KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2021
- Esas no
- 2018/260 Esas
- Karar no
- 2021/223
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 13/03/2018
- Karar yazılma tarihi
- 22/03/2021
Karar Metni
1.057 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalıların sürücüsü, maliki ve sigortacısı oldukları ......... plakalı aracın 26/01/2018 tarihinde müvekillerinin murisi ........'a çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkillerine 20.000,00 TL maddi, 130.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 150.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; araç sürücüsünün kusur oranının ATK tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, genel şartlara göre rapor alınması gerektiğini,........ yönünden destek tazminatı talebi şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalılar ........ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ......... bakımından haksız fiil sorumluluğu şartlarının gerçekleşmediğini, diğer müvekkillerinin kazadan sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerininde yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Tarafların sosyo-ekonomik durum incelemeleri, hastane kayıtları, tedavi evrakları, sigorta poliçesi, trafik tescil kayıtları, sosyal güvenlik kurumu kayıtları, ceza dosyası; dosyamız içerisene celbedilmiş, taraflarca bildirilen tüm deliller toplanmış, Bakırköy .......
Asliye Ceza Mahkemesi'nin ........ esas sayılı dosyasında dava konusu olaya ilişkin yürütülmekte olan yargılamada aldırılan 18/12/2018 tarihli ATK raporunda; davalı ........'un %50, ölen ........'un %50 derecede eşit kusurlu olduğu bildirilmiş olup, mahkememizce aldırılan 21/06/2019 tarihli ATK kusur raporunda ise .........'nin %60, ........'un %40 kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Raporlar arasında oluşan çelişki nedeniyle Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'ndan aldırılan 06/03/2020 tarihli raporda; .........'nin %60, ........'un %40 kusurlu olduğu belirtilmiş olup, bildirilen kusur oranına mahkememizce de itibar edilmiştir.
Maddi tazminatın hesaplanması bakımından dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş olup, 01/08/2020 tarihli aktüerya raporunda; davacı ...........'un maddi zararı 37.005,73 TL olduğu, davacı çocukların destekten yoksunluk zararlarının bulunmadığı bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporundan sonra 17/07/2020 tarih ve ........ esas, ......... karar sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile 6704 sayılı kanunun KTK madde 90'da genel şartlara ilişkin yapılan değişiklik iptal edilmiş olup, bu karar 09/10/2020 tarihinde resmi gazetede yayınlandığından mahkememizce genel şartlara göre değil genel hükümlere göre değerlendirme yapılması için bilirkişiden ek rapor alınmış olup, ek raporda, davacı ...........'un destekten yoksunluk zararının 38.073,36 TL olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekili, ilk alınan aktüer bilirkişi raporu sonrası sunmuş olduğu 17/11/2020 tarihli dilekçesinde, davasını bilirkişi raporunda belirtilen 37.005,73 TL yönünden ıslah etmiş olup, yine davacı Anayasa Mahkemesi iptal kararı nedeniyle alınan ek rapor doğrultusunda 20/02/2021 tarihinde ikinci kez ıslah dilekçesi sunmuş ise de, davacı vekili duruşmadaki beyanında davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını ve 17/11/2020 tarihinde davasını ıslah ettiğini, ancak daha sonra değişen Anayasa Mahkemesi kararı gereğince yapılan hesaplama doğrultusunda sunmuş olduğu dilekçesinin talep arttırım dilekçesi olarak kabul edilmesini talep etmiştir.
Davacı, davasını belirsiz alacak davası olarak açmış olup, davacının 20/02/2021 tarihinde sunduğu dilekçede konu olarak uygulama gereği sıkça yapıldığı üzere ıslah dilekçesi yazılmış ise de, duruşmadaki beyanına itibar edilerek talebin, talep arttırıma ilişkin olduğu değerlendirilmiş ve davalıların ikinci ıslah dilekçesi sunulamayacağına ilişkin itirazlarına itibar edilmeyerek 20/02/2021 tarihli talep arttırım dilekçesindeki miktar yönünden davacı ........... için destekten yoksun kalma maddi tazminatına hükmedilmiştir.
Davalı sigorta şirketine davacının başvurusu 20/02/2018 tarihinde tebliğ edilip 8 iş günü sonrası olan 05/03/2018 tarihinde davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Diğer davacılar yönünden, davacılar ölen babalarının desteği oldukları hususlarını ispatlayamadıklarından bu davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacıların manevi tazminat isteminin ise tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olayın oluş şekli, kusur oranı ve manevi tazminatın zenginleşme veya fakirleşme aracı olamayacağına ilişkin temel ilkeler göz önünde bulundurulmak suretiyle, davacıların yaşadığı elem ve ızdırabın bir nebze olsun giderilmesi konusunda davacı ........... için 6.000,00 TL, .......... için 4.000,00 TL, .......... için 4.000,00 TL,........ için 4.000,00 TL olmak üzere toplam 18.000,00 TL manevi tazminat takdirinin hak ve nesafet kurallarına uygun düştüğü kabul edilerek, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ....... Hakim .......
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/260, K. 2021/223, 24 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama