KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2018
- Esas no
- 2017/417 Esas
- Karar no
- 2018/397
- Dava
- Alacak (Uluslarası Hava Taşımacılığından Kaynaklı
- Dava tarihi
- 03/05/2017
- Karar yazılma tarihi
- 03/05/2018
Karar Metni
861 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle.
08/09/2016 tarihinde müvekkili ile davalı arasında akdi ilişki olarak hava taşıması yapıldığını, Almanya Berlin - Türkiye İstanbul uçuşunda eşyalarının bulunduğu bagajın müvekkilinden teslim alındığı, ancak varış yeri olan Atatürk Havalimanı'nda bagajın müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin bagaj bilgilerini ileterek müracaat yaptığını, bagaj bilgilerini ileterek kayıp bildiriminde bulunduğu ve bagaj içinde bulunan eşyalar hakkında detaylı bilgi verdiğini, davalının sorumluluğunun ihmali sebebiyle davacının özel ve kişisel eşyalarının kaybı yanısıra elektronik mühendisi olarak çalıştığı ...
A.Ş firmasıyla ilgili AR-GE nitelikli eşyalarında kaybına sebebiyet verildiği, davacının Berlin'de düzenlenen ....
Fuarı'na katılım sebebiyle Almanya'ya seyahat yaptığını, davacının iş amaçlı katılımının yanısıra dinlenme gezi ve kültürel amacıda düşünülerek o ülkedeki o ana ait kullanılmış eşyalar ve fotoğrafların, hatıralarında ortadan kalkması nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığı, 100 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın kayıp tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıyla arasındaki taşıma sözleşmesine uygun olarak davacının bagajını İstanbul'a getirdiği, bagaj teslim bandına bıraktığı, kayıptan sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, olayda montreal konvensiyonu hükümlerinin uygulanacağını, bu kapsamda sınırlı sorumluluk ilkesinin gözetilmesini gerçek zararın tespitini manevi tazminat talebinin mümkün olmadığını, manevi tazminat talebininde konvensiyon gereği sınır içinde değerlendirilmesini davacının zararının ispat edemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava, davalı tarafından taşınan bagajın kaybı nedeniyle talep edilen maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 20/03/2018 havale tarihli raporunda; montreal konvensiyonu 17/2 gereği davalının taşıma sürecinde bagajda meydana gelen hasar ve zayi zararından sorumlu olduğunu, 22/2 maddesi gereğince sorumlu tutulacağı zararın 1.131,00 SDR ile sınırlı olduğu,
söz konusu sorumluluğun üst sınırının maddi manevi tazminat ayrımı olmaksızın tüm tazminat bakımından uygulanacağını, davalının teslim aldığı bagajın davacıya teslimine kadar geçen süre içerisinde yer hizmeti veya hava alanı yer hizmeti firmaları davalının ifa yardımcıları olup, bu kişilerin kusurundan da davalının sorumlu tutulacağını, davacının iş için seyahat ettiği gözetildiğinde bagajda belirtilen miktarda mal bulunduğunun kabul edilebileceğini, ancak söz konusu eşyaların kullanılmış olmaları nedeniyle %30 oranında değer düşmesi kabul edilirse 6.574,40 TL %40 oranında değer düşmesi kabul edilirse 5.617,20 TL tazminata hükmedilebileceği,
davacının montreal konvensiyonu 22/2 gereğince üst sınır sorumluluğunda talep edebileceği tazminatın karar tarihindeki kur üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacının olay tarihinden itibaren reeskont faizi talep edebileceğini bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporu, tanık beyanları içeriğine göre; davacının bagajının kaybolması nedeniyle teslim edilemediğinin sabit olması ve bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalının bu ziyadan sorumlu olması nedeniyle davacının maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş,
maddi tazminat talebinin miktarı hesaplanırken 2. El konumundaki eşyalardan dolayı %30 oranında değer indirimi uygun bulunmuş ve talep karar tarihi itibariyle montreal konvansiyonu 22/2 maddesindeki 1.131,00 SDR'lik sınırın altında kaldığından maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilerek kayıp tarihinden itibaren avans faizine hükmolunmuş;
davacının talebi doğrultusunda fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmuş olup, manevi tazminat istemi yönünden ise yapılan seyahatin özelliği dikkate alındığında davacının iş görüşmesi için gitmiş olduğu seyahat sonrası işyerine ait Ar-Ge evraklarınında dosyada bulunduğu ve bu nedenle işyerinde problem yaşadığı,
mahçup duruma düştüğü, dinlenen tanık beyanlarından anlaşılmakla, akde aykırılığın manevi tazminatı gerektirir bir şekilde kişilik haklarının ihlaline neden olduğu anlaşılmakla, 1.131,00 SDR'lik üst sınırla hükmolunan maddi tazminat miktarıda göz önüne alındığında 5.000,00 TL'lik manevi tazminat takdirinin hak ve nesafet kurallarına uygun düştüğü kabul edilerek, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne hükmolunmuş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/417, K. 2018/397, 20 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama