KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/801 Esas
- Karar no
- 2024/1145
- Dava
- Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Dava tarihi
- 02/09/2024
- Karar yazım tarihi
- 25/11/2024
Karar Metni
1.395 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde davalının müvekkilinden bir kısım mal ve hizmet aldığını ancak müvekkiline gerekli ödemeleri yapmadığını, müvekkiline iş bu ticarete karşılık 11 adet çek verdiğini iddia eden davalının, yapılan ticarete karşılık müvekkili firmada çalışan /işçi konumunda olan ve kıymetli evrak teslim almaya yetkisi bulunmayan ..... isimli kişiye kıymetli evrakları teslim ettiğini, teslim edilen iş bu çeklerden müvekkili şirketin uzunca bir süre haberi olmadığını,
çekleri almaya yetkisi olmayan ........ söz konusu çekleri şirket kaşesi ile cirolayarak şirket yetkilisinin imzasını taklit etmek suretiyle 3. kişilere devrettiğini, müvekkili şirket aleyhine pek çok icra takibi başlatıldığını, her ne kadar söz konusu senetler müvekkili şirket tarafından bir kısım şirketlere cirolanmış gibi görünse de müvekkili bu firmalarla hiç bir mal alışverişi veya ticari ilişki içerisinde olmadığını, şirket çalışanı ........ davalıdan teslim aldığı kıymetli evrakları sahte bir şekilde cirolayarak kendine ve ......
Plastik San. Tic. Ltd.
Şirketi ismindeki kardeşinin şirketine menfaat temin ettiğini, müvekkili firmanın maddi ve manevi olarak büyük bir zarar gördüğünü, 11 adet çeklerin tahsil edilememesi nedeniyle müvekkilinın çalışamaz hale geldiğini, müvekkilinin ödeme yasağı içeren ihtiyadi tedbir kararı alarak hem kendini hem de diğer hak sahiplerini korumayı amaçlamış ise de istediği neticeyi elde edemediğini ve tasfiye sürecine girdiğini, şirket çalışanı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca .....
Soruşturma numaralı dosyasında iddianame düzenlenerek yargılamaya başlandığını, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığının ortada olduğunu beyanla şimdilik 450.000,00 TL maddi tazminat, 100.000,00 TL kar kaybı zararı, 100.000,00 TL munzam zararın, 100.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 750.000,00 TL'nin çeklerin kıymetli evrak teslim almaya yetkili olmayan kişiye teslim edildiği andan itibaren işleyecek ticari avans faizi ile bilikte taraflarına ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı ile bir dönem ticari ilişkisi olduğunu, ticari ilişki sebebiyle de davacının yaptığı işlere karşılık çek verildi bordroları ile birlikte müvekkilin keşidecisi olduğu 11 adet çeki davacıya teslim ettiğini, çek verildi bordrolarında ve çek listesinde ticari ilişki boyunca ........'un teslim aldığı halde tedavül gören ticari işlerde davacı tarafça kullanılan ve yetkisiz kişiye teslim edildiğine dair hiç itiraz görmeyen çeklerin de mevcut olduğunu,
davacı tarafından çek verildi bordrolarıyla çekler teslim alınarak ticari işlerinde kullanılmasına rağmen bahse konu çeklerin zayi olduğu iddiası ile kötü niyetli ve haksız olarak Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ......
Esas Dosyası ile çek iptali davası ikame ettiğini, söz konusu çeklere ödeme yasağı kararı verildiğini, vade tarihleri geldiğinde çekler bir bir ortaya çıkmaya başladığını, bankaya ibraz edilen çeklerin müvekkili firmaca bankada karşılığı bulundurulmasına rağmen, davacı tarafça konulması talep edilen ödeme yasağından dolayı banka tarafından ibraz edene ödeme yapılmadığını, bankaya ibraz eden 3. Kişi yetkili hamiller ödeme yasağı kaşesi vurulu çekler ile işlem başlattığını, icra tehdidi ile karşı karşıya kalan müvekkili firmanın hiçbir kusuru olmadığı halde icra dosyalarına çek bedellerinden çok daha fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını,
davacının iddialarının aksine müvekkili firmadan kaynaklı hiçbir maddi- manevi- munzam zararı-kar kaybı bulunmadığını, davacının kendi içindeki menfaat çatışmasının muhatabının müvekkili olmadığını, kaldı ki asıl mağdur olan müvekkili firma olduğunu, müvekkilin mağduriyet yaşadığı süreç akabinde ikame ettikleri maddi ve manevi tazminat davasının lehe sonuçlandığını, basiretli tacir ilkesine aykırı davranan davacı olduğunu, müvekkile atfı kabil hiçbir kusur bulunmadığını, müvekkilin hiçbir sorumluluğu olmadığını beyanla anılan nedenlerle davanın reddini,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalının basiretsiz davranışı ile çekleri kıymetli evrak teslim almaya yetkili olmayan şirket çalışanına teslim etmesi nedeniyle davacının uğradığını iddia ettiği maddi, manevi, munzam zarar ile kazanç kaybının tazminine ilişkindir. Bakırköy ...... Ağır Ceza Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı ........ hakkında resmi belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından kamu davası açıldığı, iddianamenin temelini, teslim alınan çeklerin imza yetkisi olmamasına rağmen şirket kaşesiyle imzalanarak şirketin zarara uğramasına dayandığı, davalı şirket yetkilileri hakkında herhangi bir soruşturma veya ceza davasının olmadığı görülmüştür.
Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; mahkememizin işbu dosyası davalısı ..... Atölye'nin davacı olduğu, mahkememizin işbu dosyası davacısı .....
Mimarlık'ın davalı olduğu, davanın haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminata ilişkin olduğu, yapılan işin karşılığı olarak davalıya teslim edilen çeklerin bankada karşılığı olmasına rağmen davalının açmış olduğu zayi sebebine dayalı çek iptali davaları nedeniyle çekler hakkında ödeme yasağı verildiği bu nedenle davacı şirketin icra tehdidi altında çek bedelinden fazla miktarda ödeme yaptığı gerekçesiyle davacı ..... atölye lehine 39.784,22 TL maddi tazminat ve 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.
Davalı ..... Mimarlık'ın savunmasında; çeklerin şirkete teslim edilmediği, SGK'lı çalışan ve kıymetli evrak teslim almaya yetkisi olmayan ........'a teslim edildiği, şirketin çeklerden haberdar olmadığı, .....Atölye'nin kusurlu olarak çekleri yetkisi olmayan şirket çalışanına teslim edilmesi nedeniyle ..... Mimarlık'ın ciddi zarara uğradığı belirtilmiş ve aynı hususlar istinaf sebebi yapılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin 26/09/2024 tarih, ...... Esas ve ...... Karar sayılı ilamında. "Davalı tarafça, çekleri teslim alan şirket çalışanı ........'un kıymetli evrak teslim almaya yetkili olmadığı, çekleri sahte imza ile 3. kişilere verdiği ileri sürülerek şikayetçi olunmuş ve akabinde bu kişi hakkında sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmıştır.
Ancak taraf şirketler arasında akdedilen tüm sözleşmelerde ........ davalı şirket adına imza yetkilisi olarak geçmekte olup, sözleşmelerde bu kişinin e-posta adresi yazılıdır.
Yine şirket yetkilisi tarafından bu kişiye şirket adına işlem yapmak üzere 06.04.2018 tarihli vekaletname verilmiş olup, vekaletnamede " şirket adına iş sözleşmesi imzalamaya teklif vermeye teklif almaya bu hususlarda yapılması gereken her türlü iş ve işlemleri yapmaya takip etmeye ve imzası ile neticelendirme" yetkisi verilmiştir.
Davacı işyerlerinde yapılan tadilat işleriyle ilgili olarak davacı şirket ile yapılan e-posta yazışmaları bu kişi tarafından yürütülmüş, sunulan hak ediş bedeli tahsiline ilişkin belgede de davalı şirket adına bu kişinin imzası bulunmaktadır. Bu durumda ........'un davalı şirket adına vekil sıfatıyla hareket ettiği, ayrıca yetkisiz temsilci sıfatıyla yaptığı işlemlere davalı şirket tarafından onay verildiğinin kabulü gerekir.
Yine davacı şirketin davalının bu çalışanı ile iş birliği içerisinde davalı şirket zararına hareket ettiği hususunda herhangi bir delil yoktur.
Davalının ;çek hamilleri tarafından başlatılan icra takiplerine imza itirazında bulunmaması gözönüne alındığında açılan ceza davasının da lehine delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.Davacının maddi zararı ile davalının kusuru arasında uygun illiyet bağının varlığının kabulü ile davacının maddi zararından davalının sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yoktur", ve ... "davalının aldığı haksız ödeme yasakları nedeniyle uygulanan haciz işlemleri nedeniyle, davacının ticari itibarının zedelendiği ,
çek keşidecisi sıfatıyla çeklerini ve borcunu ödeyemeyen tacir durumuna düşmesine ,davacının manevi zarara uğramasına davalının kusurlu eyleminin yol açtığının kabulü gerekir," gerekçeleri ile istinaf başvurusunun kesin olmak üzere esastan reddine karar verilmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; davacı iddialarının Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyasında savunmaya yolu ile ileri sürüldüğü yine aynı sebeplerle kararın istinaf edildiği, istinaf mahkemesi tarafından çek teslimi yapılan ........'un taraf arasındaki tüm sözleşmelerde ..... Mimarlık şirketinin imza yetkilisi olarak geçtiği, e-posta adresi olarak bu kişinin adresinin yazılı olduğu,.....
Mimarlık tarafından düzenlenen vekaletnamede "şirket adına iş sözleşmesi imzalamaya teklif vermeye teklif almaya bu hususlarda yapılması gereken her türlü iş ve işlemleri yapmaya takip etmeye ve imzası ile neticelendirme" yetkisinin ........'a verildiğinin tespit edildiği, mahkememizin de bu tespitlerle bağlı olduğu, davacının yeni vakıa veya delil ileri sürmediği, gerçekten de davacı şirket ile dava dışı çalışanı arasındaki durumun iç ilişkide değerlendirilebileceği, davalı şirket yetkilileri ile dava dışı ...... arasında .....
Mimarlık'a zarar vermek amacıyla fikir ve eylem birliğinde olunduğuna dair hiçbir delilin bulunmadığı kaldı ki davalı şirketin sözleşmeyi imzaladığı ve işi yaptırdığı kişiye çek teslim etmesinin basiretli davranma yükümlüğüne aykırılık olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ,.... e-imzalıdır Hakim ...... e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/801, K. 2024/1145, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama