KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2024
- Esas no
- 2024/478 Esas
- Karar no
- 2024/572
- Dava
- Ticari Şirket (Fesih İstemli
- Dava tarihi
- 22/05/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 23/05/2024
Karar Metni
800 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
davacı vekili özetle; davacı ile davalılar arasında akdedilen, adi ortaklık sözleşmesi neticesinde kurulan "... Merkezi" adi ortaklığının, haklı sebeple feshine ve tasfiyesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 57.000,00 TL'lik ortaklık sermayesi ile tasfiye payı ile 2016-2024 yılları arasında ait kar payı vesair alacaklarının şimdilik 100,00 TL'sinin denkleştirici adalet ilkesi gereği günümüz koşullarına uyarlanmış olarak hüküm altına alınmak suretiyle davacıya ödenmesine, mahkemece denkleştirici adalete ilişkin talepleri uygun görülmez ise tüm alacaklarına ayrı ayrı işletilecek avans faizinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Adi ortaklık sözleşmesinin feshi ve adi ortaklığın tasfiyesi, ortaklık tasfiyesi, tasfiye payı, 2016-2024 yılları arasındaki kar payı alacaklarının denkleştirici adalet ilkesi gereği günümüze uyarlanması, denkleştirici adalet ilkesi uygun görülmez ise tüm alacakların ayrı ayrı işletilecek avans faizinin davalılardan tahsili talebinden ibarettir.
Bilindiği üzere mahkemenin görevi HMK 114. maddesi gereğince dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden ve yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gereken bir husustur.
Yargılama tarihi itibari ile HMK. 114. maddesi çerçevesinde aranan dava şartlarından birisi ise mahkemenin görevli olmasıdır. HMK. 115/1 maddesi uyarınca dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında mahkeme kendiliğinden araştırır. Bu dava şartı noksanlığını mahkeme tespit eder ise HMK .115/2 maddesine göre usulden ret kararı verir. Nitekim dava dilekçesinin içeriğinden, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği açıkça anlaşılan hallerde bu kararın verilmesine engel hal bulunmadığı Yargıtay'ın ilgili dairesinin onama kararları ile de açıkça belirlidir.
Adi ortaklığın tanımı, TBK'nun 620 (BK'nun 520) maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir " şeklinde yapılmıştır.
Adi ortaklık, bir ticari işletmeyi işletmek şeklinde olabileceği gibi esnaf işletmesi veya hiç bir işletme olmaksızın bir kaç kişinin muhtemel kazancı paylaşmak amacıyla emeklerini ve mallarını bir araya getirme şeklinde de olabilir.
6102 sayılı TTK. 4.maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. Aynı Kanunun 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.
6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü olmayıp görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamada ve kanun yolu aşamasında incelemesi aşamasında Yargıtayca re'sen incelenir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; uyuşmazlık, tarafların ticari işletmelerine ilişkin olmayıp, ortak oldukları iddia edilen işletmeye ilişkindir.
Dava Adi ortaklık sözleşmesinin feshi ve Adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin olup, "Adi ortaklık sözleşmesi; iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmeler olup, (TBK 620/1 md.) bu sözleşme türü Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir.
Hal böyle olunca, adi ortaklık sözleşmesinin konusunun ticari iş olması adi ortakların birbirlerine karşı açtıkları davanın ticari dava olduğunun kabulü için yeterli değildir. (İstanbul BAM 37.Hukuk Dairesi 2019/276-2019/1504 esas karar.
İstanbul BAM 3.Hukuk Dairesi 2019/220 esas -2019/191 karar - 2019/519 esas 2021/486 karar) Taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi mevcut olup adi ortaklık TTK'da düzenlenmediğinden, Adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin davalara bakma görevi genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2020/687 esas, 2021/201 karar- aynı dairenin 2021/59 esas, 2021/192 karar, İstanbul BAM. 3. Hukuk Dairesi 2020/377 esas, 2020/435 karar ilamı. )
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/478, K. 2024/572, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama