KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2022
- Esas no
- 2019/926
- Karar no
- 2022/360
- Dava
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/07/2015
- Kararın yazıldığı tarih
- 05/04/2022
Karar Metni
1.130 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin davalı şirketten davaya konu bağımsız bölümü 330.000,00 TL bedelle satın aldığını, davalı firmanın www...com sitesinde proje hakkında başlığı altında, dairelerin lüks olacağı hususunda ifadeler kullandığını, sözleşmeye göre davalı firmanın 1. Sınıf konut yapma yükümlülüğü altına girdiğini ve buna göre bedel tahsil ettiğini, sözleşmede taahhüt edilen ve web sayfasında kullanılan teslim edilen konutlar ile uyuşmadığını, inşaat sürerken davalı şirketin bu hususlarda uyarıldığını ancak yinede bu şekilde inşaata devam edildiğini, birçok bölümde taahhüt edilen hususların yerine getirilmediğini belirterek;
öncelikle keşif yapılmasını, davanın kabulü ile ayıplı ifa sebebiyle 50.000,00 TL indirim yapılarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği hususları davalı şirkete ihbar etmediğini, davacının piyasanın en ucuz mallarının kullanıldığı iddiasının gerçekleri yansıtmadığını, sözleşmeye uygun olarak belirlenen markaların 1. Sınıf ürünlerinin kullanıldığını, bu hususta bilirkişiden rapor alındığını ve davacının iddialarının hükümsüz kılındığını belirterek; davanın öncelikle usulden reddine, tüm talepler bakımından reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DOSYANIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında bulunan sözleşmeden kaynaklı taahhüt edilen hususların yerine getirilmemesi sebebiyle başlatılan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizin 29/12/2017 tarih ..... esas ..... karar sayılı ilamı, Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 18.12.2018 gün ... esas ... karar sayılı ilamı ile bozularak mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi heyeti 29/07/2020 havale tarihli ek raporunda; Ek raporda sözleşmeye aykırı yapılan işlerin ayıplı olmadığı da dikkate alınarak” ifadesinin sehven yazılmış ise de yeniden yapılan değerlendirmede “ayıplar nedeni ile konutla meydana gelen değer azalması” ek raporda Yargıtay'ca benimsenen nispi yönteme göre konutun ayıpsız objektif değeri (A) : 330.000-TL, sözleşmede kararlaştırılan değeri (B): 330.000-TL, ayıplı objektif değeri (C) 303,100-TL, ayıptan dolayı ödenmesi gereken bedel (D)= B x C/A-303.100-TL, ayıptan dolayı ortava çıkan değer azalması (E)=B-D=26.900-TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir.
Bilirkişi heyeti 26/01/2021 havale tarihli raporunda; Taraflar arasında düzenlenen ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerine inşa edilecek ‘’...’’ projesinde yer alan A blok 3.Normal Kat, 13nolu bağımsız bölümü 330.000.00TL bedelli 11/01/2013 tarihli inşaat vaadi ve satış sözleşmesi uyarınca 13 nolu bağımsız bölümün davacı adına 04/12/2013 tarih .... yev. nolu satış işlemi ile kayıt edildiği, dava konusu taşınmazın ayıpsız hali ile mevcut hali arasındaki farktan kaynaklı dava konusu taşınmazda meydana gelen değer azalması KDV dahil 25.370,00TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Bilirkişi heyeti 21/02/2022 havale tarihli ek raporunda; davacı ve davalının itirazlarının incelendiği, kök rapordaki inceleme ve tespit sonucunun korunduğu kanaatini bildirmişlerdir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu ve isticvab davetiyesi içeriğine göre;
Dava yazılı yargılama usulüne tabi bedel indirimine dayalı dava iken mahkememizden verilen 25/11/2014 tarihli hükmü Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 22/5/2015 tarihli ilamı ile bozularak tahkim şartının geçersizliği açıklanmış, dosya .... esas sırasına kayıtlandıktan sonra 17/11/2015 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu hüküm ....
Hukuk Dairesinin .... esas sayılı 28/3/2016 tarihli ilamı ile bozularak imalatların nesafet farkının gözetilmesi gerektiği halde bedeline hükmedilmesinin yerinde olmadığı belirtilmiştir.
Dosya mahkememizin ... esas sırasına kayıtlanmış 15/9/2017 tarihli oturumda bozmaya uyulmuş ve yargılamaya devam olunarak tüm dosya kapsamı ile yanlar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, davalının bir kısım imalatının sözleşmeye uygun olmadığı, sözleşmede belirtilen ürünlerin kullanılmadığı, toplam 29.900.TL bedele hükmedilmesi gerektiği, bozmaya uyularak bilirkişiler alınan 29/11/2017 tarihli ek raporla bozma doğrultusunda nesafet farkının gözetilmesi ile tutarın 26.910.TL olacağının tespit edildiği görülmüştür.
Ve eldeki dosyada 04/04/2014 tarihli bilirkişi raporunun 13. maddesinde açıkça bedel belirtilmemekle beraber sonraki maddelerde bu bölümün açılımı olacak şekilde gerekçe belirtildiği ek raporla toplam tutar tespit edildiği anlaşıldığından başka rapora gerek duyulmamış ve bozma konusu nesafete ilişkin farkın % 10 olacağı kabul edilmiş, ek rapor doğrultusunda davacının talebinin 26.910.TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu karar da Yargıtay ....
HD .... esas, .... karar sayılı ilamı ile, davacının KDV dahil ödediği satım bedelinden, indirim yapılacak bedelin KDV dahil bedelinin hesaplattırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yeniden yapım bedelinden nesafet indirimi yapılarak ve hüküm altına alınan bedele ayrıca KDV uygulanarak karar verilmesi doğru olmadığından bahisle bozularak dosyanın yine mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
Bozma ilamına uyulmasına karar verilerek ilam doğrultusunda hesaplama yapmak üzere dosya bilirkişiye tevdii edilmiş olup, 26/01/2021 tarihli bilirkişi raporu, “Satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde, "mutlak metot", "nisbi metot" ve "tazminat metodu" adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da gerek Dairemiz gerekse Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan "nisbi metot" olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir. (Bkz.
13. HD. T.26.12.1997, E. 1997/7580. K. 1991/10870) Bu metoda göre satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir.
Başka bir ifadeyle satın alınanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile, mevcut ayıplı halindeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır.” şeklindeki değerlendirmesi ile bu doğrultuda, gayrimenkulün satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri 330.000,00 TL, gayrimenkulün mevcut ayıplı halindeki rayiç değeri, 304.630,00TL, gayrimenkulün satış bedeli 330.000,00 TL,
eksik teslim dolayısıyla gayrimenkulün satıldığı tarihteki ortaya çıkan değer azalması ise 25.370,00TL olarak hesaplanmış olup, bilirkişi raporunun uygulanan hesaplama yöntemi ve bozma ilamı doğrultusunda olduğu anlaşılmakla hükme esas alınarak davanın KDV'siz hesap edilen 25.370,00 TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/926, K. 2022/360, 1 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama