KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2025
- Esas no
- 2023/646 Esas
- Karar no
- 2025/87
- Büyükçekmece İcra Dairesi
- ...
- Dava
- İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/07/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/02/2025
Karar Metni
1.506 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasındaki ticari iş ilişkisi neticesinde 09/02/2022 tarih, .... nolu fatura 767,00-TL bedelli, 05.02.2022 tarih ve ... nolu fatura 4.576,00-TL bedelli, 01.04.2022 tarih ve ... nolu fatura 11.800,00 TL bedelli faturalara konu toplam 17.143,00-T L borcun davalı tarafça davacıya ödenmediğini, iş bu alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalı tarafın takibe itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını, icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davacı şirket tarafından Gebze-Adana arası taşıma işi gerçekleştirdiğini ve bu taşımaya yönelik olarak davacı tarafından takibe konu, 05/02/2022 tarih ve .... nolu 4.576,00-TL tutarlı nakliye bedeli faturası ve 09/02/2022 tarihli ve ... nolu 767,00-TL tutarlı bekleme bedeli faturası olmak üzere 5.343,00-TL tutarlı fatura düzenlendiğini, davalı tarafından tarafların komisyona yönelik olan anlaşmalarına uygun olarak 14/02/2022 tarih, .... nolu 59-TL (50-TL+KDV) tutarlı komisyon bedeli faturası düzenlendiğini, davacı şirket tarafından yük anladşmasında belirlenen,
taşımanın gerçekleştiğini ispata yarar davalı şirkete teslim edilmesi akabinde davacı şirketin alacağı 5.343,00-TL'den davalı şirketin alacağı 59,00-TL mahsup edilerek toplamda 5.284,00-TL 02/06/2022 tarihinde davacı şirkete ödendiğini, davacı şirket tarafından ... plakalı araç ile Afyon Gaziantep aracı taşıma işi gerçekleştirildiğini ve bu taşımaya yönelik davacı tarafından 01/04/2022 tarih .... nolu 11.800,00-TL tutarlı nakliye bedeli faturası düzenlendiğini, davacı şirket tarafından yük anlaşmasında belirlenen,
taşımanın gerçekleştiğini ispata yarar tüm evrakların davalı şirket edilmesi akabinde 11.800,00-TL 23/09/2022 tarihinde davacı şirkete ödendiğini, davacının davalıdan hiç bir alacağı bulunmadığını, davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER
Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, Seyhan Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, Gelir İdaresi Başkanlığı yazı cevabı, Adana Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı, Esenyurt Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Faturadan kaynaklı başlatılan Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin subut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
Büyükçekmece İcra Dairesi 'nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 17.143,00-TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi tarafından mahkememize ibraz olunan raporda özetle,
Davacı vekilince 05/07/2024 tarihli beyan dilekçesi ile ödemeye ilişkin itirazlarının bulunmadığını, ancak ödemelerin takipten sonra yapıldığını, defter incelemesinin davaya etkisi olmayacağından bahisle ticari defterlerini sunmadığını, davaya konu davalı şirket tarafından inceleme ibraz olunan 2022, 2023 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmaklaa,
Davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 17.143,00-TL borcu olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Genel Olarak. Faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir, öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu yazılı belgeler ile ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200.
Maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir. Fatura tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamaz. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
(Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E:2001/1, K:2003/1, T:27.06.2003.
Ticaret Kanunu’nda ve Vergi Usul Kanunu’nda fatura ile ilgili başkaca düzenlemeler de bulunmaktadır.
Nitekim, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 232. maddesinde; fatura düzenlenmesinin hangi hallerde ve kimler için mecburi olduğu hususunda düzenleme yapılmıştır.
Diğer taraftan, 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında; "Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imal etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir." Denilmekte; ikinci fıkrasında da; "Bir faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
Bu yasal düzenlemelerden çıkan sonuç; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur.
Ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma halinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir ve elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin TTK’nun 21/2. maddesi anlamında sonuç doğurması da beklenemez.
Kısacası; TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca gönderilen faturaya sekiz gün içinde itiraz olunmaması halinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması için, faturayı düzenleyen kişinin aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ticari işletmesi icabı mal satmış, imal etmiş yada iş görmüş bir tacir olması gerekir.
TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrası hükmü ile, fatura özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olarak kabul edilip; süresinde itiraz edilmemekle mündericatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine, bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.
Eş söyleyişle, faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.
Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin varlığı şarttır.
TTK’nun 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir.( Bkz 27.06.2003 gün ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/15-472 E.,2011/608 K sayılı kararı)
Davacı, fatura alacağı olduğundan bahisle iddiada bulunmuş olup, faturaya konu malın teslim edildiği/hizmetin verildiğine ilişkin ispat yükü davacı üzerindedir.
BA formundaki fatura kayıtları ile ilgili araştırma ve inceleme yaptırılmış olup bu kayıtların bir bütün olarak davacı lehine ve davalı aleyhine sonuç doğurduğu kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 19. HD. 2011/8941 E. - 2012/969 K sayılı kararından hareket edilmiştir. )
Esasen VUK nun 381 seri nolu genel tebliği ve Ba formu içeriği ile vergi uygulaması gözetildiğinde aksini düşünmek mümkün değildir. Yine genel ispat kuralları çerçevesinde hiç bir kimsenin kendi aleyhine delil oluşturmayacağı düşünüldüğünde davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağlar.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, icra dosyası, fatura dökümleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına binaen; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunun her iki tarafın kabulünde olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtların incelenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması istenilmiş olup her ne kadar davacı ticari defter ve kayıtlarını incelemeye ibraz etmemiş ise de davalının defterlerinde, davacının tanzim ettiği ve takibe konu faturaların kayıtlı olduğu ve iş bu fatura tutarı kadar davalının takip tarihinden sonra ödeme yaptığı anlaşılmakla,
davalının hukuki ilişki ve davacının fatura alacağını kabul ettiği tespit edilmiş olup yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim .... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/646, K. 2025/87, 28 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama