İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/215 K.2025/267

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/215Karar2025/267Tarih20 Mart 2025Okuma11 dk · 2.270 kelime

KÜNYE

T.C. Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
20 Mart 2025
Esas no
2024/215 Esas
Karar no
2025/267 Karar
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Dava tarihi
13/09/2024
Kararın yazıldığı tarih
17/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.270 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP

Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki gereği davalının müvekkiline vadesi gelmiş, .... numaralı 31.01.2024 tarihli 40.624,60 TL bedelli, ..... numaralı 13.03.2024 tarihli 163.937,71 TL bedelli faturalara ilişkin bakiye 204.562,31 TL borcu bulunduğunu, müvekkilinin işbu süresinde ödenmeyen alacağına ilişkin olarak taraflarınca Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ....

E. sayılı dosyada icra takibi yoluna başvurulduğunda davalının icra takibine itiraz ettiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, itirazların iptali ile takibin asıl alacak bakımından devamına ve davalı/borçlunun 204.562,31 TL takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte müvekkiline ödemeye mahküm edilmesine, itirazında haksız ve kötü niyetli olan borçlu aleyhine İ.İ.K. uyarınca dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,

dava sonuçlanıncaya kadar alacaklarını temin altına almak amacıyla davalı adına kayıtlı mallar üzerinde borca yeter miktarda teminatsız olarak, mahkemeniz aksi kanaatte ise teminat karşılığı ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleriyle ücreti vekâletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalının usulüne uygun tebligata rağmen süresinde davaya cevap vermediği görüldü.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.

Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.

Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... Numaralı dosyasında; 03.09.2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.

Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 204.536,31-TL asıl alacak yönünden icra takibi başlatıldığı, 06.08.2024 tarihinde ödeme emri düzenlendiği, takip dayanağı olarak iki adet fatura alacağı olarak gösterildiği, davalı tarafından 19/08/2024 tarihinde itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın asıl alacak bakımından bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı, davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği görülmüştür.

Davacı; ticari ilişki kapsamında fatura nedeni ile alacaklı olduğu ileri sürmüş; davalının süresinde davaya cevap vermemesi nedeniyle HMK'nın 128. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen tüm vakıaları inkar ettiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davacı tarafından düzenlenen fatura nedeni ile alacağını olup olmadığı, faturaya konu hizmetin ifa edilip edilmediği noktalarındadır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 14/01/2025 tarihinde inceleme günü verilmiş olup tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış, davalı ticari defter ve belgelerini sunmamıştır.

Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle.

Rapor içerisinde detaylı olarak açıklandığı üzere; davacının 2024 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, davacının 06.08.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 204.562,31 TL alacaklı olduğu ve alacak tutarının 128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabına devredildiği,

davalı vekili 14.01.2025 günü saat 14:00'da duruşma salonunda yapılan incelemede hazır olmadığından ve herhangi bir ticari defter sunmadığından ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı tarafın 2024/01 Form Bs içeriğinde davalı adına düzenlenmiş KDV hariç 33.853,83 TL tutarında 1 adet satış faturasını, 2024/03 Form Bs içeriğinde davalı adına düzenlenmiş KDV hariç 136.614,76 TL tutarında 1 adet satış faturasını bildirdiği,

buna karşılık davalı tarafın 2024/01 Form Ba içeriğinde davacı tarafından düzenlenmiş KDV hariç 33.853,83 TL tutarında 1 adet alış faturasını, 2024/03 Form Ba içeriğinde davacı tarafından düzenlenmiş KDV hariç 136.614,76 TL tutarında 1 adet alış faturasını bildirdiği, netice itibarıyla davacının Bs bildirimleri ile davalının Ba bildirimlerinin birbirleriyle örtüştüğü görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.

Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.

TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir.

Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez.

Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.

HMK'nın 222.maddesine göre; ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

Bu şartlara şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

"...Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip dayanağı faturalardan yalnızca birinin davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği, diğer faturalar 5.000 TL altında olduğundan bildirime tabi olmadığı, davacı tarafından sunulan kargo teslim fişlerinin faturalar ve faturalarda yazılı malzemelerin davalıya teslim edildiğini kanıtlamadığı, davacının kendi defterinde kayıtlı olmasının da alacağın varlığını göstermediği,

davalının ödemeye ilişkin sunduğu dekontların söz konusu faturaya ilişkin olduğuna yönelik kayıt olmadığı, bu konuda davacıya yemin de teklif etmediği, davalı takip öncesi temerrüte düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz de talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın teslim edildiği ispat edilen fatura yönünden kısmen kabulü ile itirazın 6.651,52 TL yönünden iptaline, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,

davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA.." T.C. Yargıtay , 25.10.2018 Tarih, Esas, Karar.

"...Diğer taraftan, her iki taraf tacir olup HMK 222. maddesi gereğince bilirkişi incelemeleri sonucunda tutmakla yükümlü oldukları ticari defter ve kayıtların usul ve yasaya uygun olduğu ve delil vasfını taşıdığı tespit edilmiştir. Gerek davacı, gerekse davalının ticari defter ve kayıtlarında takip konusu fatura ve fatura alacağı yer aldığı gibi davalı şirkete ait BA Formunda fatura konusu alacağın bildirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davacının takibe konu etmiş olduğu faturadan dolayı alacak iddiasını usul ve yasaya uygun olan delillerle ispat ettiğinin kabulü neticesinde verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir..." T.C. Bölge Adliye Mahkemesi , 10.10.2024 Tarih, Esas, Karar.

Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; öncelikle cira dairesine yapılan yetki itirazı incelendiğinde, para alacakları bakımından İİK'nın 50.maddesi yollamasıyla HMK'nın 10 ve TBK'nın 89. maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemesi yetkilidir. Dosyada bulunan fatura ve kayıtlardan davacı şirketin muamele merkezinin Küçükçekmece/İstanbul olduğu, para alacakları yönünden alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin ve icra dairesinin yetkili olması nedeniyle takibin doğru icra dairesinde başlatıldığı, davanın da yetkili mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır.

Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar.

Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir.

Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır.

Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir.

Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır.

Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre Bilirkişi raporunda davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre davacı tarafın 2024/01 Form Bs içeriğinde davalı adına düzenlenmiş KDV hariç 33.853,83 TL tutarında 1 adet satış faturasını, 2024/03 Form Bs içeriğinde davalı adına düzenlenmiş KDV hariç 136.614,76 TL tutarında 1 adet satış faturasını bildirdiği,

buna karşılık davalı tarafın 2024/01 Form Ba içeriğinde davacı tarafından düzenlenmiş KDV hariç 33.853,83 TL tutarında 1 adet alış faturasını, 2024/03 Form Ba içeriğinde davacı tarafından düzenlenmiş KDV hariç 136.614,76 TL tutarında 1 adet alış faturasını bildirdiği, netice itibarıyla davacının Bs bildirimleri ile davalının Ba bildirimlerinin birbirleriyle örtüştüğü tespit edilmiştir.

Takibe konu bu faturaların davalıya tebliğ edildiği, TTK madde 21/2 uyarıca davalının faturalara itirazına rastlanılmadığı da rapor da tespit edilmiştir. Her iki tarafında tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafında ticari defterlerine işlenmesi gereken ticari işten kaynaklanıyor olduğuna şüphe bulunmamaktadır.

7251 Sayılı Kanun’la değişik HMK m. 222/3 hükmü ise HMK m. 222’nin uygulandığı tüm uyuşmazlıklar açısından ticari defterleri ibrazdan kaçınmanın sonucunu açıkça düzenlemektedir.

Buna göre, tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispat mübrez defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları ile tarafların 2024 dönemlerinde VD karşılaştırılması BA-BS lerini eşleştikleri, davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiğinden davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz.

Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir.

Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir.

Davacının ticari defterleri, faturalar ve BA kayıtları ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

İhtiyati tedbir talebi bakımından ise, HMK 389/1 maddesinde açıkça da düzenlediği gibi mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir, davalının malvarlığının uyuşmazlık konusu olmadığı anlaşılmakla şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,

1-Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 204.562,31-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,

2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 40.912,46- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

3-İhtiyati Tedbir Talebinin HMK madde 389 uyarınca REDDİNE,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 13.973,65-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 2.470,61-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 11.503,04-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 2.470,61 TL peşin nispi harç, 60,80 -TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 2.959,01-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 5.340,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)

8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,

9-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 32.729,97 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2025

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim .... · ¸e-imzalıdır

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/215, K. 2025/267, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Talep
  4. Cevap
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/215
Karar No
2025/267
Tarih
20 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/216 K.2025/252
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/216 K.2025/551
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/217 K.2025/229
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/217 K.2025/439
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/217 K.2025/258
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/218 K.2025/202

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.