KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Esas no
- 2025/1060 Esas
- Karar no
- 2025/1028
- Dava
- Hakemin Reddi (Eser Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 24/11/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 26/11/2025
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
davacı vekili özetle. Davacı ile dava dışı gerçek kişiler .... arasında, İstanbul Tahkim Merkezi (Kısaca "ISTAC") nezdinde ..... dosya numarasıyla görülmekte olan başhakem Prof Dr ....., Prof Dr ..... ve Prof Dr .....' dan oluşan hakem heyeti tarafından yürütülen tahkim yargılaması kapsamında, hakemlik vasıf ve görevlerini ifa ederken tarafsızlık ve bağımsızlıklarından şüphe edilmesini haklı gösteren karar ve tutumlarıyla tarafsızlıklarını yitirmiş olmaları sebebiyle, ....
Divan Kurulu’nun 17.11.2025 tarihli ret kararı ekinde davacı tarafa ilk kez tebliğ edilen Hakem Prof.
Dr. .....’ın 15.10.2025 tarihli ve 06.11.2025 tarihinde ..... sekreteryasına ielektronik posta yoluyla iletiği dilekçeleri ile ortaya çıkan yeni vakıalar ve deliller doğrultusunda; tarafsızlıklarını ve bağımsızlıklarını yitirdiklerini, ihsas-ı reyde bulunduklarını ve tahkim yargılamasının temel ilkelerini (kolektif çalışma, müzakere, hukuki dinlenilme) ağır şekilde ihlal ettikleri sabit hale gelen Başhakem Prof. Dr. ..... ve Hakem Prof.
Dr. .....’ün HMK m. 417/2 hükmü gereğince HMK 417. maddesi kapsamında hakemlikten reddine dair karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İş bu dava, hakemlerin reddi isteminden ibarettir.
Görev hususu dava şartlarından olup, mahkemece resen davanın her aşamasında incelenmesi gereken dava şartıdır. TTK nun 4. maddesinde ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumu düzenlenmiştir. TTK nun 4. maddesine göre. Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Yine tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın.
TTK ndan, TMK nun 962–969. maddelerinden, TBK nun 202, 203, 444, 447, 487–501, 515–519, 532–545, 547–554, 555–560 ve 561–580. maddelerinden, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuattan, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerden ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
TTK nun 5. maddesinde de ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. TTK nun 5. maddesine göre; Asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Yine özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere asliye ticaret mahkemesinde bakmakla görevlidir.
Bir davaya asliye ticaret mahkemesinin bakmakla görevli olabilmesi için görülecek dava veya işin; 1-Ya her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davası olması, 2-Ya da TTK nda düzenlenen bir konudan doğan hukuk davası olması, 3-Veyahut TTK 4/1. maddenin (b), (c), (d), (e), (f) bentlerinde sayılan konulardan doğan hukuk davası olması, 4-Yahut da diğer özel kanunlardan doğan hukuk davası olması gerekmektedir.
TTK 19/1 maddesi "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.
Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birini ilgilendirmesi, birine dahil olması gerekmektedir. Yine TTK gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari dava, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlendiğinden TTK 19/2 maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.
Somut olayda; Eldeki dava, mutlak ticari dava olmadığı gibi, davalı taraflar tacir de değildir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaydaki davanın Türk Ticaret Kanunun'da düzenlenmiş bir dava ve iş olmadığı gibi davalıların, tacir olmadığı, dolayısıyla her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren bir dava da olmadığı ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girmediği anlaşılmıştır. Davaya bakma görevinin HMK 1 ve HMK 2 maddeleri uyarınca genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu, mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ..... · e-imzalıdır · Üye ..... · e-imzalıdır · Üye ..... · e-imzalıdır · Katip ..... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1060, K. 2025/1028, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama