İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/581 K.2025/122

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

Esas2022/581Karar2025/122Tarih6 Şubat 2025Okuma23 dk · 4.687 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
6 Şubat 2025
Esas no
2022/581 Esas
Karar no
2025/122
Dava
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
24/06/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
06/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.687 kelime·23 dk okuma·5 bölüm

Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

davacı vekili özetle. İstanbul Anadolu ....... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ..... Değişik iş dosyasında gizli ayıbın varlığının tespit edildiğini, ...... plakalı, ...... Marka, 2020 Model M1 Sınıf S400 D 4 Matic aracın sıfır kilometre olmak koşuluyla ayıpsız misli ile değiştirilmesi, Aksi halde ...... plakalı, ......

Marka, 2020 Model M1 Sınıf S400 D 4 Matic aracın aynı model aynı niteliklere sahip arızasız ve sıfır kilometre güncel araç bedelinin davacıya iadesini, bu talepleri kabul edilmez ise, ...... plakalı aracın gizli ayıp nedeniyle güncel fiyatına göre (satın alındıktan sonra aracın değeri 3 katına çıkmıştır) uğradığı değer kaybının şimdilik 10.000,00 TL'sinin HMK 107. Maddesi uyarınca davacıya ödenmesini talep ettiklerini, davacı şirket tarafından 19.08.2021 tarihinde, ......

Şube- ..... firmasından, ...... Marka, 2020 Model M1 Sınıf S400 D 4 Matic model, ...... plakalı aracın, 4.232.992,89 TL'ye satın alındığını, davacı tarafından satın alınan araçta gizli ayıpların olduğu ortaya çıktığını, ayıplı araçtaki arızalar, trafiğe çıkılan ilk günden itibaren ortaya çıkmaya başladığını, 24/08/2021 tarihinde yani araç satın alındıktan 5 gün sonra araçta "Ambiyans aydınlatma sisteminin yanıp söndüğü,

ambiyans aydınlatma ikazı , araç seyir halinde iken etrafta araç olmamasına rağmen araç varmış gibi algılaması ve ani hız kesme" sebebiyle servise götürüldüğünü, 27/08/2021 tarihli işe emri kapanış belgeleri kontrol edildiğinde ise, onarımın arıza teşhis cihazının bağlanması, marş motoru aküsü şarj cihazının bağlanması ve kumanda cihazı yazılım güncellemesi,

kısa test uygulaması ve sağ ön kapı kumanda cihazının yenilenmesi şeklinde yapıldığının görüleceğini, 25/09/2021 tarihinde ise "Ambiyans aydınlatma ikaz ve sağ arka lastiğin seyir halinde patlaması" nedeniyle servise götürüldüğünü, iş emri kapanış bilgileriniin davacıya teslim edilmediğini, yapılan işlemleri listeleyemediklerini, müşteri memnuniyeti kapsamında aracın patlayan lastiğinin değiştirildiğini, tüm bu sürecin yaşandığı tarihte davacının aracı satın aldığı tarihin üzerinden yalnızca 1 buçuk ay geçtiğini, 05/02/2022 tarihinde ise arıza aracın 130 km ile seyir halinde iken aracın kilitlenmesi şeklinde ortaya çıktığını,

bu arıza kodunun ekranda belirmesi ile seyir halindeki araç kilitlenerek, aracın içinde bulunan davacının, hayati tehlike yaşamasına sebebiyet verirken, otoyolda hareketsiz kalan araç sebebiyle trafik güvenliği de tehlikeye girdiğini, davacının bu olay karşısında büyük panik yaşadığını ve derhal yetkili servisi aradığını, servis yetkilileri aracın yürütülmemesi gerektiğini, aksi halde can kaybına sebep olabilecek bir kazanın yaşanabileceğini bildirdiklerini, davacı aracın ile ilgili yaşadığı ilk sorunda ani hız kesme olmasının akabinde aynı arızanın defalarca tekrar ettiğini,

yetkili servis görevlilerince araçtaki arızanın üretim hatası olduğu bilgisi verildiğini, hayati tehlike yaşamasına sebebiyet veren, otoyolda hareketsiz kalan araç sebebiyle trafik güvenliğini de tehlikeye sokan arızanın tespiti için İstanbul Anadolu ......

Sulh Hukuk Mahkemesinin ....... değişik iş dosyası açılarak delil tespiti talep edildiğini, araçta gizli ayıbın mevcut olduğunun açıkça tespit edildiğini, raporu dilekçeleri ekinde sunduklarını, iş bu dosyada araca ilişkin incelemenin yapıldığı 30/04/2022 tarihinde yani arızanın meydan geldiği tarihten 2 buçuk ay (85 gün) gibi bir zaman dilimi geçmiş olmasına rağmen araçtaki arızanın yedek parçanın gelmemesi sebebiyle giderilmediğinin de tespit edildiğini, davacının ultra lüks bir araç satın almak istediğinde ......

AŞ.'yi tercih etmesinin nedeni kurumsal ve köklü bir firma olması olduğunu, ancak davalıların araçta meydana gelene arızanın giderilmesine yönelik önemsiz ve özensiz tavırlarının davacıyı günlerce hatta aylarca araçtan faydalanamamasına sebebiyet verdiğini, araçta meydana gelen ani fren kaybının ise davacının hayati tehlike yaşamasına sebebiyet verdğini, son olarak 22/06/2022 tarihinde davacının Ankara'ya seyahat ederken ....... plakalı aracın yine yolda giderken hız kesmesi nedeniyle yol üzerinde bulunan ......

AŞ.'nin yetkili servisi olan ......

Otomotiv Yatırım ve Pazarlama A.Ş.'ye başvurulduğunu, yapılan tespitte ise aracın Aktif Güvenlik Sistemi ile ilgili arızaların var olduğunun tespit edildiğini, tüm bu açıklamalarımız birlikte değerlendirildiğinde davacının aracı aldığı günden itibaren işbu davanın açıldığı tarihe kadar sürekli olarak benzer veya farklı pek çok arıza nedeniyle araçtan istediği şekilde ve sürekli olarak faydalanamadığını, gerek iş seyahatlerinde gerekse özel seyahatlerinde ultra lüks aracını korkarak kullandığını ve istediği verimi alamadığını, aracın satın alındığı günden itibaren yaklaşık 10 aylık süre zarfında sürekli olarak arızalı olduğunu,

bu arızaların araç aylarca serviste kalmış olmasına rağmen giderilemediğini, aracın davacıya tam ve eksiksiz olarak teslim edilmediğini, davacı adına, davalı şirketlere Kartal ....... Noterliği .....

Yevmiye Numaralı 11/02/2022 tarihli " ...... plakalı aracın ayıplı mal olarak teslimi nedeniyle malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve ..... plakalı araç donanımına uygun ikame araç temini" konulu ihtarname çekildiğini, çekilen ihtarda ihtarnamenin tebliğinden itibaren azami 30 iş günü içerisinde malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talep edildiğini ancak bir sonuç alınamadığını, 08/04/2022 tarihinde ise ..... plakalı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi aksi halde, aynı model aynı niteliklere sahip arızasız ve sıfır kilometre araç bedelinin ödenmesi-tazmini,

araçtaki değer kaybının ödenmesi ve bu konu nedeniyle açılacak dava ve yargılama giderleri için ...... sayılı başvuru ile ticari satımdan ve malın ayıplı olmasından kaynaklanan ticari uyuşmazlık, dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, ...... plakalı, ..... Marka, 2020 Model M1 Sınıf S400 D 4 Matic aracın sıfır kilometre olmak koşuluyla ayıpsız misli ile değiştirilmesine, Aksi halde ...... plakalı, .....

Marka, 2020 Model M1 Sınıf S400 D 4 Matic aracın aynı model aynı niteliklere sahip arızasız ve sıfır kilometre güncel araç bedelinin davacı şirkete iadesine, bu talepler kabul edilmez ise, ...... plakalı aracın gizli ayıp nedeniyle güncel fiyatına göre satın alındıktan sonra aracın değeri 3 katına çıkması nazara alınarak, uğradığı değer kaybının şimdilik 10.000 TL'sinin HMK 107.

Maddesi uyarınca davacı şirkete ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle: dava konusu ayıpsız misli ile değişim talebi bakımından araç bedeli üzerinden hesaplanacak harcın tamamlattırılmasının gerektiğini, davaya konu araç davacı tarafından dava dilekçesinde de ifade edildiği üzere 4.232.992,89 TL satış bedeli olan bir araç olduğunu, davacı tarafa bu bedel üzerinden hesaplanacak peşin harç miktarının tamamlattırılması hususunda davacıya kesin süre verilmesini aksi halde davanın açılmamış Harçlar Kanunu madde 16 ve 32 ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 120 uyarınca işlem yapılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiklerini,

Türk Ticaret Kanun 23. Maddesi, Türk Borçlar Kanunu’nun 223.

Maddesi ise anılan madde hükümleri ile satılanda ayıp olması halinde; alıcının ayıbının niteliğine göre (açık ayıp/gizli ayıp) bu ayıbı 2 gün ve 8 gün içinde veya ayıbını bulunduğu sonradan anlaşılırsa derhal satıcıya bildirmesi gerektiğinin hüküm altına alındığını, davacı taraf dava konusu aracı dava dışı şirketten satın aldıktan sonra davalıya usulüne uygun bir ayıp ihbarında bulunmadığını, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, dava konusu taleplerin HMK 119 maddesi uyarınca açıklattırılması,

davacı tarafça sonuç kısmında aracın misli ile değişimini bunun mümkün olmaması halinde aynı model sıfır kilometre güncel araç bedelinin davalı şirkete iadesini bununda mümkün olmaması halinde davalının aracının satın alındıktan sonra fiyatının 3 katına çıktığını bu sebeple değer kaybına hükmedilmesi talep edilmişse de bu taleplerin terditli olarak ileri sürülmesi imkanı bulunmadığını, bu nedenle davacının talebinin ne olduğu anlaşılamadığını, öncelikli talebin davacının seçimlik hakkına ilişkin olduğunu, bu nevi yenilik doğuran hakların bir sefere mahsus olarak kullanıldıktan sonra tükeneceğini,

seçimlik haklardan bağımsız tazminat taleplerinin ise terditli olarak ileri sürülebilmesi imkanının bulunmadığını, TBK 227 uyarınca davacının misli ile değişim talebinin kabul edilmez ise terditli olarak ileri sürebileceği talebin sadece sözleşmeden dönme ile bedel iadesi olduğunu, davacının güncel araç bedelini esas alan talebinin ayrı bir tazminat talebi niteliğinde olduğunu, davaya konu araçta dava dilekçesindeki gibi imalattan kaynaklı herhangi bir şikayet bulunmadığını, aracın dava konusu şikayet ile servise giriş yaptıktan sonra aracın müşteriye sorunsuz olarak teslim edildiğini,

aracın 24/08/2021 tarihinde servise giriş ile ambiyans aydınlatma şikayetinin mevcut olduğunun ifade edildiğini, aracın şikayeti giderilerek aracın müşteriye sorunsuz teslim edildiğini, davacının bir başka servis girişi olarak ifade ettiği 27.08.2022 tarihi iş emri kapanışına ilişkin olduğunu, 25/09/2021 tarihinde aracın yetkili servise giriş yaptığını, ambiyans aydınlatma ikazının bulunduğunu ve sağ arka lastikte balon var şikayetinin bulunduğunun ifade edildiğini,

aracın lastiğinin seyir halinde patladığını ifade etmişse de sürüş halinde böyle bir olayın gerçekleşmediği yetkili servise "sağ arka lastikte balon var" şikayeti ile giriş yaptığı sunulan iş emri ile sabit olduğunu, aracın lastikte oluşan balonun imha edilmesi ve lastik hava basınçlarının ayarlanması ile müşteriye sorunsuz teslim edildiğini, aracın son olarak 05.02.2022 tarihinde yetkili servise "araçta fan kapanmıyor" şikayeti ile giriş yaptığını, aracın serviste sorunsuz olarak müşteriye teslim edildiğini, davacı araçta tekrar eden bir şikayet varmış gibi ifade etmişse de araçta birbirinden bağımsız kullanıma bağlı şikayetler oluştuğunu,

yapılan işlemler akabinde aracın müşteriye her seferinde sorunsuz olarak teslim edildiğini, aracın son servise girişi sonrası test sürüşü yapıldığını ve herhangi bir soruna rastlanmadığını, aracın halihazırda sorunsuz olarak davacı tarafından kullanıldığını, kaldı ki araçtaki şikayetin giderilmesine ilişkin süre içerisinde davacı müşteri memnuniyeti kapsamında aynı segmentte ikame araç verildiğini, davalı şirketin tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacının onarım hakkını kullandıktan sonra bu hakkından vazgeçerek misli ile değişim talebi ileri sürmesi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu,

İstanbul Anadolu ...... sulh Hukuk Mahkemesi .....

Değişik İş Sayılı Dosyası ile alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik değerlendirme ile istihsal edildiğini, davalı aleyhine delil teşkil etmesinin mümkün olmadığını, hali hazırda sorunsuz olarak kullanılan aracı ilişkinde gerçek verileri yansıtmadığını, bu nedenle davanı reddi gerektiğini, aksi halde, TBK 227 uyarınca semen tenziline hükmedilmesi gerektiğini, dava ile talep edilen hakkın iddia edilen şikayetin ağırlığı, veya büyüklüğü dikkate alınarak MK 2. Maddesindeki iyi niyet kuralları çerçevesinde kullanılması gerektiğini,

TBK 227/4 maddesinin ise seçimlik haklar konusunda anlaşamayan taraflarca açılan davalarda hakim tarafından bu hakların sınırlandırılabileceği, feshin satıcıya getireceği zarar ile alıcının bundan elde edeceği yarar arasında açık bir oransızlık bulunup bulunmadığının değerlendirileceğini, alıcı bakımından kullanılabilir durumda ise semenin tenziline hükmedilebileceğinin ifade edildiğini, iş bu davada araçtaki şikayetin giderildiğinin aşikar olduğunu, davacı tarafın huzurdaki davayı ikame ettikten sonra aracın onarımını, onay vermiş ve araç ücretsiz onarım ile davacıya sorunsuz teslim edildiğini,

bu hususun nazara alındığında misli ile değişim kararı verilmesi halinde müvekkil şirketin uğrayacağı zararın ve davacının menfaati arasında orantısızlık oluşacağının aşikar olduğunu, araç üzerinde hali hazırda takyidat olup olmadığının araştırılması gerektiğini, ayıpsız misli ile değişim talebinin reddine karar verilmesi talebi reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Davalı ..... Ticaret Türk A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle;

Müvekkili şirketin .... marka, 2020 Model, M1 Sınıf, S400 D 4 Matic adlı aracın imalatçısı veya ithalatçısı olmadığını, ...... marka araçların diğer davalı ...... A.Ş. Tarfaından üretildiğini, müvekkil şirketin araçları satan bayi ve araçlarla ilgili bakım ve tamir işlerini yapan servis işletmesi olduğunu.

Dava dilekçesinde delil gösterilen bilirkişinin yetkin olmadığını, 06/05/2022 tarihli bilirkişi raporuna esas tespiti istenen husuların ek rapora itiraz dilekçesi adı altında genişletildiği ve 08.06.2022 tarihli ek raporda, tespit talebinde belirtilmeyen arızanın seyir güvenliğini etkileyip etkilemediği" gibi hususlar da sadece davacının talebi ile irdelenerek yanlış tespitte bulunduğunu.

Davacı tarafın 08.04.2022- 28/04/2022 tarihleri arasındaki ara buluculuk süreci devam ederken 25.04.2022 tarihinde sulh hukuk mahkemesine tespit talebinde bulunduğunu, bu durumun usul hükümlerine aykırı olduğunu, Aracın davacıya 19.08.2021 tarihinde satıldığını, söz konusu aracın müşteriye showroomda teslimatı esnasında aracın iç aydınlatması ile alakalı arıza verdiğinin tespit edildiği, aracın davacıya kendi talebi doğrultusunda iç aydınlatma sorunu çözülmeden teslim edildiği ve müşterinin bu araçla İstanbul'a yola çıktığını konu ile alakalı 21.08.2021 tarihli teslim evrakının ekli olduğunu.

Müşteri İstanbul'a döndükten sonra 24.08.2022 tarihinde ambiyans aydınlatma şikayeti ile ....... Tic A.Ş. ...... şubesine aracı götürdüğü, ..... numaralı iş emri açılarak ve 27.08.2022 tarihli kapanış emri ile araç tam çalışır vaziyette müşteriye teslim edildiği, araç arızanın kullanım kaynaklı olduğu iş emrinde kapanış belgesinde belirtildiği.

Aracın sağ arka lastiği patladığı şikayeti ile 25/09/2021 tarihli ...... sayılı iş emri araçtaki gizi ayıp değil kullanım kaynaklı rutin bir durum olduğu, 05.02.2022 tarihli aracın kitlenme iddiası ile olan başvuru ...... sayılı iş emri ile işlemlere başlandığı, aracın cihaza bağlanması sonucu sadece görsel olarak soğutma suyu ikazının ara ara belirdiğinin görüldüğü ve ...... mühendislerinin teyidi ile araçta motor gücü azalmasının bulunmadığının tespit edildiği, İlgi bilirkişi raporunda yedek parçanın 85 gün süreyle gelmediğinden aracın serviste bekletildiğinin belirtildiği oysa pandemi sürecinde yedek parçaların da temin zorluğu olduğu,

nitekim davacıya bu durumun bildirildiği, davacı da parça temin edilene kadar aracı servisten almak istemediğini belirttiği, hatta parça temin edilip aracı teslim alması için ...... servisine davet edilmesine rağmen tam iki hafta boyunca aracı teslim almadığı, ikame aracı teslim etmediği, ve 23.05.2022 de dava konusu aracını teslim aldığını, davacını 22.06.2022 tarihli Ankara seyahati esnasında .....

Otomotivee yaptığını beyan ettiği başvurudaki iş emirlerini dosyaya istenmesini talep ettiklerini, Belirterek araçta gizli ayıp olmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER

İstanbul Anadolu ...... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...... değişik iş sayılı dosyası, Dava konusu araça ilişkin trafik tescil bilgileri, poliçe, hasar bilgileri, Mahkememizce aldırılan 17/07/2023 tarihli bilirkişi raporu, 11/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, 30/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, 03/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporu,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Davanın araçta oluşan arızanın imalattan kaynaklı olup olmadığı, varsa ayıbın gizli ayıp olup olmadığı, misli ile değiştirilmesi talebinin yerinde olup olmadığı, aksi takdirde bedel iadesinin veyahut davacının uğradığı zarar talebinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava sonuçlandırılmıştır.

Mahkememizce aldırılan 17/07/2023 tarihli bilirkişi raporu, 11/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, 30/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, 03/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle birlikte değerlendirilerek hükme esas alınmıştır.

İstanbul Anadolu ....... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ........ değişik iş sayılı dosyasından aldırılan kök raporun sonuç ve kanaat bölümünde;

"Aracın 24.08.2021 ve 25.09.2021 tarihli servis ziyaretlerinde müşterinin ifade ettiği problemlerin garanti dahilide çözüldüğü ve bir daha tekrar etmediği, Aracın 05.02.2022 tarihinde servis ziyaretinde müşterinin ifade ettiği gösterge panelindeki “ Soğutma Sistemi Arızası , Tahrik Gücü Azaltıldı , Servise Başvurun” ikazı ve fan kapanmıyor şikayetlerinin halen devam etmekte olduğu ve incelemenin yapıldığı 30.04.2022 tarihi itibariyle de problemin devam ettiği ve problemin çözümü için “Üst Radyatör Ayar Motoru ve Panjuru” parçalarının sipariş geçildiği ve henüz parçaların gelmemiş olduğu “ Soğutma Sistemi Arızası , Tahrik Gücü Azaltıldı ,

Servise Başvurun” ikazı ve fan kapanmıyor problemlerinin halen devam ettiği , Mevcut arızanın aracın seyir güvenliğini etkileyip etkilemediğini tespit etmek için ve arıza anında aracın müşteri iradesi dışında hız kesip kesmediğini teşhis edebilmek için ileri seviye teşhis cihazı ile geriye dönük araç veri kayıtlarının incelenmesi gerektiği , Bu tip elektonik ve mekanik arızaların çözülebilir arızalar olduğu ve kalıcı araç problemlerine sebep olmayan arızalar olduğu ,

Yedek parça tedarik süresine ait bayinin bilgisi olmadığı için problemin çözümüne dair bir tarih tespit edilemediği ve Mevcut arızalar sebebiyle araçta bir değer kaybı olmayacağı, Söz konusu araçta ortaya çıkan arızalar aracın satın alınması aşamasında müşterinin fark edemeyeceği tipte arızalar olduğu için ve ancak aracın kullanmaya başlanması ile ortaya çıkabilecek arızalar olduğu için bu tip arızaların “Gizli Ayıp” olarak ele alınması gerektiği sonucuna ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.

İstanbul Anadolu ..... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ....... değişik iş sayılı dosyasından aldırılan ek raporun sonuç ve kanaat bölümünde;

"Davacının seyir halinde gösterge panelinde gördüğü motor arızası uyarısının teşhis cihazı ile tespit edilmesi sonucunda...... araç kilometre bilgisini baz alarak teşhis edilen bu arızanın Davacının ifade ettiği arıza ile aynı arıza olduğu kanaatine varılmıştır.

Davacının beyan ettiği üzere; aracın sürücü iradesi dışı seyir halindeyken bu tip bir arıza anında hız kestiği Servis Şefi tarafından teknik gerekçeleri ile teyit edilmiştir ve bu durumun araç teknolojisinin bir gereği olduğu teknik gerekçeleri ile açıklanmıştır.

“ Soğutma Sistemi Arızası , Tahrik Gücü Azaltıldı , Servise Başvurun” ikazları arasında “Tahrik Gücü Azaltıldı” uyarısından yola çıkarak, arıza ikazının ortaya çıktığı anda araç yönetim sistemi tarafından motor gücünün azaltılması ve müşterinin iradesi dışında aracın hız kesmesinin seyir güvenliğini doğrudan tehdit eden bir durum olacağı ve hayati risk içerecek sonuçlar doğurabileceği kanaatine varılmıştır.

Seyir güvenliğini doğrudan etkilemesine dair durumun daha net kavranması için örnek ile açıklamak gerekirse ; davaya söz konusu araç ile bölünmemiş gidiş-gelişli bir yolda seyir halindeyken ve öndeki aracı sollama anında bu arızanın meydana geldiğini ve sollama anında aracın sürücü iradesi dışında hız kestiğini düşündüğümüzde, karşı yönden muhtemel gelmekte olan başka bir araçla burun buruna gelinmesi sonucu oluşacak hayati riskin takdirini Sayın Mahkemenin dikkatine sunuyorum.

Davaya Söz konusu araçta ortaya çıkan bu tip arızaların aracın satın alınması aşamasında müşterinin fark edemeyeceği tipte arızalar olduğu için ve ancak aracın kullanmaya başlanması ile ortaya çıkabilecek arızalar olduğu için hayati risk içeren “Gizli Ayıp” olarak ele alınması gerektiği sonucuna ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dava konusu araca ilişkin mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetince sunulan 17/07/2023 tarihli bilirkişi kök raporunun;

"TAŞIT ÜZERİNDE YAPILAN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME:"başlığı altında;

"...... tescil numaralı, ...... marka, S 400 d 4matic ...... tip, 2020 model taşıt 12/07/2023 tarihinde laboratuvara tekrar getirildiğinde akünün arızalı olması nedeni ile gerilim değerini istenilen seviyeye ulaşmadığı ve mevcudu koruyamadığı ortaya çıkmıştır.

Dosyada mevcut taşıta ait arıza kayıtları ile 05/07/2023 günü 42.292km'de ve 12/07/2023 tarihinde 42.477km'de alınan diyagnostik verileri birlikte incelendiğinde: müracaat öncesinde arıza nedeni ile sağ kapı aydınlatma sistemine müdahalede bulunulmuş olduğu, sol ön, sağ ön ve sağ arka koltuk hatalarının kalıcı olarak mevcut olduğu, kamera hatası nedeni ile kayıtların mevcut olduğu, bunların yanında veriler ayrıntılı şekilde incelendiğinde bir kısım kontrol sistem hatalarının da bulunduğu fakat bunların genel olarak düşük gerilim değerlerinde oluşup sonrasında ortadan kalktığının kayıtlara yansıdığı görülmektedir. Dolayısı ile geçici nitelikli bu tip hataların gerilim değerinden kaynaklandığı, taşıt elemanlarında problem bulunmadığı ortaya çıkmaktadır.

Laboratuvarda inceleme sırasında koltuk konumlandırma sisteminin bazı fonksiyonlarının çalışmadığı, sağ arka koltuk ısıtma ve havalandırma sisteminin devreye girdiği fakat havalandırma devam etmesine rağmen ısıtmanın kısa süre sonra kendiliğinden devreden çıktığı tespit edilmiştir.

Taşıtın test sürüşü sırasında seyir destek sistemi devreye alınarak yol kat edildiğinde bir süre sistemin düzgün şekilde çalıştığı, şerit çizgilerini ve öndeki taşıt ile mesafeyi kontrol ederek otomatik frenlemeye devreye soktuğu fakat sonrasında kesinti yaşandığı, sistemin kamera hatası ile devreden çıktığı, fasılalı olarak durumun tekrarlanığı davacı taraf taşıt sürücüsü ve davalı taraf teknik destek sorumlusu huzurunda belirlenmiştir.

Fiziki inceleme sırasında tespit edilen hususlar ile taşıt diyagnostik kayıtlarına yansıyan kalıcı hataların uyumlu olduğu, birbirlerini teyit ettikleri görülmektedir.

Dosya muhteviyatında taşıtın belirlenen arızalara neden olacak yapıda hasara uğradığına dair belge/bilgi/bulgu bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Taraflar huzurunda taşıt üzerinde yapılan ve Tutanak ile kayda geçirilen (Ek-1) tespitler, dosyada mevcut evraka istinaden gerilim kaynaklı olmayan ve yukarıda izah edilen giderilmemiş kalıcı arızaların kullanıcının ihmal ve hatasından kaynaklanacak nitelikte olmadıkları, genel olarak kapalı yapıda sürücü, sensör ve kontrol ünitelerine etki edecek nitelikte oldukları, dolayısı ile taşıtın mevcut kat ettiği mesafe ve hataların ortaya çıktığı süreler göz önüne alındığında imalattan kaynaklı gizli ayıp vasfına haiz oldukları, taşıtın üst segment olması,

yetkili servis akış diyagramlarına riayet edilmesi gerekmesi ve müdahalenin üst düzey bilgi gerktirmesi nedeni ile garanti kapsamında imalatçı/ithalatçı/dağıtıcı firma sorumluluğunda yetkili servis şartlarında giderilmeleri gerektiği sonucuna varılmıştır.

Arıza kaynakları göz önüne alındığında giderilebilir nitelikte bulundukları ve taşıtın ikinci el piyasada satışı sırasında değer kaybına neden olacak problemler olmadıkları ortaya çıkmaktadır.

Taşıt arızalarının teknik açıdan giderilebilir oldukları fakat değişim kararının hukuki mütalaaya muhtaç bulunması nedeni ile Sayın Mahkemenin uhdesinde bulunduğu değerlendirilmiştir."

"NETİCE VE KANAAT:" başlığı altında:

"Davaya konu taşıtın koltuk, kamera ve ısıtıcı sistemlerin mevcut kalıcı arızaların imalat kaynaklı gizli ayıp vasfının bulunduğu, yetkili servis şartlarında imalatçı/ithalatçı/dağıtıcı firma sorumluluğunda giderilmesi gerektiği,

Arızaların giderilebilir nitelikte oldukları, giderilmeleri halinde taşıtta değer kaybına neden olma potansiyelleri bulunmadığı,..." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dava konusu araca ilişkin mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetince sunulan 11/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun;

"BİLİRKİŞİ HEYETİ CEVAP VE DEĞERLENDİRMELER" başlığı altında;

"....3- Mesafe algılama sisteminin aktif güvenlik sisteminin parçası olduğu ve yol testi yapılarak yapılan inceleme sırasında uygun şekilde çalışmadığı ve hata verdiğinin tespit edilmiş olduğu.

4- Ancak geçen süreçte onarımın layığı ile yapılamamış olduğu fakat aracın değişim veya bedel iadesi kararının hukuki mütalaaya muhtaç bulunması nedeni ile Sayın Mahkemenin uhdesindedir...." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.

Dava konusu araca ilişkin mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetince sunulan 03/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun;

"BİLİRKİŞİ DEĞERLENDİRMESİ:" başlığı altında ;

"...Davaya konu taşıt arızalarının kök raporda belirtildiği üzere giderilebilir nitelikte oldukları fakat geçen süreçte uygun teşhis ve müdahale ile onarımın tam olarak gerçekleştirilememiş olduğunun ortaya çıktığı, hizmet kusuru oluştuğu,

Davaya konu taşıt arızalarının bir kısmının düşük akü gerilimi ile ortaya çıkabilecek nitelikte olduklarının defaten raporlarda izah edilmiş bulunduğu, bu arızların hangileri olduğunun bilirkişilerin 30 yılı aşkın tecrübesine dayanarak ayıklanmış bulunduğu ve rapora konu edilmedikleri fakat bir kısmının yapıları nedeni ile elektrik gerilimi kaynaklı olmalarının beklenemeyeceği, hatta elemanlardan bir kısmının çok düşük akım değerine ihtiyaç duyduğu ve akü geriliminden etkilenmeyeceği, kaldı ki taşıt seyir halindeyken alternatör beslemesinin devrede olduğu ve yeterli gerilim ve akım değerinin sürekli olarak sağlandığı ve taşıt kayıtlarında alternatör ve çevre elemanlarının arızasına dair herhangi bir veri bulunmadığı,

Davaya konu kameranın aktif güvenlik sisteminin ilk elemanı olduğu ve algılayıcı niteliğinde bulunduğu, şerit ve mesafe takibinin kamera vasıtası ile sağlandığı, dolayısı ile aktif güvenlik sistemi arızasının giderilmiş olduğu iddiasında bulunulamayacağı, nitekim muayene sırasında yapılan yol testinde, kök raporda da ifade edildiği üzere sistemin kamera arızası nedeni ile devre dışı kaldığı ikazının taraflarca da görüldüğü,

Sayın Mahkemenin talebi üzerine onarımın yapılamaması durumunda oluşacak değer kaybı hususunda: tamir edilemeyen elemanların maliyetinin, taşıtın segmenti ve müşteri kitlesi de göz önüne alındığında, değer kaybına esas teşkil edeceği, her ne kadar hukuki açıdan belirlenen değer kaybı esasları dışında kalsalar da teknik nitelikleri nedeni ile ikinci el piyasada satılmak istemesi durumunda taşıtın alımından imtina edileceği, pazarlık konusu olacağının gerçek zarar olarak piyasanın bir gerçeği olduğu,

Davaya konu ..... plaka numaralı, ...... marka, S400 D 4 Matic tip, 2020 model, taşıtın rapor tarihinde T.S.B.'nin M.T.V.'ne esas listesindeki değerinin 9.210.578,-TL olduğu, ikinci el piyasadaki muadillerinin 9-12.000.000-TL aralığında bulunduğu, kullanım durumu ve özellikleri dikkate alındığında, pazarlık payı da düşüldüğünde 11.500.000,-TL mertebesinde satışa sunulduğu,

Otomobilin giderilmesi mümkün olmasına rağmen giderilememiş arızalarının mevcudiyetinde satışa sunulması durumunda yukarıda belirtilen şartlara istinaden piyasada 600.000,-TL mertebesinde değer kaybına uğrayacağı,.." şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür.

6102 sayılı TTK'nin 23.maddesi; "Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır...

c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."

TBK madde 223; " Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.

Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. "

Madde 219- "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur."

Alıcının seçimlik haklarının düzenlendiği 227.madde; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.

2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.

3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.

4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.

Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.

Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."

Ayıp nedeniyle satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde; "mutlak metod", "nisbi metod" ve "tazminat metodu" adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da, Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan "nispi metod" olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir. Bu metoda göre; satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeriyle, ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır.

Kanun tarafından korunan sözleşme taraflarından tüketicinin yanında, kurulacak hükmün sözleşmenin diğer tarafı olan satıcı için de orantısız güçlükleri de beraberinde getirmemesi gerekir. Ayıbın öneminin aracın kullanımına ve beklenen faydaya bir etkisinin olmaması, aracın ayıplı ve ayıpsız değeri arasındaki farkın araç bedeli nazara alındığında azlığı yani karşılıklı menfaatler dengesi ile hukukun temel prensibi olan hakkaniyet kuralları değerlendirilerek ayıp nedeni ile bedel indirimi veya tüketicinin diğer seçimlik haklarını kullanıp kullanmayacağının tesbit edilmesi zorunludur.

Davacı vekili 26/12/2024 tarihli dilekçesiyle dava dilekçelerindeki Misli değişim talebi ile aracın sıfır bedelin ödenmesine ilişkin olan ilk 2 taleplerinden feragat ederek değer kaybının tazminine ilişkin olan 3. talepleri hakkında karar verilmesini, buna ilişkin taleplerini 10.000TL'den 600.000TL'ye arttırmış olduğunu bildirmiş olduğu görülmüştür.

Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller, mahkememizce aldırılan kök ve ek raporlar ile tüm dosya kapsamına binaen;

Somut olayda. Davacının tarafından ...... Tic. ..... AŞ- ........ firmasından, ......

Marka, 2020 Model M1 Sınıf S400 D 4 Matic model, ...... plakalı aracın, 4.232.992,89 TL'ye satın alındığı, mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından araç üzerinde yapılan incelemeler neticesinde mahkememizce aldırılan 17/07/2023 tarihli bilirkişi kök raporuyla, davaya konu taşıtın koltuk, kamera ve ısıtıcı sistemlerin mevcut kalıcı arızaların imalat kaynaklı gizli ayıp vasfının bulunduğu,

yetkili servis şartlarında imalatçı/ithalatçı/dağıtıcı firma sorumluluğunda giderilmesi gerektiği, rapora itirazların incelenmesi nedeniyle aldırılan ek raporlar da bu görüşün devam ettiği, davaya konu taşıt arızalarının kök raporda belirtildiği üzere giderilebilir nitelikte oldukları fakat mahkememizce aldırılan 03/09/2024 tarihli bilirkişi raporuyla yapılan incelemeye kadar geçen süreçte uygun teşhis ve müdahale ile onarımın tam olarak gerçekleştirilememiş olduğunun ortaya çıktığı, hizmet kusuru oluştuğu,

taşıt arızalarının bir kısmının düşük akü gerilimi ile ortaya çıkabilecek nitelikte olduklarının defaten raporlarda izah edilmiş bulunduğu, bu arızların hangileri olduğunun bilirkişilerin 30 yılı aşkın tecrübesine dayanarak ayıklanmış bulunduğu ve rapora konu edilmedikleri fakat bir kısmının yapıları nedeni ile elektrik gerilimi kaynaklı olmalarının beklenemeyeceği, hatta elemanlardan bir kısmının çok düşük akım değerine ihtiyaç duyduğu ve akü geriliminden etkilenmeyeceği,

kaldı ki taşıt seyir halindeyken alternatör beslemesinin devrede olduğu ve yeterli gerilim ve akım değerinin sürekli olarak sağlandığı ve taşıt kayıtlarında alternatör ve çevre elemanlarının arızasına dair herhangi bir veri bulunmadığı, kameranın aktif güvenlik sisteminin ilk elemanı olduğu ve algılayıcı niteliğinde bulunduğu, şerit ve mesafe takibinin kamera vasıtası ile sağlandığı,

dolayısı ile aktif güvenlik sistemi arızasının giderilmiş olduğu iddiasında bulunulamayacağı, nitekim muayene sırasında yapılan yol testinde, kök raporda da ifade edildiği üzere sistemin kamera arızası nedeni ile devre dışı kaldığı ikazının taraflarca da görüldüğü,

tamir edilemeyen elemanların maliyetinin, taşıtın segmenti ve müşteri kitlesi de göz önüne alındığında, değer kaybına esas teşkil edeceği, gizli ayıp vasfında olan ve yetkili servis şartlarında imalatçı/ithalatçı/dağıtıcı firma sorumluluğunda giderilmesi gerektiği halde giderilmeyen arızaların mevcudiyetinde dava konusu aracın satışa sunulması durumunda piyasada 600.000,-TL mertebesinde değer kaybına uğrayacağının mahkememizce aldırılan 03/09/2024 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olduğu,

dava konusu aracın karar tarihinde misli ile değişimi ve aracın sıfır bedelin ödenmesi taleplerinin aracın istenilen değerinin davalıların mağduriyetine yol açacağı ve davacıya kur bedeli üzerinden haksız kazanç sağlayacağı, davalı ...... Ticaret ...... Şirketi ,.... Otomotiv ...... Şubesi'nin yetkili satıcı, diğer davalı .....

Otomotiv Ticaret Ve Hizmetler Anonim Şirketi'nin üretici firma olması nedeniyle maddi tazminattan müşterek ve müteselsil olarak sorumlu oldukları, anlaşıldığından reddine karar vermek gerekmiş, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,

Misli değişim talebi ile aracın sıfır bedelin ödenmesi taleplerinin reddi ile,

600.000,00TL maddi tazminatın davalılar ...... Ticaret ...... Anonim Şirketi - ...... Otomotiv - ..... Şubesi ( vkn: ..... ) ile ...... Otomotiv Ticaret Ve Hizmetler Anonim Şirketi ( vkn: ..... ) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 40.986,00 TL harcın peşin alınan 72.289,78 TL harçtan mahsubu ile fazla 31.303,78 TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istem halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 6.545,75 TL posta masrafı, bilirkişi ücreti vb. masraflar ile toplam harç gideri 72.370,48 TL olmak üzere toplam 78.916,23 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili tahsili ile davacıya ödenmesine,

4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,

6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 94.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili tahsili ile davacıya ödenmesine,

7-Davalılar lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,

8-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

8-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,

9-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müşteren ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,

Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere Davacı vekili, Davalı ...... Ticaret ,..... Anonim Şirketi - ..... Otomotiv vekili ve Davalı ..... Otomotiv Ticaret Ve Hizmetler Anonim Şirketi vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2025

Başkan ...... · e-imzalıdır · Üye ...... · e-imzalıdır · Üye ..... · e-imzalıdır · Katip ....... · e-imzalıdır

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/581, K. 2025/122, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Savunma
  6. Deliller
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/581
Karar No
2025/122
Tarih
6 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/586 K.2025/71
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/587 K.2025/138
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/589 K.2025/167
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/589 K.2025/83
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/590 K.2025/87
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/591 K.2025/142

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.