KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2024
- Esas no
- 2023/904 Esas
- Karar no
- 2024/627
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/09/2023
- Karar yazım tarihi
- 06/06/2024
Karar Metni
956 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle. Davacı müvekkili ile davalılar ... ve .....
Plastik Sanayi ve Ticaret ... arasında mevcut ticari ilişkiye istinaden davalı tarafça müvekkili şirketten satın alınan mallara ilişkin kur farkı bedeli olan 221.498,48 TL bedel için müvekkili şirket tarafından 27/03/2023 tarihli ...... numaralı e-arşiv fatura tanzim edilmiş ve davalı tarafa e-posta aracılığıyla ödenmesi talebi ile gönderilmişse de davalı tarafça fatura bedeli hiçbir surette ödenmediğinden, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... sayılı icra dosyası üzerinden 27/03/2023 tarihli ..... numaralı ödenmemiş faturanın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı,
takipten haberdar olan davalıların borca itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı yandan aldığı malların bedelini davacı tarafa ödediğini, nitekim bu durumun davacı yanın beyanları ile de açık olduğunu, davacı yanın da dilekçesinde ikrar ettiği üzere davacı tarafından müvekkilinden kur farkı istendiğini, tarafların ticari kayıtları celp edildiğinde taraflar arasındaki ticaretin döviz üzerinden değil Türk lirası üzerinden yapıldığını, müvekkili ile davacı arasında ticari faaliyetlerin yürütülürken kur farkı alınabileceğine dair herhangi bir anlaşma ve sözleşmede bulunmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Bilirkişi 14/05/2024 havale tarihli raporunda.
Davacının Davalı ile olan cari hesap çalışması kapsamında davalı adına 10.06.2020 tarihinden itibaren faturalar düzenlediği, düzenlenen faturaların Türk Lirası olarak düzenlendiği bununla beraber faturaların genel açıklama bölümünde USD cinsinden tutarı ve kur belirtildi Davacının ticari defterlerinde Davalı ile olan cari hesabını hem TL hem USD insinden takip ettiği, davacının bu faturalara 10.06.2020 tarihinden dava konusu kur faturasının düzenleme tarihi 27.03.2023 tarihine kadar kur farkı faturası düzenleme Mahkememizin Takdiri, Davacının Davalı ile olan Cari hesabına kur farkı düzenlemesinin uygunluğu hususunda oluşursa,
Davacının Davalı adına düzenlediği Tüm faturalar, Davalının yaptığı TL ödemeler ve TL ödemelerin USD karşılığı ve Davalının yaptığı ödemelere kur değerlemesi 27.03.2023 tarihi itibariyle 221.973,26 TL olarak hesaplanmış olup, Davacının Davalı adına düzenlediği dava konusu Kur Farkı Faturasının i27.03.2023 tarih ..... nolu, 221.498,68 TL olduğu, taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda dosya kapsamında Davalının 221.498,68 TL Talep edebileceğini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı icra dosyasına yapmış olduğu itirazında müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 221.498,48 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Kur farkı alacağının istenebilmesi için, taraflar arasında yazılı bir sözleşmeye veya bu yönde oluşmuş bir teammül bulunması yada akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olması gerekmektedir.( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 'nin 2008/6163 Esas - 2008/7544 Karar ,2016/17240 E-2018/1950 K. sayılı ilamı) .
Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark, kur farkı alacağıdır. Kur farkı alacağı fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak olduğundan ancak TL olarak istenebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından, kur farkı alacağına istinaden, davalı aleyhinde dayanak yapılan takipte, kur farkı alacağını TL olarak talep ettiği, bu hususta bir usulsüzlük bulunmadığı görülmekle tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 10/06/2020 tarihinde başladığı, ilk kez kur farkı faturasının 27/03/2023 tarihinde davacı tarafından tanzim edildiği,
bu doğrultuda tarafların ticari ilişkisinde yazılı bir anlaşma ile kur farkı istenebileceğinin kararlaştırılmadığı yine , tarafların ödemelerin TL olarak yapıldığı ve kabul edildiği konusunda itirazının bulunmadığı ve ticari ilişkinin başından beri kur farkı faturası düzenlenmediği ve talep edilmediği göz önüne alındığında anılan hususların ve yine kur farkı talep hakkının taraflar arasında teamül haline geldiği hususunun ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, işbu faturanın davacı tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafa faturanın 27/03/2023 tarihinde ulaştırıldığı ve ancak faturanın davalının defter ve kayıtlarında bulunmadığı,
yine davalının söz konusu faturaya yasal süresinde 30/03/2023 tarihinde itiraz ettiği ve faturayı iade ettiği görülmekle davacının iddiasının ispata muhtaç kaldığı anlaşılmış olup mahkememizce yemin delili hatırlatılmakla davacı vekilinin yemin deliline dayanmayacaklarına dair beyanı doğrultusunda ispatlanmayan davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ...... . Hakim ..... ¸
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/904, K. 2024/627, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama