KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/924 Esas
- Karar no
- 2024/1150
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 19/11/2024
- Karar yazım tarihi
- 21/11/2024
Karar Metni
873 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, müşterilerine yazılım hizmeti sağlayan bir şirket olduğunu, bu kapsamda yıllık ücretin peşin olarak alındığını, bunun karşılığında da müşterilerine yıl boyunca yazılım hizmeti sağlayan lisanslar sunduğunu, davalı şirketin yıllık bedel karşılığında müvekkili şirketten yazılım hizmeti aldığını, davalı şirketin 2020 yılından beri müvekkili şirketten hizmet aldığını, müvekkili şirket tarafından 3 adet faturanın davalı şirket için düzenlendiğini, ilk faturanın 26.08.2020 tarihli, ikinci faturanın 24.08.2021 tarihli ve son faturanın da 26.08.2022 tarihli olduğunu,
her üç faturanın bedelinin de 4.500 EURO olduğunu, uyuşmazlık konusunun davalı şirketin 26.08.2022 tarihli faturanın bedeli ödenmemesine ilişkin olduğunu, taraflar arasında yazışmalar olduğunu, davalı şirketçe müvekkili şirketin tekliflerinin kabul edildiğini, müvekkili şirketin davalı şirkete gönderilen faturanın ekinde hizmetin bitiminden 90 gün önce taraflardan herhangi birinin sözleşmeyi feshetmemesi halinde daha önce satın alınan süreyle otomatik olarak sözleşmenin uzayacağına ilişkin hükmünün olduğunu, davalı şirketçe de bu konuda herhangi bir itiraz olmadığını ve ödemelerin yapıldığın,
ilk yılın bitiminden sonra müvekkili şirketi tekrardan fatura düzenlediğini ve davalı şirket tarafından da tekrardan ödeme yapıldığını, geçen süreçte müvekkili şirket tarafından yazılım hizmetinin kesintiye uğratılmadığını, bu şekilde davalı şirketin sözleşmenin yenilenmesine itirazı olmadığını, sözleşmenin devamı yönünde irade ortaya koyduğunu, müvekkili şirkete davalı tarafça herhangi bir bildirim yapılmaması sebebiyle 26.08.2022 tarihli üçüncü bir fatura düzenlendiğini, bu süreçte müvekkili şirket tarafından davalının kullandığı lisanların iptal edilmediğini, hizmetin kesintisiz bir şekilde devam ettiğini,
davalı şirket tarafından hizmet kullanılmaya devam edildiğini, davalı şirketin en son olarak 01.11.2022 tarihinde sisteme giriş yaptığını, müvekkilinin sağladığı hizmetin 397 cihaz tarafından kullanıldığını, davalı şirket tarafından sözleşmenin feshedilmediğini, müvekkilinin sağladığı hizmetin de kullanılmaya devam ettiğini, müvekkili şirket için tartışmasız bir şekilde dava konusu alacağın muaccel hale geldiğini, beyanla davanın kabulü ile itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından gönderilen takibe konu 4.500,00 EURO tutarlı fatura bedelinin davalı tarafından tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibarettir. Dava konusu yapılan Bakırköy ...... İcra Dairesi’nin ..... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından başlatılan icra takibi sebebiyle düzenlenen takip talebi ve ödeme emrinde 4.500,00 EUR alacak talebinde bulunulmakla birlikte, yabancı para ile talep edilen alacakların Türk parası karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır.
İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin 15.02.2023 tarih, ..... Esas, ..... Karar sayılı ilamında; " TBK’nın “Ülke parası ile” başlıklı 99. maddesinde “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının bu alacağını aynen, vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği kabul edilmiştir.
Ancak, İİK’nın 58/3. maddesi uyarınca, alacaklı tarafından yapılan icra takibinde alacağın yabancı para olması hâlinde, alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve Türk Lirası karşılığı yada harca esas Türk Lirası karşılığı takip talebinde gösterilmesi gerekmektedir.
(Yargıtay 3. HD. 11/11/2021 tarih 2021/761 Esas 2021/11255 Karar, Yargıtay 12. HD. 30/10/2015 tarih 2015/19396 Esas 2015/29887 Karar, Yargıtay 19. HD. 06/10/2011 tarih 2011/1648 Esas 2011/12074 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) Bu husus HGK’nun 12/05/1999 tarih ..... E, .....
K. sayılı kararında, "İİK’nun 58. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, aynı zorunluluk İİK’nun 41. maddesi delaletiyle ilamlı takiplerde çıkartılacak olan icra emri için de geçerlidir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır" şeklinde ifade edilmiştir.
Somut olayda, takip talebi ve ödeme emrinde, yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve TL karşılığı gösterilmediği gibi yabancı para alacağının harca esas Türk Lirası karşılığı da yazılmamıştır.
Anılan yasa hükümlerinin emredici nitelikte olduğu, takip talebinde emredici yasa hükümlerine uyulmadığı, bu itibarla takibin usulüne uygun olmadığı gerekçeleriyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Tüm dosya kapsamından; takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği ve harca esas Türk Lirası karşılığının da yazılmadığı, anılan eksikliğin yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gereken özel dava şartı olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim.... ¸e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/924, K. 2024/1150, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama