KÜNYE
T.C. Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Esas no
- 2023/982 Esas
- Karar no
- 2024/315
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 10/07/2020
- Kararın yazılma tarihi
- 08/04/2024
Karar Metni
1.396 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; davalı ile imzalanan üye işyeri sözleşmesi ve sair sözleşmeler çerçevesinde davalı borçluya müvekkil bankaca POS cihazının tahsis edildiği, davalı tarafın yaptığı bir kısım hukuki işlemler neticesinde hesabına alacak kaydedildiği, ancak işlemin muhatabı gibi görünen kredi kartı sahiplerinin yapmış olduğu başvurular ve itirazlar ve düzenlenen belgelerin gerçeği yansıtmadığı yönündeki itirazlar nedeni ile yapılan tahsilatların iade edilmesi gerektiği, davalının haksız ve sebepsiz olarak esasen olmadığı düşünülen ticari ilişkilere istinaden davalının hesabına alacak kaydedildiği,
ilgili mevzuat ve sözleşme hükümleri gereği iadesi gerektiği ancak geri ödenmemesi üzerine yasal hükümler ve sözleşmesel kabuller gereğince esasen gerekmemekle birlikte borçlulara hesaplarının katı borcun ödenmesi ihtar keşide edildiği, keşide edilen ihtara rağmen borçların ödenmemesi üzerine ödenmeyen alacakların tahsili için müvekkili banka tarafından yasal işlemlere başlanıldığı, bu çerçevede borçlular aleyhine Bakırköy ....
İcra müdürlüğü .... esas sayılı dosyasıyla genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, davalının müvekkili bankaya borçlu olduklarını bilmesine karşın haksız ve kötü niyetli olarak müvekkil banka tarafından başlatılan icra takibine itiraz ettiği, davalıların faiz oranına itirazlarının yersiz olduğu davalının müvekkili bankanın talep ettiği gecikme tazminatı mahrumiyeti oranının bizatihi imzaladıkları sözleşme hükümlerine uygun olduğunu davalının bildiğini,
müvekkili bankanın sözleşmenin yasal takibe intikal eden müşterilere ilişkin uygulanacak gecikme tazminatı payı mahrumiyeti oranının belirlenmesi noktasında kendisine tanıdığı yetkilere rağmen iyi niyetli bir yaklaşım gösterdiği ve davalının kredi kullandırımında uygulanan gecikme tazminatı mahrumiyeti oranı neyse kanuni takipte de bu oranları talep ettiği, bu sebeple davalı borçlunun tüm taşınır, taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki malları üzerine öncelikle teminatsız aksi kanaat olması halinde belirlenecek teminat miktarı karşılığında ihtiyati haciz konulmasına,
davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı ... yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; dava konusu olayda uyuşmazlık konusunun iki tarafın da ticari işletmesiyle alakalı olmadığı görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğu, iş bu davanın esasa girmeden usulden reddedilmesi gerektiği, müvekkili ile davacı şirket arasında bankacılık hizmeti işlerinden kaynaklı olarak ticari ilişkisi bulunmadığı ve iddia edildiği şekilde müvekkilinin davcı tarafa bankacılıktan kaynaklı veya başka bir nedenle borcu bulunmadığını, davacı ve alacaklı tarafın, iddia ettiği alacağını neyden ve hangi dönemden kaynaklandığını somut olarak açıklamadığı,
zira takip talebine de borcun dayanağı belgeler eklenmediği ve müvekkiline tebliğ edilmediği, bu nedenle dava dilekçesinde belirtilen sözleşmedeki içerik ve imzaya ilişkin itirazları saklı tutuklarını, tarafların ticari defterlerinin incelendiğinde aralarında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığının tespit olunacağı izah edilen nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Bakırköy .... İcra dairesinin .... icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının .... Bankası, borçlunun .... Anonim Şirketi olduğu, takibe konu alacağın 58.497,51TL olduğu, ödeme emrinin 24/10/2019 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun itiraz ettiği takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca pos cihazı kullanımına ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının dava dilekçesinden özetle, davalı ile imzalanan üye işyeri sözleşmesi ve sair sözleşmeler çerçevesinde davalı borçluya müvekkil bankaca POS cihazının tahsis edildiği, davalı tarafın yaptığı bir kısım hukuki işlemler neticesinde hesabına alacak kaydedildiği, ancak işlemin muhatabı gibi görünen kredi kartı sahiplerinin yapmış olduğu başvurular ve itirazlar ve düzenlenen belgelerin gerçeği yansıtmadığı yönündeki itirazlar nedeni ile yapılan tahsilatların iade edilmesi gerektiği, keşide edilen ihtara rağmen borçların ödenmemesi üzerine ödenmeyen alacakların tahsili için müvekkili banka tarafından yasal işlemlere başlanıldığı, itirazın iptalinin talep edildiği,
Davalı tarafın cevap dilekçesinden özetle; dava konusu olayda uyuşmazlık konusunun iki tarafın da ticari işletmesiyle alakalı olmadığı, görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğu davalı taraf ile davacı şirket arasında bankacılık hizmeti işlerinden kaynaklı olarak ticari ilişkisi bulunmadığı, davacı tarafa bankacılıktan kaynaklı veya başka bir nedenle borcunun bulunmadığını, davacı ve alacaklı tarafın, iddia ettiği alacağını neyden ve hangi dönemden kaynaklandığını somut olarak açıklamadığı, davanın reddini talep ettiği,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasına ilişkin itirazın iptali ile, icra inkar tazminatı, kötüniyet tazminatı, mahkememizin görevine yönelik olduğu anlaşıldığı,
Mahkememizce yapılan ilk yargılama sonucunda verilen kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 'nin ... esas .... karar sayılı kararında incelenmesi sonucunda; "Her ne kadar davalı tarafça görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu iddia edilmişse de, tarafların her ikisinin de tacir oldukları, aralarındaki sözleşmenin ticari işletmeleriyle ilgili olduğu, bu nedenle TTK’nun 4/1. maddesi uyarınca görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin göreve ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir.
İcra takibine konu edilen alacak, taraflar arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesi kapsamında davalı şirkete verilen pos cihazlarıyla kredi kartlarından davalı tarafından tahsil edilen bedellere kart hamillerinin yaptıkları itirazlar, yani ters ibraz (chargeback) sonucu davacı bankanın yaptığı ödemelerden kaynaklanmaktadır. Davalı taraf, bu ödemelerin öğrenci velileri ile yapılan sözleşmeler nedeniyle alınan öğrenim ücretlerine ilişkin olduklarını, kendilerine ait özel okulun faaliyetine son vermesine rağmen, başka bir özel okulda faaliyetlerine devam edeceklerini, bu nedenle davacının kart hamillerine iade yapmasının usulsüz olduğunu savunmaktadır.
Alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre davacı bankanın davalı şirketten bu ödemelere ilişkin mail yoluyla bilgi istediği, davalı tarafça iade isteyen kişilerle aralarında sözleşme yapıldığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece taraflar arasında imzalanan üye iş yeri sözleşmesinin tamamının dosya içine getirtilmediği görülmüştür.
Bu durumda Mahkemece sözleşme örneği dosya içine getirtilerek, ayrıca davalının bilirkişi raporuna yaptığı itirazları ve savunmaları da incelenerek, gerekirse davalının ticari kayıtları üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle, davacı bankanın itirazlar sonucu kart hamillerine yaptığı ödemelerin davalının iddia ettiği gibi özel okul öğrenim ücretleri olup olmadıkları, iade edilmelerinin gerekip gerekmediği, bu tahsilatların davacının iddia ettiği gibi esasen olmayan ticari ilişkiler nedeniyle yapılıp yapılmadığı,
davacının iade işleminin taraflar arasındaki sözleşmeye ve mevzuata uygun olup olmadığının tespiti için bankacılık konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak değerlendirme yapılması gerektiği kanaatiyle, davalı tarafın savunmaları hiç değerlendirilmeden, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle, davalının istinaf isteminin kabulüne, ilk derede mahkemesinin kararının kaldırılarak, dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir." denilerek kararın kaldırıldığı,
Kaldırma kararı sonrasında yargılamaya devam olunarak davacı bankadan üye işyeri sözleşmesinin celp edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. Maddesinde harcama belgesi düzenlemesine ilişkin sürecin, sözleşmenin 4. Maddesinde harcama belgesi düzenlenirken dikkat edilmesi gereken hususların, sözleşmenin 8. Maddesinde harcama belgesi tutarının üye işyerinden tahsil edilememesi sürecenin, sözleşmenin 15. Maddesinde mail order uygulamasına ilişkin düzenlemenin açıklandığı,
Taraflar arasındaki üye işleri sözleşmesinde ... AŞ'nin 4 tanesi İstanbul ilinde bir tanesi Ankara ilinde olmak üzere 5 okul ismi belirttiği, MEB'e yazılan yazıya 31.1.2024 tarihinde cevap verildiği, okulların kapanış tarihlerinin ayrı ayrı belirtildiği, kaldırma kararından önceki raporda, işlem tarihlerinin 2018 yılı 12. Ayına ilişkin olduğu, BKM bildirim tarihlerinin 2019 yılının 3-4-5-7. Aylarına ilişkin olduğu, 2019-2020 dönemi için erken ödeme gerçekleştirildiği, okul tarafından velilere gönderilen yazıda 29.4.2019 pazartesi tarihi itibariyle tüm idari ve akademik kadro ile eğitimin .... Kampüsünde sürdürüleceğinin 27.4.2019 cumartesi günü Anaokulu, ilkokul, ortookul, lise velilerinin .... okullarında beklendiğinin belirtildiği,
Davacı tarafın chargeback ödemelerine ilişkin davalı tarafa rücu edebilmesi için bu süreçten davalı tarafı haberdar etmesi gerektiği, davacı tarafın mail yazışmaları sunduğu, bu itirazların bankanın ....
Şubesi ile yapılan iç yazışmalara ilişkin olduğu, sadece 11.3.2019 tarihli mailin dilanbuyuk @.... gönderildiği, bu mailde 2.676,00 TL'nin talep edildiği, dava değerinin bu miktardan daha fazla olduğu, davacı tarafın kesin sürede bilirkişi ücreti yatırmaması sebebiyle bankacı bilirkişiden BAM kararında detayları belirtilen içerikte rapor alınamadığı, davacının kaldırma kararından sonraki duruşmada tekrardan süre istediği, davalı tarafın buna muvafakati olmadığı, usuli kazanılmış hak şartları oluşması sebebiyle davacı tarafa tekrardan süre verilmediği, davalı tarafın isticvabına karar verildiği,
ancak davalı tarafın isticvab duruşmasına katılmadığı, bununla birlikte alınan hüküm kurmaya elverişli bir rapor olmadığından davalının isticvap duruşmasına katılmamasının da sonuca etki etmeyeceği, davacının davasını ispat edemediği değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim .... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/982, K. 2024/315, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama