KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2022
- Esas no
- 2021/937 Esas
- Karar no
- 2022/1040
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/11/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/11/2022
Karar Metni
1.004 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 01/12/2018 düzenleme tarihli 30/04/2019 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bono, keşidecisinin müvekkil olarak gözüktüğü ve davalıya ciro edilen toplam 10.000,00 TL'lik bono Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine takibe konulmuş ve takip kesinleşmiştir.
Takibin kesinleşmesiyle birlikte aslında borcu bulunmayan müvekkil borçlu konumuna düşmüş ve imzasının bulunmadığı bonodan dolayı sorumlu tutularak müvekkilin tüm mal varlığına haciz konulduğunu, bonoların keşidecisi olarak görünen müvekkilin imzası ile senetlerde mevcut olan imza birbirinden farklı olup keşidecinin imzası bulunmayan bono tüm unsurlarını taşımadığından geçerli bir bono meydana gelmeyecektir.
Bu nedenle de kambiyo vasfı taşımayan ve herhangi bir borcun doğumunu sebebiyet vermeyen bono hakkında da kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatılması hukuka aykırıdır. TTK madde 776'de bononun zorunlu unsurları sayıldığını, Bakırköy .... İcra Dairesi ....
Esas Sayılı dosyadaki mevcut bonolar üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitinin yapılarak hacizlerin kaldırılarak dava sonuçlanıncaya kadar icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Es.
Sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Mahsus İcra yoluyla icra takibi başlatılmış, davacı borçlu vekilince de dava dilekçelerinde beyan edildiği üzere, işbu takip kesinleştiğini, borçlunun, kendisine Ödeme Emrinin tebliğinden, itibaren (5) gün içerisinde, kambiyo senedi üzerindeki imza kendisine ait değil ise açıkça bir dilekçe ile ( bu yönüyle yani imzaya itirazın açıkça bir dilekçe ile yapılması şartı, Kambiyo Senetlerine Mahsus İcra yolunu adi icradan ayırmaktadır) İcra Mahkemesinde itiraz etmesi gerekmektedir.
Yine yasa metninde (5) gün içerisinde bu imza itirazının yapılmaması halinde artık bu alacak için imzanın borçlunun kendisinden Sadır sayılacağı da açıkça belirtildiğini, Alacaklı müvekkil, takip dayanağı senette en son hamil olup senedi de kendisinden önceki ciro eden ...Şti.' den alacağına karşı almıştır.
Bu durumda alacaklı, borçlu davacı ile doğrudan bir ticari ilişki içinde olmadığından imzanın adı geçene ait olup olmadığını veya imzayı nerede nasıl attığını bilebilecek durumda olmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Bakırköy .... İcra Dairesi .... Esas Sayılı Dosyası, sunulan belgeler, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 01/12/2018 düzenleme tarihli 30/04/2019 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bonoda bulunan imzanın davacıya ait olmadığı iddiası ile söz konusu bonodan kaynaklı başlatılan Bakırköy .... İcra Dairesinin .... esas sayılı icra takibinin iptali talebi istemine ilişkindir.
Bakırköy ... İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasında, dosyamız davalısı tarafından davacı aleyhine 01/12/2018 tanzim,30/04/2019 vade tarihli, 10.000,00 TL bedelli bono hakkında ilamsız takip yapıldığı ve takibin kesinleştiği görülmüştür.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı tarafça takibe konu senette imza inkar edildiğinden senet üzerinde imza incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir.
Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. Yargılama sırasında takibe konu senedin kaybolmuş olduğu tespit edildiğinden davalılar imzanın davacı borçlu şirket yetkilisine ait olduğunu ispatlayamamıştır.
İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." (Yargıtay 11. HD 2020/5093 E. 2021/5318 K.) Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere, çekte sahtecilik iddiasının mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceği, burada ispat yükünün çekteki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa ait olduğu uygulama ve yerleşik yargı kararları ile sabittir. ( İstanbul Bam 44. HD 2020/1033esas, 2022/983karar.
İstanbul Bam 44. HD 2020/1671esas, 2022/844karar )
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmalar kapsamında yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere eldeki davada davacı, davalının başlatmış olduğu icra takibine konu olan bonodaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile bu takipten ve bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olup burada ispat yükü, doktrin ve yukarıda gösterilen emsal kararlarda da geçtiği üzere davalı alacaklıdadır.
Bu doğrultuda mahkememizce, ispat yükü üzerinde davalıya icra takibine konu ettiği bono aslını sunması veya nerede olduğunu bildirmesi için süre verilmiş olup verilen süre içerisinde bono aslı sunulmadığı gibi belge alsının nerede olduğu da bildirilmemiştir.
Bunun üzerine , davalı vekilinin son celse alınan beyanında belge aslının nerede olduğunu bilmedikleri yönündeki beyanı doğrultusunda mahkemece yeniden süre verilmeyerek, davalının takibe konu ettiği ve bu takip ile bono üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu iddia ettiği,
davacının ise imza inkarı ile davalının bu iddiasını ispat külfeti altında bulunduğu ve ancak davalının belge aslını imza incelemesi yapılması için mahkemeye sunamadığı ve bu sebeple iddiasının ispatlayamadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulüne ve ancak kötü niyet tazminatının yasal şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/937, K. 2022/1040, 8 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama