KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/439 Esas
- Karar no
- 2024/1076
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 13/05/2024
- Kararın yazıldığı tarih
- 11/11/2024
Karar Metni
738 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalının davacıya ait kullandığı tır ile kaza yapması sebebiyle, Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açılan davada davalının %100 kusurlu bulunması neticesinde davacı şirketin davayı kaybettiğini, davacının Konya .... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasına toplam 204.170,45-TL ödemesi sebebiyle rücuen tazminat talepli Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalının itirazının iptalini, takibin devamını ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davalının meydana gelen kazada kusurlu olmadığını, kusurun dava dışı şirket aracında olduğunu, bahsi geçen Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında davalının taraf olmadığını, bu dosyanın davalı tarafından bağlayıcı olmadığını belirterek, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, Davacı tarafça ödenen bedelin davalıdan rücusu talepli başlattığı Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyaya davalının itirazının iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı isteminden ibaret olduğu görüldü.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında. Davalının davacıya ait kullandığı tır ile kaza yapması sebebiyle, Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açılan davada davalının %100 kusurlu bulunması neticesinde davacı şirketin davayı kaybettiğini, davacının Konya ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına toplam 204.170,45-TL ödemesi sebebiyle rücuen tazminat amaçlı başlattığı Bakırköy ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalının itirazının iptalini talep etmiş ise de, davalının, kaza tarihinde davacı şirketin çalışanı olduğu dosyaya sunulu belgeler ve dava dilekçesi anlatımı ile sabit görüldüğünde taraflar arasında işveren-işçi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde İş Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır (Emsal. Ankara BAM 35. HD' nin 2022/2152 esas, 2024/504 karar sayılı ilamı).
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK.nın 114/1-c maddesi gereğince görev hususunun dava şartı olması, HMK.nın 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece gözetilmesi gerektiğinden, mahkememizce, İş Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek mahkememizin görevsizliğine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/439, K. 2024/1076, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama