KÜNYE
T.C. İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/365 Esas
- Karar no
- 2025/338
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 28/05/2025
Karar Metni
1.151 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan 28/05/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle. Davacı ...'in, ...Ltd.
Şti.'nin yetkilisi ve hissedarı olduğunu, şirketin borçsuz olarak tasfiye edildiğini ve kapandığını, Ticaret Sicil No (İstanbul ...), Vergi Dairesi ve No (... - ...) olan ...Limited Şirketi'nin 20.10.2014 tarihli Genel Kurul kararı ile tasfiye kararı alındığını, tasfiye işlerini yürütmek üzere Davacı ...'in tasfiye memuru olarak atandığını, Davacının emeklilik için SGK'ya yaptığı başvuru neticesinde firmada çalıştığı süre için işveren tarafından yatırılan primlerin emeklilik işlemlerinde değerlendirilmediğini öğrendiğini,
SGK'nın ekte sunulan genelgesi ve ilgili mevzuat gereğince işveren paylarının aktarımı için işverenin yazılı muvafakati ve imza sirküleri gerektiğini, ancak davacının hissedarı ve yöneticisi olduğu şirket tasfiye edildiğinden beyan ve imza sirkülerini sunmak mümkün olamadığını, tasfiye sonucunda terkin olunan ...Limited Şirketi'nin TTK 547. madde gereğince ihyası ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, gerekli işlemleri yapmak ve Tasfiye Memuru olarak Davacı ...'in atanmasına karar verilmesini, İşveren payının ...
TC kimlik nolu ... adına aktarıldıktan sonra şirketin ticaret sicilinin tekrar kapatılmasına karar verilmesini ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça davalı aleyhine açılan tasfiyenin sona ermesi nedeniyle sicilden terkin olunan şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Davacı tasfiye memuru kendisinin şirkette çalıştığı dönemdeki işveren tarafından yatırılan primlerin kendi emekliliğinde değerlendirilmek üzere işveren paylarının aktarımı hususunda şirket adına muvafakat vermek ve imza sirküleri sunmak için dava konusu Tasfiye Halinde ...Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... yasal hasım olduğundan ve dava dilekçesi içeriği ile davanın açılmasına davalı ... Müdürlüğünün sebebiyet vermemiş olması yanı sıra davanın davacı tasfiye memurunun ihyasını istediği şirketin tasfiyesi sırasında işveren primleri aktarılmadan tasfiyenin kapatılmasından dolayı davanın açılmasında kusur ve sorumluluğun davacı tasfiye memuruna ait olması nedeniyle usul ekonomisi gereği davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildiğinden davalı taraf davaya cevap verememiştir.
... kayıtlarının incelenmesinde; ihyası istenilen şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasına kayıtlı ve Tasfiye Halinde ...Ltd. Şti. unvanlı şirket olduğu ve ticaret merkezinin .../İstanbul olduğu, şirketin 07/12/2015 tarihinde tasfiyesi sona erdiğinden sicilden terkin edildiği ve şirketin tasfiye memurunun davacı ... olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu davacının yetkilisi ve tasfiye memuru olduğu tasfiyenin sona ermesi üzerine sicilden terkin olunan ilgili şirketin işveren tarafından yatırılan primlerin kendi emekliliğinde değerlendirilmek üzere işveren paylarının aktarımı hususunda şirket adına muvafakat vermek ve imza sirküleri sunmak için şirketin ihyasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Tasfiyenin kapatılabilmesi için, tüm tasfiye işlemlerinin tamamlanmış olması, tüm borçların ödenmiş olması, şirket aleyhindeki tüm dava ve takiplerin sonuçlanmış olması gereklidir. Bu zorunluluğa uyulmadan tasfiyenin kapatılması halinde ihya talebi haklıdır. İhya kararı ile birlikte, ihyası istenen şirket tüzel kişilik kazanacaktır.
Bir şirket veya kooperatifin ihyası davasında davacı taraf, şirket ortaklarından herhangi biri, şirket veya kooperatifin en son yetkilileri, o şirkette veya kooperatifte daha önce çalışmış bulunan herhangi bir işçi, şirket veya kooperatiften alacağı bulunan herhangi bir gerçek veya tüzel kişi alacaklı, özetle hukuki menfaati bulunan herhangi bir kişi olabilir. İhya davalarında davalı taraf ise şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir.
Davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine tasfiyesi unutulan şirketin vergi dairesinden olan vergi iadesi alacağının alınması hususunda ek tasfiyesini sağlamak üzere şirketin ihyasının talep edilmesinde hukuki yarar bulunmaktadır.
TTK'nın 547. maddesine göre " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." düzenlemesi ile şirketin yeniden tesciline ilişkin usul belirlenmiştir.
Somut olayda, davacı tarafından, ihyası istenilen şirketin aynı zamanda çalışanı olan davacı adına işveren şirket tarafından yatırılan primlerin davacının emekliliğinde değerlendirilmek üzere işveren paylarının aktarımı hususunda şirket adına muvafakat vermek ve imza sirkülerinin SGK'ya sunulması gerektiği,
şirketin tasfiye sonrası terkin olması nedeniyle söz konusu hususta işveren adına başvuru yapılamadığı bu nedenle ihyası istenilen şirketin yetkilisi ve çalışanı olan davacının işveren tarafından yatırılan primlerinin aktarılması hususunda başvuruda bulunulması ve imza sirkülerinin sunulması hususu TTK'nın 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemi niteliğinde olup, tasfiye işleminin tam olarak tamamlanabilmesi için şirketin yatırdığı primlerin aktarılması gerekirken tasfiye memurunca bu husus yerine getirilmeden tasfiyenin kapatıldığı açık olup,
davacı tasfiye memurunca işveren primleri aktarılmadan şirketin tasfiyesinin gerçekleştirildiği anlaşılmakla söz konusu ek tasfiyenin sağlanması için şirketin ihyasının gerektiği ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan Tasfiye Halinde ...Ltd.
Şti. ünvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının ihyası istenilen şirketin çalışanı olan davacının işveren tarafından yatırılan primlerinin aktarılması hususunda SGK'ya başvuruda bulunulması ve imza sirkülerinin sunulması hususunda tasfiyesi ile sınırlı olmak üzere iptali, TTK 547. maddesi gereğince aynı ünvanla ticaret siciline tescili sureti ile ihyasına ve ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere TTK 547/2 maddesi gereğince şirketin son tasfiye memuru olan ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına,
davacı tasfiye memurunca şirketin primlerinini aktarılmadan şirketin tasfiyesini gerçekleştirmesi nedeniyle davacı tasfiye memuru kusurlu olup davanın açılmasına kendisi sebebiyet verdiğinden dolayı yargılama giderlerinin davacı tasfiye memuru üzerinde bırakılmasına ve davacının şirketin son tasfiye memuru olması nedeni ile tasfiye memuru için takdiren ücret tayinine yer olmadığına ve davalı ... yasal hasım olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davalı aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti tayinine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan ... · e-imza* · Üye ... · e-imza* · Üye ... · e-imza* · Katip ... · e-imza*
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/365, K. 2025/338, 30 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama