KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2026
- Esas no
- 2025/893 Esas
- Karar no
- 2026/392
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/10/2025
- Karar yazım tarihi
- 12/05/2026
Karar Metni
913 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin faturadan doğan bakiye alacağı için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .../..... Esas sayılı sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu öncelikle davalı takip borçlusu her ne kadar icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olsa da usulüne uygun şekilde yetkili icra dairesini bildirmediğinden icra dairesinin yetkisine yönelik yapılan yetki itirazının geçersiz olduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin mernis adresi Tuzla olduğunu ve iddia edildiği üzere akit-hizmet söz konusu olsa idi akdin yapıldığı yer de Tuzla'da olacağından huzurdaki yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri- Daireleri olduğunun kuşkusuz olduğunu, davacı firma Büyükçekmece de müvekkili .... da ama takip .... adliyesinde açılması doğru olmayıp bunun iptali de Bakırköy'de olamayacağını, yetki nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını,
icra takibine dayanak teşkil eden fatura konusu mal veya hizmet alımına dair ne bir sözleşme ilişkisi kurulduğunu ne de fiili bir ifa gerçekleştiğini, tek başına düzenlenmiş bir faturanın, ticari ilişkinin veya alacağın varlığına kesin delil teşkil etmesi mümkün olmadığını, davacının mal teslimi veya hizmet ifası gibi hukuki bir işlemi kanıtlamak zorunda olduğunu, davacının ticari defterleri usulüne uygun tutmuş olsa dahi, eğer bu defter kayıtlarının dayanağı olan mal/hizmetin fiilen teslim edildiğini gösteren belgeyi ibraz edemezse defterleri lehine kesin delil teşkil etmeyeceğini beyanla davanın reddini,
davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine giriştiği İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ..../.... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ../..... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 52.162,00 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 8.916,49 TL yasal faizi ile birlikte toplam 61.078,49 TL'nin tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine ilişkin yetkili icra dairesi gösterilerek usulüne uygun yetki itirazında bulunulmadığından bu itiraz dikkate alınmamıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83. ilâ 85. ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Genel Muhasebe bilirkişisi tarafından alınan 07/04/2026 havale tarihli bilirkişi raporunda; davalı tarafın incelemeye iştirak etmediğini, ticari defter, kayıt ve belge ibraz etmediğini, davacı tarafından sunulan elektronik defter kayıtları ve cari hesaba göre davalı şirketten 4 adet faturadan kalan 67.162,00-TL alacağının bulunduğunun hesap ve tespit edildiğini, icra takibinde ayrıca 8.916,49 TL faiz talep edilmişse de, taraflar arasında vade ve vade farkı hususunda yapılmış yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, keza takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğünü gösteren ihtarname ve benzeri yazılı belge ibraz edilmediğini, bu nedenle takip öncesi dönem için temerrüt tarihi tespit edilmediğinden talep edilebilecek faiz tutarı hususunda belirleme yapılamadığını bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında ticari ilişkiden dolayı açık hesabın bulunduğu, tacir olan davalının ihtarlı kesin süreye rağmen ticari defterleri ibrazdan kaçındığı, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 67.162,00 TL alacaklı olduğunun denetime elverişli bilirkişi raporuyla tespit edildiği,
davacı tarafından düzenlenen e-faturalara davalı tarafın itiraz edilmediği anlaşılmakla takipten önce davalının usulüne uygun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin delil bulunmadığından davacının talebi ile bağlı kalınarak 52.162,00 TL asıl alacak yönünden davanın kabulü ile faturaya dayalı alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ..... · e-imzalıdır Hakim ...... · e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/893, K. 2026/392, 6 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama