KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2020
- Esas no
- 2019/271 Esas
- Karar no
- 2020/33
- Dava
- Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/04/2019
- Karar yazılma tarihi
- 03/02/2020
Karar Metni
915 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından 22 adet çekin sorumluluk bedellerinin tahsili için müvekkili şirket aleyhine Küçükçekmece .....
İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket çalışanlarının icra takibine ilişkin tebligatı haber vermemeleri nedeniyle takibin kesinleştiğini ve müvekkili firmanın bahka hesapları ve menkullerine haciz konulduğunda takipten haberdar olunduğunu ve müvekilinin takibe ilişkin borcu ödeyerek icra dosyasını kapattığını, ancak bu bedelin haksız yere ödendiğini,
müvekkili şirketin çek yaprakları sorumluluk bedelleri açısından herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalı tarafa ödenmek zorunda kalınan 35.200,00 TL ana para ve ferileri olmak üzere toplam 45.001,31 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davacı şirket arasında Bankacılık Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin müvekkili şirkete ihtarname göndererek 22 adet çekten kaynaklanan 35.200,00 TL'nin müvekkili banka tarafından ödenmesini talep ettiğini, borçlu tarafından taleplerinin yerine getirilmemesi nedeniyle icra takibine geçildiğini, davacının takibe itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini ve davacının bu bedeli icra dairesine ödediğini, davacının müvekkili bankadan herhangi bir alacağının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Dava, İİK 72.maddesi uyarınca istirdat istemine ilişkindir. İstirdat davasının maddi hukuka ve takip hukukuna ilişkin şartları mevcut olup, maddi hukuka ilişkin tek şartı davacının borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi altında ödemek zorunda kalması ve geri verilmesi istenen paranın maddi hukuk bakımından geri istenmesinin mümkün olması gerekir.
İstirdat davası bir yıl içerisinde açılabilir, bu süre hak düşürücü süre olup, kendiliğinden gözetilir.
Somut olayda, davacı, davalı tarafından başlatılan Küçükçekmece ..... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı dosyasında 22 adet çek sorumluluk bedelinin tahsili talebiyle başlatılan takibe istinaden 15/02/2019 tarihinde 40.000,00 TL, 18/02/2019 tarihinde 5.001,30 TL ödeme yapılmış olup, dava süresi içerisinde açılmıştır.
Davacı, icra dosyasına ödeme yapıldığı gün itibariyle müvekkili tarafından 20 tane çekin ödendiğini ve bankaya teslim edildiğini, bir tane çek için ise, 19/04/2019 tarihinde ödeme yapıldığını, yani bankanın hiçbir riski kalmadığını beyan etmiş, davalı ise cevap dilekçesi ile müvekkili ile davacı arasında bankacılık hizmet sözleşmesi imzalandığını ve borçlu şirkete çek yaprağı teslim edildiğini, müvekkili bankanın borçlu ile imzaladığı sözleşmede kendisine tanınan teminat isteme, bedelini depo ettirme hakkını kullandığını, bu nedenle takip başlatıldığını beyan etmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 26/11/2019 havale tarihli raporunda; davalı bankanın Şişli şubesine incelemeye gidildiğini, ancak davalı bankanın kayıtların arşivde olması nedeniyle herhangi bir kayıt sunmadığını, kayıtların hazır olunca bildirilmesi talebine olumlu yanıt verilmediğinden herhangi bir tetkik yapılamadığından çek riskinin tespit edilemediğini bildirmiştir.
Davalı bankaya, 3 no'lu celse ara kararı ile cevap dilekçesinde davacı ile yapıldığı bildirilen sözleşme ve ilgili banka kayıtlarını ibraz etmek üzere ihtaratlı olarak kesin süre verilmiş olup, davalı tarafça kesin süre içerisinde sunulan belgelerde davacının çek defteri başvurusuna ilişkin ve çek karnesi alındı makbuzlarının bulunduğu,
ancak taraflar arasında olduğu beyan edilen ve teminat bedelininin depo hakkının düzenlendiği bildirilen sözleşme ibraz edilmemiş olup, yalnızca bankacılık hizmetleri sözleşmesi başlıklı 03/04/2014 düzenleme tarihli, müşteri numarası ve ad soyad, ünvanın yer aldığı bir belge ile davacının ve davalının imzalarının yer aldığı bir belge ibraz edilmiş olup, sözleşme maddelerinin bulunduğu kısım, mahkememizce verilen kesin sürede ibraz edilmediği gibi icra dosyası içeriğinde de bu belgeye rastlanılmamıştır.
Nitekim yerinde inceleme yetkisi verilen bilirkişi tarafından yerinde yapılan incelemede de, banka tarafından herhangi bir belge ibraz edilmemiş olup, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, .... Hukuk Dairesi'nin .... esas, ..... karar sayılı ilamında ve atıfta bulunulan Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ..... esas, ..... karar sayılı ilamlarında da belirtidiği üzere çek depo bedellerinden sorumluluğa ilişkin açık hüküm bulunmasının arandığı görülmüştür.
Davalı bankanın gerek bilirkişi incelemesinde, gerekse mahkememizce verilen kesin sürede dayanak sözleşmeyi sunmadığı, taraflarca hazırlama ilkesinin uygulandığı hukuk yargılamasında belgeyi sunmaması halinde ibrazdan kaçınmış sayılacağı hususu kendisine hatırlatıldığı halde sunulmadığı, böylelikle takibe konu çekler nedeniyle teminat bedelini depo ettirme hakkının sözleşmede yer alıp almadığının mahkememizce değerlendirilemediği, ibrazdan kaçınılmış sayıldığı, davalı bankanın dava tarihi itibariyle çek riskininde bulunmadığı,
teminatı depo ettirme hakkı bulunduğunu kanıtlayamadığı anlaşıldığından dava konusu olan ve icra dosyasına yatırılan bedelin davalıdan istirdadına, davalının takibinde kötüniyetli olduğu hususu davacı tarafça ispatlanamadığından davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/271, K. 2020/33, 14 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama