KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
- Esas no
- 2024/423 Esas
- Karar no
- 2024/502
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/05/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/05/2024
Karar Metni
792 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalıyken 29.01.2021 tarihli kaza sebebiyle bedeninin zarara uğradığını, müvekkilinin geçirdiği kaza neticesinde tıbbi yönlendirmelerle birden fazla ve farklı olarak tedavi süreci geçirdiğini, kaza sonrası alınan genel adli muayene formunda ağız ve diş sağlığı tedavisi bakımından "diş dizilimi bozulmuş...Ağız içi muayenesinde damakta kanama nedeniyle net ölçülemeyen longitudinal laserasyon izlendi...Maksilla ön çekmece testi(+)...Dudaktaki kesinin içinde diş kırıkları mümkün olduğunca temizlendi." şeklinde olduğunu,
müvekkilinin işbu doğrultuda ağız ve diş tedavisine başladığını, müvekkilinin, diş hekiminin belirlediği tedavi sıralamasıyla ilk olarak ortodonti tedavisine başlandığını, tedavi masrafları hususunda davalı Sigorta Şirketi ile görüşme sağlandığında, fatura talep ederek gönderilmesi halinde ödeme yapılacağı bildirildiğini, hekim tarafından düzenlenen 26.06.2022 tarihinde "......" numaralı 12.800 TL tutarında fatura düzenlendiğini, müvekkili faturanın gönderimini davalı şirkete yaptıktan sonra,
ilgili tutarın müvekkilinin hesabına yatırıldığını, müvekkilinin ortodonti tedavi tamamlandıktan sonra "ortodontik tedavi sonrası oluşan diş boşluklarına implant yapmak endikedir." şeklinde hekim raporu verildiğini, müvekkilinin kaza sonrası yapılması zorunlu olan ağız ve diş sağlığı tedavisinin devamı olan ortodonti tedavisinin sürecini davalı sigorta şirketiyle paylaştığında kendisine yine bu işlemin faturalandırılarak şirkete gönderimi halinde ödeme yapacaklarını bildirdiklerini,
bu sebeple hekim tarafından sigorta şirketine zorunlu tedavi bilgilendirmesi yapılan dilekçe paylaşılarak 09.05.2023 tarih ve "......." numaralı 47.440TL tutarında fatura düzenlendiğini, düzenlenen fatura şirkete gönderilmiş ancak şirket tarafından ödeme bakımından ret cevabı verildiğini, gerekçe olarak da müvekkilinin davalı şirkette aktif bir poliçesi olmamasının gösterildiğini, beyanla davanın kabulüne, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak üzere 100 TL alacağın müvekkilinin zararının güncel değeri ile birlikte hesaplanarak,
kaza tarihi itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki özel sağlık sigortası kapsamında sigortacı tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının tahsili talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK'nın 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesi.
"Bu Kanun her türlü tüketici işleri ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde düzenlenmiş, 3. maddesinde tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, tüketici işlemi ise; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır.
Aynı yasanın 73/1 bendinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, 73/4 bendinde tüketici mahkemelerinde görülecek davalarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısmında yer alan basit yargılama usulüne göre yürütüleceği belirtilmiş, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 Sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engelleyemeyeceğine işaret edilmiştir.
(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. H.D. 05/11/2020 tarih, 2021/349 Esas, 2024/348 Karar sayılı ilamından)
Somut davada uyuşmazlık konusunun sağlık sigortası olduğu, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine dayanılarak talepte bulunulduğu, davacının tacir olup olmadığına ilişkin dosya içinde bilgi belge olmamakla birlikte işin ticari iş olmadığı, talebe dayanak gösterilen ağız ve diş sağlığı tedavisinin sağlık sigorta poliçesi kapsamında tüketici işlemi olduğu anlaşılmakla TKHK 83/2. maddesi uyarınca davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ...... ¸e-imzalıdır Hakim ..... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/423, K. 2024/502, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama