KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Esas no
- 2024/140 Esas
- Karar no
- 2024/663
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 10/08/2018
- Karar yazım tarihi
- 11/07/2024
Karar Metni
1.324 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizin ...... Esas, ..... Karar 16/06/2021 tarihli kararının istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi ..... Esas, ....... Karar 29/12/2023 tarihli ilamı ile mahkememiz kararının kaldırıldığı, dosyanın yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/06/2017 tarihinde davalıların maliki, sürücüsü ve ZMSS oldukları ..... plakalı aracın yaya durumunda olan müvekkili ...... 'a çarptığını ve ....... 'ün araç altında kalarak sürüklendiğini, yaralandığını, tedavi giderleri yapıldığını, aylarca yataktan kalkamadığını belirterek ..... için 5.000,00 TL maddi, 3.000,00 TL iktisadi geleceğin tehlikeye düşmesi sebebiyle tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminat, ...... 'ın annesi ...... için 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat ile babası ...... için 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 100.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davacı tarafça sunulan talep açıklama dilekçesinde, ..... için talep edilen 5.000,00 TL maddi tazminatın 3.000,00 TL'sinin kalıcı iş göremezlik, 2.000,00 TL'sinin geçici iş göremezliğe ilişkin olduğu, ...... ve ..... için ayrı ayrı talep edilen 1.000,00'er TL maddi tazminatın 750,00'şer TL'sinin tedavi bakım, 250,00'şer TL'sinin yol giderine ilişkin olduğu bildirilmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçedeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, ATK'ndan kusur raporu alınması gerektiğini, ticari faiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ...... vekili tarafından süresinden sonra sunulan cevap dilekçesi başlıklı beyan dilekçesinde özetle; asli kusurlu oranın davacı çocuk olduğunu, kendi kusuru ile yaralanan çocuk ile Anne ve Babanın istemiş olduğu tazminatın fahiş olduğunu, davacı ...... 'ın halen çocuk olup bir işte çalışmadığını, gelir kaybı olmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi ..... Esas, ......
Karar 29/12/2023 tarihli ilamı ile "Somut olayda çocuk için anne babanın yaptığı tedavi gideri istenmiş olduğundan Mahkemece davacı küçüğün tüm hastane tedavi belgeleri istenerek SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri tespiti için kaza ile ilgili olarak iyileşme sürecinde kaç kere pansuman için gitmiş olabileceği, pansuman için harcama bedeli ve pansuman için kullanılan ulaşım bedelinin miktarının bir doktor bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılmadan eksik inceleme ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesinde, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. ". Yine 56/2.maddesinde ise "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).
Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile %3 kalıcı maluliyeti, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları ile manevi tazminatın belirlenmesinde hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/1. maddesi kapsamında, davacı ...... lehine verilen manevi tazminat miktarının bir miktar az olmuştur.
Yaralanmanın ağır bedensel zarar mahiyetinde olmasına göre TBK'nın 56/2. maddesi kapsamında ve diğer davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmemesi de doğru olmadığını" bildirmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli için teknik inceleme yapılması gerektiğinden dosyanın SUT (hekim) bilirkişi vasıtasıyla tedavi giderlerine ilişkin rapor istenmesine dair 27/03/2024 tarihli celsede ara karar kurulmuş ve bilirkişi ücretinin davacı tarafça yatırılması için ihtarlı kesin süre verilmiştir. İhtarlı kesin süre içerisinde davacı vekilinin bilirkişi ücretine ilişkin delil avansını yatırmadığı görülmüştür.
12/06/2024 tarihli duruşmada davacı vekili "beyan dilekçemizi aynen tekrar ederiz, tedavi giderleri yönünden bilirkişi talebimiz yoktur, bu talebimizden vazgeçiyoruz, manevi tazminatı talebi yönünden talebimiz devam etmektedir, talebimiz doğrultusunda karar verilsin" beyanında bulunmuştur.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, istinaf ilamı içeriğine göre.
05/06/2017 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacının yüzde üç oranında maluliyetinin oluştuğu istinaf kaldırma kararı öncesinde alınan aktüerya bilirkişi raporunda davacı için efor kaynından kaynaklı 36.838,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, geçişi iş göremezlik ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan tazminat taleplerinin reddine karar verildiği buna yönelik istinaf isteminin reddedildiği, istinaf kaldırma kararı doğrultusunda tedavi giderlerine ilişkin mahkememizce usulüne uygun ara karar oluşturulduğu,
davacı tarafından delil avansının yatırılmadığı ve tedavi giderlerine ilişkin talepten vazgeçildiği, böylelikle tedavi ve yol giderine yönelik hesaplamanın yapılamadığı, yine istinaf kaldırma kararında da belirtildiği üzere kazanın oluş şekli, yaralamanın derecesi ve kusur durumuyla hakkaniyet ilkesi gözetilerek, ağır bedensel zarar sebebiyle anne ve babanın da TBK 56/2 maddesi kapsamında manevi tazminata hak kazanacağı değerlendirilmekle kalıcı iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/140, K. 2024/663, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama