KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/365 Esas
- Karar no
- 2025/517
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/11/2020
- Kararın yazıldığı tarih
- 02/06/2025
Karar Metni
863 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin Çatalca'daki adresinde pet şişe ve damacana su üretimi ile iştigal ettiğini, davalının müvekkilinden su alarak bayi gibi çalıştığını, davalıya verilen mallarla ilgili fatura ve sevk irsaliyesi kesilmek suretiyle icra takibine konu edilen faturalarda belirtilen miktar kadar alacağının olduğunu, bedelinin ödenmediğini, bu ticari ilişkinin zaman zaman davalı üzerinden yürüdüğünü, zaman zaman eşi .... ve babası ..... üzerinden devam ettiğini, düzenlenen bu faturalara davalının herhangi bir itirazı olmadığını,
müvekkili olan şirket ile davalı arasında ticari ilişkinin aylarca sürdüğünü ve buna ilişkin faturalar kesilerek davalıya mallar teslim edildiğini ve faturaların müvekkili tarafından deftere işlendiğini, davalının bu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz etmediğinden kesinleştiğini, bilirkişiler tarafından yapılacak defter kayıt incelemesinde müvekkilinin davalıya bayisi olarak su ürünleri sattığını ve bu hususların usulüne uygun şekilde tanzim edildiğini ve kesinleşmiş faturalarla tevsik edildiğinin görüleceğini, davalıya bu durumun defalarca belirtilmesine rağmen davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, Bakırköy ....
İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyası ile tahtında davalı borçlu aleyhinde icra takibine geçilmek zorunda kalındığını, ancak davalı tarafın müvekkili bu haklı alacağının tahsilini geciktirmek gayesiyle hareket ederek takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğini ve bu sebeple takibin durmasına neden olduğunu, başvurulan arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşmama ile neticelendiğini, bu nedenlerle borçlu tarafın itirazının iptali ile takibin devamı ve davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetini talep etmek üzere iş bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, bu nedenlerle yapılan itirazın iptaline,
takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davanın, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.
Mahkememizin .... esas, ... karar sayılı kararı ile davanın reddine kararı verildiği, davacı vekilince dosyanın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ..... karar sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018)
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; davacının alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ...
İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile başlattığı takibe, davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davası ikame edilmiş ise de, İstinaf ilamı doğrultusunda, davalının tacir olup olmadığı hususunda mahkememizce yazılan müzekkerelere verilen cevaplar incelendiğinde, davalının dava ve takip tarihinde tacir olmadığı görülmüş olup, tacir sıfatına haiz olmayan davalı ile davacının arasındaki uyuşmazlığın, yukarıda detayı verilen ticari dava tanımları kapsamında nitelendirilemeyeceği, TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği,
uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmakla, Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asiye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal. Konya BAM 6.HD 2023/1180 esas, 2024725 karar sayılı ilamı)
Katip ... · ¸e-imzalıdır · Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/365, K. 2025/517, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama