınca muris .... ’in davalı şirketin 1/2 hissesine sahip ortağı ve davalı ile birlikte şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, murisin 10.12.2022 tarihinde vefatı üzerine davalı şirket ortağı ... tarafından TTK m. 596 hükmü uyarınca davacıların miras paylarına göre ortaklık taleplerinin kabul edilmediği ve TTK m. 597 uyarınca taraflar bedel üzerinde anlaşamadığından Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. sayılı dosyası ile dava ikame edildiği ve iş bu davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.

Davalı taraf, davacıların taraf sıfatının bulunmadığını iddia ettiği için öncelikle aktif husumet sorunu el alınmış ve yapılan değerlendirmede. TTK m. 630/2 hükmü, her ortağa mahkemeye başvurmak suretiyle müdür ya da müdürlerin görevden alınmasını, yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin sınırlandırılmasını ya da kaldırılmasını talep etme imkanı tanınmıştır.

Davacıların ortaklık sıfatı olmamakla beraber TTK m. 596/1 uyarınca “Esas sermaye payının, miras, esler arasındaki mal rejimine iliskin hükümler veya icra̧ yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer.”.

Bu hallerde genel kurulun onayı aranmaz ve limited şirket sözleşmesiyle de geçiş genel kurulun onayına bağlanamaz (Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, İstanbul 2020, s. 560). Zira esas sermaye payına sahip olan gerçek kişi ortağın ölümüyle, terekesine dahil olan tüm malvarlığı unsurları (ve bu meyanda esas sermaye payı) kendiliğinden (ipso iure) külli halefiyet ilkesi gereğince mirasçılarına intikal eder.

Bir başka deyişle, esas sermaye payı ve ona bağlı tüm haklar ölüm anında mirasçılara intikal eder. Genel kurulun gündemi, devralanın onaylanmasına veya reddine ilişkin değil, kanunen intikal eden esas sermaye payının iktisap edenden satın alınıp alınmayacağına ilişkindir (Hanife Doğrusöz Koşut, Limited Şirkette Oy Hakkı, İstanbul 2021, s. 330). Zira payı kanunen devralan, zaten intikal anından itibaren ortak sıfatını kendiliğinden iktisap etmiştir.

Bu açıklamalar ışığında davacı mirasçılar murislerinin ölümü ile payları iktisap ettiklerinden ortaklık sıfatları kendiliğinden oluşmuş olup, bu sebeplerle davacıların TTK m. 630/2 çerçevesinde açtıkları iş bu davada taraf sıfatının bulunduğu kanaatine varılmış ve davalının bu yöndeki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.

Dosyada mübrez, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları uyarınca, davalı ...' in ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürü olarak atandığı ve hali hazırda bu görevi ifa etmesi nedeniyle pasif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak TTK 630/2 uyarınca yöneticinin azli talebi ve sorumluluk davaları, yalnızca idare ve temsil yetkisinin kaldırılması istenen yöneticiye karşı açılabileceğinden, somut olayda davacı taraf azil talebini yönetici dışında ayrıca şirkete karşı da yöneltmiş olduğundan, davalı şirket yönünden azıl talebinin pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.

Dosyada mübrez davalı şirketin ticaret sicil kayıtları uyarınca; TTK 630/2 uyarınca yöneticinin azli taleplerinde yetkili mahkeme şirketlerin merkez adreslerinin bulunduğu yer mahkemeleri olup, somut olayda davalı şirketin faaliyet adresi itibariyle mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.

İş bu usulü değerlendirmeler neticesinde esasa ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;

Somut olayda davacı taraf, şirket müdürü olan davalı tarafından şirkete ait araçların değerinden düşük fiyata kendisi ve eşi adına satın alındığını, şirket müdürünün sorumluluğu yerine getirilmeyerek şirkete ait mal varlığının zararına ve muvazaalı olarak elden çıkarılarak zarara uğratıldığından bahisle azlini talep etmiştir.

Mahkememizce davacının iddiaları şirket kayıtlarını incelemeyi zorunlu kıldığından, Mali Müşavir ve Makine Mühendisi bilirkişi eliyle şirket kayıtları ve bahsi geçen araçların gerçek değerleri incelenmiş ve yapılan tespit ve değerlendirmeler, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmıştır. Buna göre; bahse konu şirkete ait araçların gerçek değerlerinin toplamının 4.200.000,00 TL olduğu, ancak toplam 2.846.160,00 TL'ye satıldıkları, dolayısıyla araçların piyasa rayiç satış değerlerinin 2.841.960,00 TL altında satılarak şirketin zarara uğratıldığı tespit edilmiştir.

Mali Bilirkişi tarafından yapılan incelemeler neticesinde de, araç satışından elde edilen paranın 420.417,00 TL’sinin şirket banka hesabına yatırılmış olduğu, 2.425.743,00 TL’sinin ise davalı müdür ... cari hesabına borç olarak kaydedildiği tespit edilmiştir.

Bu deliller ışığında limited şirketlerde TTK md. 630 (2) ye istinaden her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Bununla birlikte limited şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını isteyen ortağın haklı nedenlerin varlığını ispat etmesi gerekir. Haklı sebeplerin neler olabileceği TTK md. 630 (3)’de örnekseme yoluyla sayılmıştır. Buna göre, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.

6102 s. TTK md. 626’da özen ve bağlılık yükümlülüğü rekabet yasağı ile birlikte aynı başlık altında düzenlenmiştir. Özen yükümlülüğü ve şirketin menfaatlerinin gözetimi şirket ortağı olsun olmasın bütün yöneticileri kapsar. Madde dikkatle incelendiğinde “özen yükümlülüğü” ile “şirket menfaatinin gözetilmesi” kavramlarının birbirinden ayrıldığı görülmektedir. Özen yükümlülüğü ile kastedilen, müdürlerin iş ve işlemlerde göstermeleri gereken dikkat, ciddiyet ve bilimselliktir. TTK md. 626 da düzenlenen bağlılık yükümlülüğü müdürler bakımından kanundan doğan bir yükümlülüktür ve müdürün kendisine özel menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren davranışlarını bağlılık yükümünü ihlâl eden ayrı bir kategori olarak kabul edilmiştir.

Tüm bu açıklamalar ve deliller ışığında; şirket yetkilisi olan davalının şirket müdürü olarak şirkete ait araçları piyasa değerinin çok altında satarak şirketi zarara uğrattığı ve araç satışından elde ettiği paranın bir kısmını şirket hesaplarına aktarmayarak şirkete karşı borçlanma yasağına aykırı davranmış ve özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Bu sebeplerle, davalının haklı nedenle azil koşulları oluştuğu takdir ve sonucuna varılarak davalı ...' in TTK 630/2 md gereğince haklı nedenle yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,

-İstanbul Ticaret Sicil Md ' de ... sicil numarası ile kayıtlı davalı ... İnşaat Turizm İthalat İhracat San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin şirket müdürü olan davalı ...' in TTK 630/2 md gereğince AZLİNE,

-Davalı .... Turizm İthalat İhracat San. Ve Tic. Ltd. Şti'yi yönünden davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,

2-Şirketin organsız kalmaması için yetkili organlar tarafından yeni bir şirket müdürü seçilene kadar denetim kayyımı olan ...'ın yönetim kayyımı olarak görevlendirilmesine,

Karar kesinleşene kadar denetim kayyumu olarak görevine devam etmesine,

3-Kayyımın emek ve mesaisine karşılık olarak aylık 10.000,00 TL ücret takdirine, kayyım ücretinin dava dışı şirket hesaplarından karşılanmasına,

4-İİK 179/a2 maddesi gereğince iş bu kararın İİK 166/2 maddesindeki usul ile ilanına ve ticaret siciline tesciline,

5-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 179,90-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 247,70-TL karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

6-Davacılar tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı ile 179,90-TL peşin harcın davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 1.290,00 TL posta ve yazışma gideri, 16.000TL bilirkişi ücreti, 5.000TL kayyım ücreti olmak üzere toplam 22.290,00TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 11.145,00 TL'nin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

9-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine,

10-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,

11-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/02/2024

Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/281, K. 2024/247, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. Deliller
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/281
Karar No
2024/247
Tarih
29 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/282 K.2024/42
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/282 K.2024/77
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/282 K.2024/141
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/282 K.2024/164
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/282 K.2024/93
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/283 K.2024/106

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.