KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2023
- Esas no
- 2021/977 Esas
- Karar no
- 2023/129
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali
- Dava tarihi
- 26/11/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 07/03/2023
Karar Metni
1.129 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından borçlu şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise kredi borcuna müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, davalılarca kredi borcunun ödenmediğini, buna istinaden ihtarname gönderildiğini, ancak buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını alacağının tahsili amacıyla davalılara karşı Büyükçekmece .... İcra dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan icra takibinin dava dilekçesinde belirtilen kredi sözleşmesine istinaden açıldığının kabulünde de davanın reddinin gerektiğini, kefilliğin geçerli olması için eş rızasının şart olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Büyükçekmece .... İcra dairesinin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 203.861,11 TL asıl alacak, 30.164,46 TL işlemiş faiz, 1.508,22 TL BSMV, 606,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 236.139,79 TL alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi 05/09/2022 havale tarihli raporunda; davacı/alacaklı banka ile davalı kredi lehtarı (asıl borçlu) firması arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, bahse konu işbu sözleşmeleri davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin kararlaştırılan süre içerisinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler de dosyada mevcut olduğu, davacı bankanın davalılar aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği,
davalı/kefillerin sorumluluğunun davalı kefillerin kefalet sözleşmesinde gösterilen kefalet limitleri toplamının 3.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl borç toplamının 203.861,11 TL olduğu, dolayısıyla hesaplanan asıl alacağın kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle davalı kefillerin hem kendi ve hem de davalı asıl borçlunun temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın (Emsal, Y.19.
HD. 07.12.2015 T.
2015/3357 E. ve 2015/16301 s. K. uyarınca) borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebiliceği (Lütfen bkz: TBK 589 m. mülga B.K 490.m'nın sayın yargı makamınca değerlendirilebilineceği) mahkemece raporun benimsenmesi halinde; fazlaya ilişkin 13.047,79 TL'nın (236.139,79- 223.092-) reddi durumunda takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 203.861,11 TL tamamen ödeninceye kadar, tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla sözleşmesel ve HGK içtihadı uyarınca olarak yıllık 32,94 - oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği,... 'dan Sağlanan Tahsilat/Tazminat Yönünden;
... 'nun kefaletiyle davalı (asıl borçlu) .... İşl. San. Ve Tic. Ltd. Şti. 'ne (1) adet taksitli kredi kullandırıldığını, bu kefalete atfen .... A.Ş. tarafından dava tarihi 26.11.2021'den önce olmak üzere 13.04.2020 tarihinde 40.603,40 TL ile 17.04.2020 tarihinde 130.907,90 TL olmak üzere toplam 171.511,30 TL tazminat ödemesi yaptığını, davacı banka, ...
A.Ş. ile yapılan ek kefalet protokolü kapsamında, tazmin edilen işbu bedelin davalı şirketten tahsil edilmesinde sözleşmesel olarak yetkili ve sorumlu pozisyonunda bulunduğu, yani davacı banka tazmin edilen işbu bedel (471.511,30 TL) bakımından takiplere aynen devam etme yükümlülüğü bulunduğunu, bir başka deyişle davacı banka, ...
A.Ş. ile imzalanan ek kefalet protokolü (D bendinin 1.2 ve 4.fıkraları) ve Bakanlar Kurulu Kararları (2009/15197-2015/7331 ve 2016/9538) kapsamında, davalı şirket ve/veya davalı kefillerden .... 'nun kefaleti kapsamında kullandırılan kredilerden doğan alacaklarını tahsil etmek için açılan icra takiplerine aynen devam edilebileceğinin düşünüldüğü çünkü bahse konu ödemeler/tazminatlar davalı şirket ve/veya davalı kefiller tarafından yapılmadığını işte bu bakımdan gerek davacı banka ile dava dışı ...
A.Ş. arasında akdedilen Ek Kefalet protokolü ve gerekse de Bakanlar Kurulu Kararına atfen sanki hiç ödeme yapılmamış gibi takiplere aynen devam edilebilineceği nazara alındığında, ... 'dan tazminat yoluyla tahsil edilen 171.511,30 TL'nın davalı şirketin kredi borcuna mahsup edilemeyeceği görüş ve kanaatine varıldığını, yapılan hesaplamalarda zaten tazminat bedelinin borca mahsup edilmediğini, (emsal Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21 HD 19.12.2019 T.
2018/939 E. ve 2019/1593 s. K) bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; davacı banka ile davalı ... şirketi ile arasında kredi çerçeve sözleşmesinin imzalandığı ve kredilerin kullanıldığı, diğer davalıların müteselsil kefil oldukları, kefil ...'in şirket ortaklığı bulunması nedeniyle sözleşme tarihi itibariyle eş muvafakatinin gerekli olmadığı, davalıların kredi taksitlerini vadesinde ödememeleri sebebiyle cari hesabın kat edildiği, davalı borçlulara ihtarnamelerin gönderildiği ve sonrasında icra takibine geçildiği görülmekle;
davacı banka tarafından takip konusu krediye fiilen uygulanan en yüksek akdi faiz oranı olan % 21,96'nın yüzde elli fazlasıyla %32,94 oranında temerrüt faizi uygulanması gerekirken TCMB tarafından açıklanan ve sözleşmede uygulanmayan tabela faiz oranı dikkate alınarak %57 temerrüt faizi uygulanması mahkememizce uygun görülmediğinden davanın kısmen kabulü ile likit nitelikteki alacak nedeniyle icra inkar tazminatında da karar verilmiştir.
Mahkememizin 08/02/2023 tarihli celsesindeki kısa kararda alacak kalemleri doğru yazılmış olmakla alacak toplamının 223.092,00 TL yerine maddi hata sonucu 160.361,15 TL olarak yazıldığı anlaşılmış ve kısa karar tashih edilerek aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/977, K. 2023/129, 8 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama